İlişkilerde, aldatmanın kabul edilemez olduğunu düşünen insanların bile partnerlerini aldatabildiklerine şahit oluyoruz. Aldatılma, ilişkilerin masumiyetini ve huzurunu yok ederek ağır depresyon, şiddetli geçimsizlik, boşanma ve hatta kendine veya karşındakine zarar verme gibi ciddi durumlara yol açabiliyor.

Peki böylesine kötü sonuçlara yol açan ve tarafları mutsuzluğa sürükleyen aldatma psikolojisi ve aldatmanın sebebleri nedir, bir kere aldatan hep aldatır mı?  

Aldatma psikolojisi ve aldatmanın 3 sebebi

1. Kişisel sebepler

Cinsiyet: Yapılan araştırmalar, erkeklerin kadınlara oranla aldatmaya daha yatkın olduklarını saptamış durumda. Testosteron cinsellik hormonuna kadınlara göre daha fazla sahip olan erkekler, cinsellik dürtüsünü daha yoğun hissettikleri için ihanete yönelim gösterebiliyorlar. Hatta erkekler arasında yapılan araştırmalarda, testosteron seviyesi normal seviyeden daha yüksek olan erkeklerde aldatma oranları da artış gösteriyor.

Kişilik özellikleri: Kişilik tipleri kıyaslandığında karakter olarak “normal kişilik tipi” özelliklerinden farklı olarak daha az dürüst, ılımlı, uyumlu ve vicdanlı olan insanlar, aldatmayı normal bir eylem olarak benimseyebiliyor ve hayatlarına daha çok dahil edebiliyorlar.

Kişisel görüşler (dini, politik, toplumsal): Kişisel görüşlerde konu, kişinin görüşlerine bağlılık oranına bağlı. Örneğin; muhafazakar bir birey, dini ve politik görüşlerinde gerçekten muhafazakar bir anlayışı benimsiyorsa ihanete yatkınlık göstermiyor. Ancak, baskı altında kalarak ve kendini zorlayarak bu görüşler çerçevesinde hayatını şekillendiriyorsa içinde tuttuğu duygular açığa çıkarak onu ihanete kolaylıkla yönlendirebiliyor.

2. İlişkisel sebepler

Sağlıksız, baskı altında veya iletişim eksikliği içerisinde olan bir ilişkinin iki tarafı da tatmin etmeyen yönleri, kişileri ihanete yönlendiren sebepler arasında yerini alıyor. İlişki problemi yaşamayan, doğru ifadelerle açık iletişim kurabilen, ilişkide kendini değerli hisseden çiftler aldatma arzularını ve ihtimallerini eleyerek birbirlerine odaklanabiliyorlar.

İlişkide küçümseme, ciddiye almama, dinlememe, birlikte vakit geçirmeme, anlaşamama, sık sık tartışma ve mutsuz cinsellik gibi faktörler ilişkileri içten içe kurutarak çiftleri aldatma eylemine yönlendirmeye önayak oluyor.

Yapılan araştırmaların birinde, partneriyle birlikte olan kadınların cinsel doyuma ulaşma oranlarının aldattıkları kişilerle yaşadıkları deneyimde ulaştıkları orandan daha az olduğu saptanmış. Aldatma konusunda cinsel mutluluğun önemi de yadsınamaz bir etken olarak karşımıza çıkabiliyor.

3. Çevresel sebepler

Bazı durumlarda; karakteristik özellikler aldatmaya müsait olmasa veya ilişki gayet mutlu gitse bile çevresel koşullar nedeniyle ihanet vakaları gözlemlenebiliyor. Öngörülemeyen birtakım durum ve koşullar, kişi için fazla ilgi çekici ve tetikleyici olabiliyor. Birebir geçirilen zamanlar ve yakın temas bazı durumlarda kişinin aklının karışmasına fırsat yaratabiliyor. 

Peki bir kere aldatan hep aldatır mı?

İlişki uzmanı Aimee Hartstein’e göre, aldatma konusu ve sonrasında verilen tepkiler farklı kategorilerde incelenmeli. Örneğin; genel olarak bazı şeyleri çok fazla irdelemeyen ve ilişkiye dair farkındalığı gelişmeyen bir kişi, ihanetin hem kendisine hem de karşısındaki kişiye verdiği hasarları fark etmez. Bu nedenle tekrar aldatma olasılığı yüksektir. Çünkü ilişki bilinci gelişmemiş veya yukarıdaki faktörlere bağlı olarak partnerine karşı dürüst olma yönü zayıf kalmıştır.

Ancak bu elbette ki her hatanın mutlaka tekrar tekrar yineleneceği anlamına gelmemektedir. Ne yaptığının farkında olmayan ama farkındalık geliştirmek isteyen bireylerde aldatma eyleminin sonuçları yoğun etkiler yaratabilir. Bu etkilerin neticesinde kişi pozitif yönde bir gelişim kazanarak daha bağlı, dürüst ve açık bir birey haline gelip ilişkilerinde sadakati temellendirebilir.

İlginizi çekebilir!