YAZAN: ASLIHAN KESİCİ

Beslenme uzmanı Esin Başkaya ile diyet kültürü ve beslenme üzerine bir soru cevap gerçekleştirdik. Beslenmeye oldukça tutkulu olan Esin, NutritionBeatz isimli Instagram hesabında bildiklerini paylaşıyor. Röportajımızda en etkilendiğimiz kısım ise Esin’in şeker hakkındaki yorumları oldu. Samimi bir şekilde bizimle deneyim ve düşüncelerini paylaştığı için teşekkür ederiz. Çok keyifli bir röportaj sizleri bekliyor!


Bize kendini tanıtır mısın?

Ben büyük bir beslenme tutkunuyum. Bütün günümü beslenme ve sağlık üzerine kitaplar okuyarak, belgeseller seyrederek, araştırmalar yaparak geçirebilirim. Aynı zamanda özenle yapılmış, düşünülmüş tabakları deneyimlemeyi çok severim. Özgeçmişime gelecek olursak, lise eğitimimi Robert Koleji’nde, üniversite eğitimimi ise New York Üniversitesi’nde (NYU) tamamladım. Üniversiteye beslenme okumak için başvurdum, kafamda başka hiçbir şey yoktu. Sanki bu konu için doğmuşum gibi hissediyorum bazen, işimi çok seviyorum. Şu anda çok sevgili onkolog hocam Berrin Pehlivan’ın Levent’teki kliniğinde danışanlarıma bakıyorum. Bu senenin sonuna kadar dijitale de geçerek çok daha fazla kişiye ulaşma hayalim var. Bu arada çok sıkı bir golf oyuncusuyum.

Elbette kilo vermek ve sağlıklı beslenmek arasında farklar var. Bu farkları nasıl yorumluyorsun?

Genellikle kilo vermek tartıdaki azalma olarak değerlendirilir. Rakam düşer ve kilo verdim sanılır. Vücudun olaya bakışı ise farklıdır. Vücut olaya kiloyu neremden kaybettim diye bakar. Yağdan mı, kastan mı, sudan mı, kemikten mi, bağlayıcı dokudan mı, vitamin ve minerallerden mi? Yani biz yine vücut için oldukça kompleks olan bir olayı basite indirgiyoruz. Kilo verdiğimize sevinmek için vücudun sağlıklı şekilde kilo verdiğinden emin olmalıyız. Öbür türlüsü altı delik bir bardağa su koyarak dolduruyoruz diye sevinmek gibi olur. Yağdan kilo kaybı için de bilinçli ve sağlıklı bir diyet şarttır.

En sevdiğin yemek ve yemek kokusu nedir?

Özenle yapılan her yemeğin müthiş tatlara ulaşabileceğini biliyorum. O yüzden galiba duygusuyla bende yer etmiş yemeklere bakmam lazım. Anneannemin düğün çorbası ve yine anneannemin pırasalı çıtır kol böreği diyeceğim. İkinci olarak galiba yine fırında börek kokusu diyeceğim. Beni çok mutlu eden ve evde hissettiren bir koku.

Birey kendisine iyi veya kötü gelen besinleri nasıl fark eder? Bedenimiz hangi noktalarda mutlu olup olmadığını söyler?

Bu çok önemli bir soru. Halihazırda iyi ve zinde hissetmeyen biri önce iyi hissetmenin, yataktan enerjiyle kalkmanın nasıl olduğunu öğrenmeli. Bunun için bir uzmandan yardım alabilir. Bu iyi olma halini gördükten sonra yiyecekleri ekleyip çıkararak kendine iyi gelenleri bulabilir. Adeta deney gibi. Size dokunan yiyeceklerin ilk yaptığı etki gaz, şişkinlik, yorgunluk ve ödemdir. Ertesi gün tartıya bakarak da anlayabilirsiniz.  

Karbonhidrat ve şeker nedir?

