Bedenimiz, içinde sonsuz bir potansiyeli barındırdığımız kutsal bir tapınak. Ona iyi bakmalı, onu onurlandırmalıyız. Sağlıklı bir yaşam biçimi edinmek, sadece bedensel olarak değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal olarak da sağlıklı hissetmenin anahtarı. Tam bir sağlık halinden bahsediyorsak, zihinsel ve ruhsal iyilik halimizi de göz ardı edemeyiz, hepsini bir bütün olarak ele almalıyız. Bu anlamda günlük rutinimiz ve alışkanlıklarımız büyük önem taşır. Düzenli bir yaşam rutini uykularımızı, cildimizin kalitesini, yaşlanma hızımızı, duygu durumumuzu, bağışıklık seviyemizi, strese karşı olan dayanıklılığımızı, konsantrasyon ve odaklılık oranımızı, cinsel hayatımızı, yaşama sevincimizi, kısacası hayatımızın her alanını; genel olarak tüm sağlığımızı ve yaşam kalitemizi etkiler.

Binlerce yıl önce Hindistan’da ortaya çıkmış, dünyanın en eski bütünsel sağlık sistemlerinden, bilimlerinden, geleneklerinden ve felsefelerinden biri olan ayurveda ise “sağlıklı bir hayatı nasıl yaşayacağımızın bilgisi”dir. Sankritçe’de “ayur” hayat, “veda” bilgi ve bilim demektir. Ayurveda’nın odağı, doğa ile uyum içinde günlük bir rutin, beslenme şekli ve yaşam biçimi belirleyerek tabiata uygun bir şekilde, hasta olmadan yaşamak için gerekli önlemleri almak.

Yoganın ayrılmaz bir parçası olan ayurveda 5 element prensibine dayanıyor: Hava, su, ateş, toprak ve boşluk. Bu beş element doğada olduğu gibi insan bedeninde de mevcut. Kişinin yaratılışı, doğası anlamına gelen “prakruti”, bu 5 elementin niteliklerinden oluşuyor ve 3 doshaya karşılık geliyor: Vata (hava ve boşluk), Pitta (ateş ve su) ve Kapha (toprak ve su).

Doğanın 3 prensibi var

  • Satva (safiyet, sükunet, neşe)
  • Rajas (arzu, hareket, ihtiras) ve
  • Tamas (atalet, durgunluk, depresyon)

Doğanın bu prensipleri her şey için olduğu gibi yiyecekler için de geçerli. Yediğimiz içtiğimiz her şey fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak bünyemizde belli sonuçlar doğuruyor. Beslenme biçimimiz davranışlarımızı, ruh halimizi ve şiddete yönelimimizi belirliyor. Örneğin işlenmemiş gıdalar, tahıl, bakliyat, kuruyemişler, mevsim sebze ve meyveleriyle, yani ‘satvik’ beslendiğimizde zihnimiz sükunete kavuşuyor ve fiziksel ve ruhsal olarak kendimizi daha mutlu, saf ve enerjik hissediyoruz. Çay, kahve, şeker, fazla baharatlı yiyeceklerle ‘rajasik’ ağırlıklı beslendiğimizde ise endişe, takıntılar, huzursuzluk ve öfkeye yönelim artıyor. Alkol, fazla yağlı yiyecekler, kızartmalar, dondurulmuş, beklemiş, işlenmiş yiyecekler, kırmızı et, tavuk gibi ‘tamasik’ ağırlıklı bir beslenme şekli ise bizi yorgunluk, isteksizlik, atalet ve depresyona sürüklüyor. Bu yüzden beslenme düzeninde dengenin bulunması için ayurveda, satvik yiyeceklerin ağırlıklı olduğu bir beslenme biçimini öneriyor.

Ayurveda’ya göre günlük rutin nasıl olmalı?

Ayurveda, insanın doğanın bir parçası olduğu ve doğa ile uyum içinde olduğumuzda gerçek anlamda sağlıktan bahsedebileceğimiz esasına dayanıyor. Bu yüzden de ayurveda da güneşin ritmine göre belirlenmiş günlük rutine çok önem veriliyor. Bu rutin, şöyle seyrediyor:

  • Gün doğmadan uyanmak,
  • Uyanır uyanmaz bir bardak ılık su içmek,
  • Bağırsakları boşaltmak,
  • Dişleri fırçalamak, dil temizliği ve susam yağı ile dişetlerini ovmak,
  • Yüzü soğuk suyla yıkamak,
  • Susam yağı ile tüm vücuda masaj yapmak ve ılık su ile duş almak,
  • Yoga asana (duruşları), pranayama (nefes egzersizleri) ve meditasyon yapmak,
  • Hafif bir kahvaltı yapmak,
  • 12.00-13.00 arası öğle yemeği yemek,
  • Gün batmadan akşam yemeği yemek,
  • Uyumadan önce dişleri fırçalamak, yüz yıkamak, ayakları ve başı susam yağı ile ovmak, rahatlamak, dua etmek,
  • 22.00-23.00 arası uykuya geçiş.

Ayurveda’ya göre tam bir sağlık halinin 4 göstergesi 

1. Tüm doshaları dengede olmalı

Vata, pitta ve kapha dengeli bir halde olmalı. Doshalar dengeden çıktığı zaman, arttığı veya düştüğü zaman ‘vaishamya’, yani hastalık oluşur.

 2. Sindirim ateşi (agni) denge halinde olmalı

Bir kişinin sağlığı, sindirim sisteminin kuvvetli olmasına bağlı. Güçlü bir sindirim, sağlığın anahtarı.

 3. Dokular (dhatular) ve atıklar (malalar) normal olarak çalışmalı

Toksinlerin vücuttan düzenli bir şekilde atılımı (dışkı, idrar, ter) sağlığın bir başka işareti. Toksinler (ama) atılmadığı zaman vücutta tıkanıklıklara yol açarak bağışıklık sistemini zayıflatıyorlar.

 4. Duyu organları, zihni ve ruhu huşu halinde olmalı

Ayurveda’da sinir sistemine, duyu organlarına  ve zihin durumuna özellikle önem verilir. Bunlar denge içinde çalışmadıklarında hastalıklar baş gösterir. Ayurveda sağlık tanımında, kişinin zihinsel sağlığı fiziksel sağlığından daha bile önemlidir.