YAZAN: BURCU ERBAŞ

Cilt bakımı da beslenme düzenimiz gibi mevsimsel ilerler. Bunun sebebi sağlığın bir bütün halinde; çevresel etmenlerden aynı şekillerde etkilenerek oluşmasıdır. Kışın bittiği, doğanın uyandığı bahar döneminde de her 4 kişiden 1’ini etkileyen bahar alerjileri kendini birçok cilt rahatsızlığının arka perdesinde bulur. Çünkü bahar alerjileri, nem dengesi ve güneşlenme süresi cilt sağlığını direkt olarak etkiler. Hapşırma, göz akması gibi alerji semptomlarının yanı sıra cildinizde kızarıklık, şişlik, hassasiyet yaşıyorsanız veya bakım rutininizi bahara adapte etmenin yollarını araştırıyorsanız, bahar bakım rutini size rehberlik edebilir.


İlkbahar cilt sağlığını nasıl etkiler?

Doğanın canlandığı, güneşlenme süresinin uzadığı, havadaki nemin yükseldiği ilkbahar mevsimi, kışın sert hava koşullarından pek de yumuşak olmayan bir geçişe neden olur. Kapalı, sıcak ortamlarda yaşamaya ve dışarıdaki soğuk, kuru havaya alıştıktan sonra güzel havaların gelmesi, doğal olarak dışarıda geçirilen sürenin uzamasına fakat cildin bu değişime çok hızlı ayak uyduramamasına neden olur. Bu durum cilt sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken üç yeni çevresel faktör yaratır; polen alerjileri, nem dengesi ve artan güneş ışığı maruziyeti.

İlk çevresel değişim bitkilerin etraflarına yaydıkları polenler yüzünden yaşanır. Bedeni solunum veya temas yolu ile etkileyen polenler, bağışıklık sistemi tarafından zararlı bir madde olarak algılanır. Bakteri veya virüse karşı verilen savunma mekanizması cevabının çok benzeri, polen veya diğer alerjenlere karşı da verilmeye başlanır. Bu cevap da histamin hormonunun fazla salgılanmasına, bedensel enflamasyonun yükselmesine yol açar. Hapşırma, öksürme, burun tıkanıklığı, göz akması, nefes darlığı gibi alerji semptomları tetiklenir. Tüm bunlar bedenin zararlı maddeleri, alerjenleri dışarıya atma çabasıdır.

Bahar alerjisi yaşayan bir cildin semptomları

Histamin hormonunun yükselmesi cilt sağlığını da etkiler. Cildi dış faktörlerden korumak ve nem dengesini sağlamakla yükümlü bariyer, içeride verilen savaş sonucu zayıflaşır ve hassaslaşır. Egzema, sedef, uçuk gibi hiç bir zaman iyileşmeyen fakat bağışıklık sistemi tarafından baskılanan cilt problemleri bedenin alerji yaşadığı dönemlerde, aynı bağışıklığın düşük olduğu zamanlar gibi, alevlenir.

  • Egzema, sedef, uçuk gibi cilt problemlerinin su yüzüne çıkması
  • Kuruluk
  • Kızarıklık
  • Artan çevresel hassasiyet
  • İrritasyon
  • Göz çevresinde şişlik ve kızarıklık

Alerjiye meyilli ciltler için bahar bakım rutini

Antihistamin almayı deneyin

Çoğu alerji hapı aslında birer anti-histamindir. Bedendeki aşırı histamin salgısını durdurmak için tasarlanmış bu ilaçlar diğer semptomlar gibi cilt rahatsızlıklarını da yatıştırmaya yardımcıdır. Uzman kontrolünde alınan topikal veya ilaç formunda bir antihistami, acil müdahale gerektiren cilt sorularına en hızlı rahatlamayı sunacaktır.

Cildinizi her gün sabah ve akşam iyice yıkayın

Dış ortamlarda geçirilen sürenin uzaması ciltte biriken çevresel kir ve yağı arttırdığı gibi gözle görülemeyecek kadar küçük polen ve alerjenlerin de birikmesine neden olur. Bu nedenle her gün eve geldikten sonra cildi bir temizleyici ile bolca yıkamak, ihtiyaç dahilinde aynı adımı sabah rutinine de eklemek önerilir. Ek olarak bahar aylarında özellikle alerjik bir bünyeniz varsa evinizde çok cam açmamaya dikkat edebilirsiniz!

Cilt bakım ürünlerinizi daha hafif formülasyonlu ve dokulu olanları ile değiştirin

Sadece alerjiye yatkın ciltleri değil her cilt tipini etkileyen ikinci bahar faktörü ise nem dengesidir. Gideren ısınan hava ile buharlaşma oranları havayı nemlendirir. Bu da cildin dışarıdan çok daha az nem desteğine ihtiyaç duyması anlamına gelir. Yoğun nem sağlamak için tasarlanmış kremler, yağ bazlı formülasyonlar ilkbahar ve yaz dönemi için cilde fazla gelir. Cildin ememediği her fazla ürün de gözeneklerin tıkanmasına, aşırı yağlanmaya, akne ve siyah noktalara sebep olur. Her bakım ürününü kış sonunda daha hafif; jel, köpük, losyon versiyonu ile değiştirmek gerekir.