Aslında şeker karbonhidratların bir alt grubudur. Şeker, nişasta ve lif karbonhidratın 3 ana formudur. Biz ne yazık ki toplum dilinde vücutta apayrı etki gösteren şeker, nişasta ve lifi aynı kategoriye toplayıp hepsine karbonhidrat diyoruz. Karbonhidrat deyince şekerden de bahsediyor olabiliriz, rokadan da. Durum böyle olunca kafalar karışıyor. Öte yandan tüm bitkiler karbonhidratın 3 ana formunun bir kombinasyonunu içeriyor. Bazılarında şeker ve lif fazla; meyveler gibi, bazılarında nişasta ve lif fazla; tahıllar gibi, bazılarında şeker çok yoğunlukta; bal gibi, bazılarında ise sadece lif çok yoğunlukta; yeşil yapraklar gibi. Durum böyle olunca gruplamayı şöyle yapmaya karar vermişler. Biz yiyecekleri basit veya kompleks karbonhidrat olarak gruplayalım. Basitler şeker veya nişasta oranı yüksek, lif oranı düşük olanlar olsun. Kompleksler de lif oranı yüksek olanlar olsun.

Diyet kültürü ve beslenme trendleri hakkında görüşlerin nelerdir?

Diyet ve wellness endüstrisi milyar dolarlık bir endüstri. İnsan hayatı uzadıkça da artarak devam edecek. Hal böyle olunca işe yarayan veya işe yarıyormuş gibi duran her trendin yüksek finansal potansiyeli oluyor. Şirketler de bunun peşindeler. Yeni bir trend çıksın da onunla alakalı ürün yapalım, onu satalım. Araştırmalarla yenilikler bulmak pek tabii çok önemli. Yenilik çıkmasın demem ama her şeye de atlamak olmaz. Ben yeni çıkan şeyleri incelemeye bayılırım, durağanlığı sevmem ama artık çok iyi yorum getirebiliyorum. Güvendiğim siteler ve kişiler var. Önemli olan iyi ve farkındalıklı bir tüketici olmak.

Tatlıcı veya tuzlucu olmayı bir beslenme uzmanı gözünden nasıl yorumlarsın?

Tatlıcı veya tuzlucu olmak aslında tat tomurcuklarıyla ve bağırsak bakterileriyle alakalı. Çok şeker yerseniz tat tomurcukları şekere alışır ve tatmin olabilmek için daha fazla şeker yemeniz gerekir. Bakterilere gelince ise durum şöyle, bağırsaklarımızda şeker yiyen bakteri veya parazit grupları çoğalabilir. Siz kendiniz tatlı istiyorsunuz sanıyorsunuzdur halbuki bağırsaklarınızdaki mikroorganizmalar, örneğin candida şekerli besinler istiyordur. Biraz iradeyle uzun süre şeker yemezseniz hem tat tomurcuklarının hassasiyetini arttırırsınız hem de bağırsağınızdaki şekerci popülasyondan kurtulabilirsiniz. Bir müddet şeker yemeyince canımızın daha az şeker çekmesi bundan aslında. İlaveten şeker vücut için oldukça bilinmez bir besin. Çünkü doğada şeker kendi başına çok az bulunur. Genelde ya meyvelerin ya da sebzelerin içindedir. Bu sebeple vücut tek başına şekerle mücadele etmek için iyi tasarlanmamıştır. Yani şerbetli bir kadayıfı ağzınıza attığınızda vücut ne yazık ki bununla en iyi şekilde nasıl baş edeceğini bilmiyor. Baş edeceğim derken kendisi de zarar görüyor. Uzun vadede durmadan vücudu şekerle sınamak bağ dokularının zarar görmesine, yanlış hücrelerin çoğalmasına, bağışıklık sisteminin hata yapmasına neden oluyor.

Bir meyve ve bir sebze olsan ne olurdun?

Meyve olsam karpuz olurdum, çünkü yaz meyvesi ve kabuğu sert. Darbe alsa da kolay kolay bir şey olmaz. Ben de öyleyim. Dışarıya karşı çok dayanıklıyımdır. Kolay kolay kimseden etkilenmem. Sebze olarak ise sarı biber. Renkleri bana uyuyor bir kere. Ama biber pişmeden önce sert, piştikten sonra yumuşaktır. Ben de bazen kendimi önyargılı buluyorum. Bu törpülemek istediğim bir özelliğim.



Aslıhan Kesici

Aslıhan, Enka Lisesi'nde 2 yıllık International Baccalaureate Programı'nı tamamladı. George Washington Üniversitesi’nden mayıs ayında çift ana dal yaparak Siyaset Bilimi ve Psikoloji bölümlerinden mezun oldu. Şu anda klinik psikoloji stajlarına devam ediyor ve Live To Bloom için içerik üretiyor. Özellikle çocuk ve ergen psikolojisi üzerine uzmanlaşmak istiyor....

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP