Fotoğraf: Time.com

Dünya tarihinde bugüne kadar gözlenen ve ekolojik açıdan normal kabul edilen pek çok dönemsel yangın oldu. Ancak bunlardan en sonuncusu geçen ağustos ayından beri kontrol altına alınamayan ve hala devam etmekte olan Avustralya’daki yangın.

Kuraklık ve küresel ısınma nedeniyle şiddeti ve sıklığı artan dönemsel yangınların kontrol altına alınması da aynı sebeplerden dolayı gittikçe zorlaşıyor. Güney yarımkürede bulunan ve yaz aylarına giren Avusturalya’da doğal olarak yükselen sıcaklığın etkisiyle alevler oldukça büyük bir bölgeye tesir etmiş durumda. Hala etkisini sürdüren ve kontrol altına alınamayan bu yangın, ülke tarihindeki en katastrofik yangın olarak kabul edildi.

Doğal felaketlerin yılı

Avustralya’daki yangın gibi pek çok felaketin baş gösterdiği 2019 senesinde, kuraklık ve sıcaklık rakamlarında da rekor yükseklikler kayıtlara geçti. Tüm bu olayların sonucu olarak 2019’un adı “doğal felaketlerin yılı” olarak tarihe kazındı. 

5 milyon hektardan fazla alanı kül eden bu felaket, ateş fırtınaları ve hortumlar nedeniyle çok geniş alanlara saçılmaya devam etmekte.

Etkisini başta New South Wales olmak üzere 6 farklı eyalette gösteren yangınlar nedeniyle yerleşim yerlerinin tahliyesi devam ediyor. Hava sıcaklığının 50 derecelere ulaştığı Sidney gibi büyük şehirler de yangın tehlikesi altında. 

Yangının faunaya etkisi

20 insanın hayatına ve büyüklü küçüklü onbinlerce yerleşim bölgesinin yerle bir olmasına mal olan bu yangının en yıkıcı etkisi ise doğal yaşamın üzerinde görülmekte. Avustralya’nın yerel florasının ve ekolojisinin değişmesine neden olan bu yangının ve ısınan havanın pek çok hayvan türünün yok olmasına neden olacağı öngörülüyor.

Yaşam alanlarını kaybeden kanguru ve çaylak gibi hayvanların gruplar halinde göç ettiği gözlenirken koala gibi hızlı hareket edemeyen hayvanların ise yangın karşısında telef olduğu görüldü. Uzmanlar, Avustralya’daki yangınların New South Wales bölgesinde böyle devam etmesi halinde, bu bölgede yoğunlukla yaşayan koalaların 2050’ye kadar dünyadan tamamen sileceğini söylemekteler. 

Telef olan hayvanlar için seferberlik başlatan Avustralya’dan hepimizi derinden yaralayan ve bizlere küresel ısınmaya karşı bir şeyler yapma zamanının çoktan gelmiş ve geçiyor olduğunu hatırlatan fotoğraflar ise gelmeye devam ediyor. Avustralya’da yaşayan pek çok hayvan türü bu yangınlar karşısında insanların yardımına muhtaç.

Yangının küresel ısınmaya etkisi

500 milyondan fazla hayvanın ölmüş olduğunu öngören yetkililerden henüz tam rakamlar gelmese de, bilançonun ne denli büyük olacağına ve dünyanın bu yangından sonra eski haline dönmesinin neredeyse imkansız olduğuna dair pek çok açıklama var.

Şimdilik 350 milyon ton karbon salınımına yol açtığı hesaplanan bu yangının meydana çıkardığı karbondioksitin ise geri dönüşümünün 100 yılı aşkın bir zaman süreceği öngörülmekte. Bahsedilen bu salınım, Avustralya’nın yıllık karbon salınımının 2/3’sine eşit.

Direkt ve dolaylı olarak doğa üzerindeki pek çok yıkıcı etkisi daha şimdiden ortaya çıkan bu yangının dumanın, küllerinin ve tozunun glasiyerleri kaplamış olduğu gözlendi. Yeni Zelanda glasiyerlerinin yangının etkisiyle kahverengiye dönmesi, duyulduğundan çok daha büyük bir etkiye sahip aslında.

Abeldo etkisi olarak adlandırılan ve oldukça yıkıcı sonuçlara mal olacağı öngörülen bu etki, yüzeylerin yansıtma gücü olarak açıklanıyor. Yansıtma gücü en yüksek renk ise beyaz. Kahverengiye dönen bu buzulların, gelecek günlerde güneşi yansıtmak konusunda eskisi kadar etkili olamaması nedeniyle erime oranlarının bir hayli artacağı da bu yangının saptanan etkilerinden bir tanesi.

Dünyamızda sıklığı ve yıkıcılığı giderek artan doğal felaketlerin en büyük sorumlusu küresel ısınmadır. Bu konuda bilinçlenmezsek ve acilen kontrol altına almayı başaramazsak geri dönüşü olmayacak bu felaketler hepimizin hayatını daha da büyük şekillerle tehdit etmeye başlayacak.

İlginizi Çekebilir: İklim Grevi: Ufukta Kolektif Aydınlanma Var!

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP