Sürekli olarak mükemmel görünmemizi, en doğru egzersizleri yapmamızı, en doğru şekilde beslenmemizi, ilişkileri en sağlıklı şekilde yürütmemizi ve en başarılı olmamızı isteyen bir sosyal medyanın ve sosyal çevrenin içinde yaşıyoruz.

Bizden hep “EN”leri isteyen bu sosyal sistem içinde, insanların sahtekarlık sendromu da dediği “impostor sendromu” ortaya çıktı. Bu sendrom “kendinden sürekli şüphe duyma ve bir başarı elde edildiğinde bunun kendi yeteneğinin bir sonucu değil tamamen bir şans ürünü olduğunu düşünme” şeklinde özetlenebilir.  

Harvard Business Review bu sendrom hakkında “Bu sendroma sahip insanlar ne kadar başarı elde etmiş olsalar da başarılarını içselleştiremiyor. Yüksek başarılar elde eden insanların çoğu genellikle bu sendromdan mustarip durumda. Yani başarısızlık ve özgüven eksikliği ile ilgili bir durum değil bu” şeklinde açıklama yapıyor. 

Diğer bir deyişle, genellikle bu durum, gerçekte var olan bir hata veya başarısızlık sebebiyle değil, tamamen kişisel boyutta ortaya çıkan bir yetersizlik algısından ileri geliyor. Yani kişi aslında sosyal veya ekonomik açıdan elde ettiği başarılara rağmen kendini yetersiz hissediyor.

Bu düşünce sebebiyle de farklı bir korku ortaya çıkıyor. “Ya başkaları gerçekten başarılı olmadığımı ve sadece şans eseri başarılara konduğumu anlarsa?” Sahneye çıkıp ezberlediğiniz şiiri unuttuğunuz ilkokul gösterisi veya hata yapmış olduğunuz bir işte birinin sizle alay etmesi gibi geçmişte yaşanmış tek bir kötü anın akla kazınan o anısı, birden sizin benliğinize işlenerek sizi başarısızlıklardan ibaret biri gibi hissettirebiliyor.

İşte, bu toksik düşüncelere ve korkulara saplandığınızı anladığınızda bu durumu yönetmek yapabileceklerinizden bazıları.

1. “Mükemmel olmalıyım” yerine “Bugün elimden gelenin en iyisini yapacağım” deyin.  

Kendinizi ve eylemlerinizi her zaman bir mükemmellik standardıyla karşılaştırıyorsanız, başarısız olursunuz. “Hata yapmak” sözünü “hatalardan öğrenme” deyimiyle değiştirin ve gerçekten bir hata yaptığınızı fark ederseniz, kendinize bir hata yapmanın sizi başarısız biri yapmadığını hatırlatın. Her insan yanılabilir ve hatalar yapabilir. Bu doğamızın bir parçası. Bu konuda kendimizi sertçe yargılayıp kötü hissetmek yerine, hatalarımızdan öğrenerek yolumuza devam edebilmemiz gerekir.

2. Davranışlarınız ile içinizde nasıl hissettiğiniz her zaman aynı olmayabilir. Bunları birbiriyle karşılaştırmayın. 

Bu konuyla ilgili bir Budizm öğretmeni olan Pema Chödrön’un paylaştığı bir hikayeden ilham alabilirsiniz. Pema, merhamet ve şefkat üzerine yapacağı konuşmayı hazırladığı bir gün, çalışmasını bölen torununa biraz çıkışmış. Ama sonra aklına gelmiş: Eğer biri torununa nasıl sinirlenmiş olduğunu kameraya çekerek merhamet hakkındaki konuşmasını dinleyecek olan insanlara izletseydi herkes ne düşünürdü?  Hikayesini açık sözlülükle anlatan Pema, herkesin hedeflediği versiyonuna ulaşmakta aksaklıklar yaşayabileceğini dinleyicilerinin de görmesini sağladı. Bu gibi durumlarda, hayal kırıklığı hissetmek ya da kendinize kızmak yerine anlayışlı bir şekilde durumu düzeltmeye yönelmelisiniz.

3. Sevdiğiniz birisiyle nasıl konuşuyorsanız kendinizle de öyle konuşun.

“Olumsuz telkinleme” göstergelerini öğrenin ve kendinize bunu yapmaya başladığınızda, kendi kendinizi düzeltin. Unutmayın, kendinizi sürekli olumsuz yönde eleştirmek kötü bir alışkanlıktır ve zamanla beyin bu eleştirilerin gerçek doğrular olduğuna inanmaya başlar. Bir dahaki sefere kendi hakkınızda kötü bir düşünceye kapılırsanız, kendinizi sevdiğinizi hatırlayın ve sert kişisel eleştirilerden kaçının. Yumuşak bir dille ve yapıcı düşüncelerle kendinize yaklaşın.

4. Herkes hata yapar. Kimsenin mükemmel olmadığını unutmayın.  

Bu sorunlarla boğuşuyorsanız, yalnız olmadığınızı unutmayın. İmpostor sendromu günümüzde yaygınca bahsedilen bir durumsa bunun sebebi bundan mustarip olan sizin gibi binlerce insanın olması. O yüzden derinbir nefes alın ve kendiniz hakkındaki olumsuz düşüncelerinizden kurtulmanıza yarayacak şeyler yapmaya başlayın.  Farkındalık uygulamaları, meditasyon, yoga, düzenli egzersiz ve endişelerinizi arkadaşlarınızla paylaşmak yapabileceklerinizden yalnızca birkaçı. İniş ve çıkışlara takılmadan kendinizi yaşamın akışından zevk almaya bırakın. Unutmayın, kendinizi kıyasladığınız kimse mükemmel değil. Hata yapmak insan doğasının bir parçası.

Yeni Başlayanlar için Evde Yoga Serisi

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:



Live to Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP