Hiçbirimiz hayatımızda başarısızlıklara yer vermek istemeyiz. Fakat bazı bireyler için bu durum öyle bir noktaya geliyor ki hayat motivasyonları bir şeyleri başarmak değil, başarısızlıktan kaçınmak şeklinde gelişiyor. Hatta zaman zaman hata yapma ihtimalinin bireylerin üzerinde oluşturduğu özgüvensizlik, kendi kendilerini sabote etmeleri noktasına kadar tırmanıyor. Korku insan doğasının bir parçası olsa da hata yapmak ve başarısızlıktan kaynaklanan korku, kişinin egosu ve yarattığı sosyal kimliğiyle ilişkilendiriliyor. Bu sağlıksız korkuyu yenmek ve kendi kendimize oluşturduğumuz limitleri aşmak için neler yapabileceğimiz merak ediyorsanız bu yazıya bir göz atmanızda fayda var. İşte başarısızlık korkusu ve bu korkuyu yenmek hakkında bilmeniz gerekenler!

Başarısızlık korkusu nedir?

Korku tehlikeli durumları önlemek için bize yardımcı olan ve hayatta kalmamız sağlayan bir dürtüdür. Zaman zaman bizi bir şeyleri denemekten alıkoyan ve kendimizden şüphe etmemize neden olarak gelişimimizi kısıtlayan bu dürtünün arkasında yatan dört temel neden olabiliyor:

Çocukluktan gelen kalıplar- Aşırı eleştirici ebeveynler, çocuklarının zararlı zihin yapılarını özümsemelerine neden olabiliyor. Korku temelli kurallara ve ültimatomlara maruz kalan çocuklarda sürekli olarak izin ve güvence alma ihtiyacı beliriyor. Küçüklük yıllarında gelişen bu onaylanma ihtiyacı da erişkinlik yaşlarına kadar devam edebiliyor.

Mükemmeliyetçilik- Başarısızlık korkusunun en sık görülen nedenlerinden bir tanesi olan mükemmeliyetçilik, konfor alanından dışarı çıkmanın imkansız hale gelmesine neden olabiliyor. Hata yapmak kişinin gözünde o kadar korkunç bir hal alıyor ki kişi başarma ihtimalini göz ardı ederek, korkularını tetikleyen şeyi denemekten kaçınıyor.

Aşırı kişiselleştirme- Ego kaynaklı bir neden olan aşırı kişiselleştirme ise kişinin kendisini yaptığı hatalarla tanımlamasına ve özdeşleştirmesine neden olabiliyor. Bu hatanın getirdiği dersleri, gelişimi, sonuçları ve eforu değil, kişi sadece hatanın kendisini görüyor.

Sağlıksız özgüven- Sağlıklı bir özgüvene sahip olan insanlar hata yapmaktan çekinmezler. Fakat kişideki özgüven yeterli, dirayetli veya sağlam değilse, kişi hata yapmaktan kaçınabilir.

Başarısızlık korkusunun nasıl üstesinden gelinir?

Korkunun kaynağını bulmak

Bu olumsuz durumun kaynağını dışarıdan bakan bir göz gibi anlamaya çalışmak, korkunun elindeki gücün önemli bir kısmını almamıza yardımcı olur. Sonuç olarak da yaşadığımız başarısızlık korkusu bizim davranışlarımızı ve kararlarımızı etkileyen bir problem olmaktan çıkar ve çözüm yolunda ilerler.

Hedefleri yeniden belirlemek

Hep veya hiç, siyah ya da beyaz ve benzeri uç yaklaşımlar genellikle elimizin boş kalmasına neden olur. Hedeflerimizi keskin bir şekilde belirlemek, bunu yaparken hedeflerin arasına öğrenmek, gelişmek ve ilerlemek gibi önemli kavramları da dahil etmek, kafamızdaki “başarısızlık” tanımını yeniden şekillendirmemize olanak sağlar.

Olumlu düşünmeyi öğrenmek

Zihnimiz gerçek ve kendi kendimize söylediğimiz şeyler arasındaki farkı algılayamaz ve gelen bütün bilgileri doğru sayar. Dolayısıyla iç diyaloglarımız aslında inançlarımız ve davranışlarımız üzerinde sandığımızdan çok daha büyük bir etki yaratır.

İlk olarak farkına varmamız gereken şey; her başarının arkasında pek çok başarısızlık olduğudur. Olumsuz öz konuşmayı ve düşünceleri olumlu olanlarıyla değiştirmek, yeni bir zihinsel senaryo yazmamıza ve sonucu değiştirmemize yardımcı olur!

Potansiyel sonuçları hayal etmek

Çoğu durumda bizi rahatsız eden şeylerden en büyüğü belirsizliktir. İşin nereye gideceğini ve nasıl sonuçlanacağını bilmemek o işe başlamaktan vazgeçmemize neden olabilir.

En baştan olumlu ve olumsuz sonuçları hayal etmekse tüm belirsizlikleri ortadan kaldırır ve bizi tüm potansiyel sonuçlara hazırlar. Dolayısıyla ortada belirsizlik kalmaz.

“En iyiyi um, en kötüye hazırlan!”, yedek plan yaratmak

Başarısızlık korkusunu aşmanın en etkili yollarından bir tanesi de “en kötü durum” senaryolarına çıkar bir yol bulmaktır. Yedek planlar bize ihtiyacımız olan özgüveni sağlar ve ileri doğru adım atarken risk hesabı yapmamızı kolaylaştırır.

Ne olursa olsun öğrenmek!

Olaylar istediğimiz gibi gelşmese de bu hata yaptığımız anlamına gelmez! İdeal senaryomuzun dışında gelişen durumlar genellikle bir şeyler öğrenmek ve büyümek için muhteşem anlar yaratır.

“Bazen kazanırız, bazen öğreniriz.”

Durumlar umduğumuz gibi gitmediği zamanlarda kendimize şu 3 soruyu yöneltmek, durumu olumlu bir bakış açısıyla ele almamıza ve gelişim odaklı zihin yapımızla durumdan en çok faydayı sağlamamıza yardımcı olur:

  • Ne öğrendim?
  • Bu durum gelişimime nasıl yardımcı olur?
  • Bu durumdan olumlu ne sonuç çıkarabilirim?

Bu soruları da kullanarak “hata”ların aslında öğrenmek için muhteşem fırsatlar olduğunun farkına varmanız çok daha kolay olacaktır.

İlginizi çekebilir: Verimli Bir Günlük Plan Oluşturmanın 4 Sırrı

Sıla Bakır

1993 yılında doğan Sıla, lisans eğitimini 2017 yılında Bilkent Üniversitesi İletişim Tasarım Bölümü’nde tamamladı. Lisansüstü eğitimine devam etmeye karar vererek Politecnico di Milano’da Stratejik Tasarım Master’ı yapmaya başladı. Sağlıklı ve dengeli hayat tarzı konusundaki merakı sonucunda bol bol araştırma yapan, karşısında çıkan yeni fikirleri denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif...

DAHA FAZLASINI OKU