Bakım rutininizdeki etapları azaltın

Cilt bakım ürünlerini teker teker hafifletmenin yanı sıra bakım rutinini de fazla adımlarından arındırmak gerekir. Kışın sert ve kuru havasına karşı cildi nemli tutmak için yapılan slugging, nem maskeleri, üst üste uygulanan yüz yağları, bahar ve yaz aylarında bir kenara koyulup daha az adımlı; temizle, tedavi et, nemlendir, güneşten koru adımlarından oluşan bir bakım rutini izlenmelidir.

Cildinizi ölü derilerden arındırın

Bahar temizliği cilt yüzeyi üzerinde de yapılmalıdır! Bunun sebebi gözeneklerin aslında yağ ve kir kadar ölü, dökülen, kuruyan derilerden de tıkanmasıdır. Kış boyunca yıpranan, soyulan, çatlayan cildi bahar aylarına hazırlamak için kimyasal peelinglerin uygulama sıklığı arttırılabilir. Özellikle glikolik asit, laktik asit, salisidik asit içeren nazik fakat etkili bir peeling kullanmak, cildin arınırken parlak ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. Yumuşayan havalar da güçlü kimyasalları daha rahat tolere edebilmemizi sağlar. Peelingler haftada 3-4 kere rahatlıkla uygulanabilir.

Cilt bariyerinizi onarın

Değişen çevresel etmenlerden ilk ve direkt olarak etkilenen unsur aslında cilt bariyeridir. Bu nedenle cilt bariyerini güçlendirmek sağlıklı ve güzel görünen bir cildin anahtarıdır. Tam tersi; kızarıklığa, iritasyona ve alerjilere müsait bir cildi hızlıca rahatlatmanın yolu da cilt bariyerini güçlendirici bileşenler içeren, parfüm, paraben ve renklendirici içermeyen, mümkünse doğal formülasyonlara sahip nemlendiricileri kullanmaktan geçer. İçerisinde aloe vera, papatya, seramid, shea yağı, hyalüronik asit, skualen, yulaf özütü bulunduran bakım ürünleri bahar aylarında ihtiyaç duyulan sakinleştirici özellikleri sağlar.

Şişliği dışarıdan destekleyin

Bahar aylarında sıkça rastlanan göz çevresi şişliği histamin hormonu salgısının bir sonucudur. Bedende uyanan antienflamatuar cevabın sona ermesi şişkinliği içeriden azaltırken dışarıdan uygulanacak soğuk kompresi, eller veya yüz şekillendirici aletler; gua sha, jade roller ile lenfatik drenaj sisteminin harekete geçirilmesi, enflamasyonun indirilmesini hızlandıracaktır.

Gözlerinize özel dikkat gösterin

Uçuşan polenler nedeniyle normalden daha hassas olabilen gözler özellikle makyaj silirken yağ veya temizleme balmı değil miceller su gibi hafif ürünler, su bazlı yapılar ile temizlenmelidir. Bunun yanı sıra kronik olarak kızaran ve kuruyan gözler uzman kontrolünde bir damla veya sahte göz yaşı kullanılarak rahatlatılabilir.

Yüksek korumalı güneş kreminizi her gün sürmeyin aksatmayın

Her cildin bahar döneminde etkilendiği üçüncü çevresel değişim güneşte kalma süresinin uzaması ve giderek dikleşen güneş ışınlarıdır. Bu artan maruziyet karşısında cildi her gün en az 50 faktörlü, mineral bir güneş kremi ile korumak çok önemlidir. Her sabah mutlaka, gün içerisinde güneş ışınlarının durumuna bağlı olarak birkaç kere daha, güneş kremi uygulamak cildi enflamasyona, irritasyona ve erken yaşlanmaya karşı korumaya yetecektir.

Güzellik dolabınıza bahar temizliği verin

Maalesef sonbaharda alınan, kış boyu kullanılan veya yarım bırakılan birçok cilt bakım ürünü ve makyaj malzemesinin son kullanma tarihi geldi veya çok yakında gelecek. Bedeninize ve yaşam alanlarınıza verdiğiniz bahar temizliğini güzellik dolabınıza da vermeyi unutmayın!



Burcu Erbaş

1997 yılında Antalya’da doğan Burcu, İstanbul Saint Joseph lisesinde eğitim gördü. 2020 yılında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Erasmus programı ile bir sene boyunca eğitim aldığı Sciences Po Paris’te çevre politikaları, sürdürülebilirlik ve ekoloji üzerine dersler aldı. Öğrendiklerinden çok etkilenen Burcu yaşam tarzını çevreye duyarlı olacak şekilde...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP