YAZAN: MİRAY AKIN

Kendinizle baş başa kaldığınızda daldığınız düşüncelerden içten içe korktuğunuz ya da almak üzere olduğunuz bir karar, söylemek üzere olduğunuz bir söz sebebiyle “bu gerçek ben miyim” duygusuna kapıldığınız oldu mu? Cinsel fantezilerimiz de işte böyle. Çoğu zaman tabu ve yasaklı kelimelerle anıldığından onları düşünmekten bile çekinebiliyor, yer yer kendimizden bile şüphelenebiliyoruz: Yoksa bu hayalleri kuran ben değil de alter egom mu? Kişiliğimizden farklı olarak geliştirdiğimize inanılan bir nevi alternatif kişiliğimiz olan alter ego, en gizli cinsel fantezilerimizin bir yansıması olabilir.


Benliğimizin arka perdesi ikincil kişiliğimiz

Alter ego; kimilerinin varlığına emin olduğu kimilerinin varlığını şüpheli olarak gördüğü bir kimlik oyunu. Bilincimizde yarattığımıza inanılan alter ego, olduğumuz kişiden farklı bir kimlik geliştirmek olarak da açıklanabilir kısaca. Hatta Minnesota Üniversitesi’nden bir sosyal psikoloji araştırmacısı olan Celina Furman‘a göre her sosyal durum için bir alter ego geliştirmemiz bile mümkün.

Arkadaşlarla akşam yemeği yemek için dışarı çıkan ve iş arkadaşlarınızı patronun cenazesinde karşılayan kişi muhtemelen taban tabana zıttır.

Sadece sosyal durumlar için de geçerli değil, özellikle sahne yıldızlarının sahneye çıktığı anda bambaşka bir ruha büründüğü söylenir. Beyonce‘nin bir sözü mesela: “Genellikle akorları duyduğumda, stilettolarımı giydiğimde Sasha Fierce ortaya çıkıyor ve duruşum ve konuşma şeklim, her şey farklılaşıyor.” İşte burada bir alter ego, ikincil bir kişilikten bahsetmek mümkün.

Alter egomuz cinsel fantezilerimiz üzerinde söz sahibi olabilir mi?

Her birimizin Beyonce gibi ünlü bir yıldız olmasak da bir alter egosu var ve bu en yaramaz anlarımızda ortaya çıkabilir. Söz konusu cinsellik ve cinsel fanteziler olduğunda kapalı kapılar arkasına çekilmek çok alışkın olduğumuz bir durum. Ayıp, yaramaz ve bazen de mide bulandırıcı olduğunu düşündüğümüz birçok fanteziye kapıldığımız anlarda da yine kabuğa çekiliyor olmamız alter egomuzdan değil onların aslında birer tabu olmasından yani konuşulması yasak olanların listesinde bulunmasından kaynaklanıyor.

Cinsel fanteziler, tabular sebebiyle “ayıplanıyor”

Netflix’in Sex, Explained serisinin ilk bölümü olan Sexual Fantasies, Explained de tam da bu nokta üzerine eğiliyor ve cinsel fantezilerin oldukça yaygın ve bir o kadar da konuşulması çekinilen kavramlardan olduğundan bahsediliyor. Ancak bu fanteziler tabu olmadığında işlerin rengi değişiyor. Örneğin 1980’lerin İsveç’inde evlilik öncesi cinsel ilişki içerisine girmek sıradan olarak görüldüğü için fantezi kitaplarını süslemezken, yine aynı dönem ABD’sinde birçok cinsel içerikli kitapta veya filmde evlilik öncesi cinsel ilişki, bir arzu nesnesine dönüştürülüyor.

Tabu olan bir şeyi cinsel fanteziye dönüştürmek ise bize karşı koymakta zorlandığımız bir ayıp gibi gelebiliyor. İşte burada da acaba içimde benden başka biri yani bir seks delisi, alter ego yatıyor mu diye düşünebiliyoruz. Ancak Sexual Fantasies, Explained bölümü cinsel fantezilerimizi konuşmaya çekinsek hatta bize zaman zaman ayıp veya tuhaf gelse de aslında herkesin aynı fantezilerini kurduğunu ve bunun kişiliğimizle ilgili olmadığını söylüyor.

Farklı deneyimler, benzer cinsel fanteziler

All The F*cking Mistakes: A Guide to Sex, Love, and Life” kitabının yazarı sertifikalı seks koçu Gigi Engle‘a göre de “Cinsel fanteziler hakkında ne kadar çok konuşursak ve konuşmayı normalleştirirsek, çarpık, cinsel, şehvetli düşünceler için kendimizi o kadar az hırpalarız.”

Kısacası ne kadar konuşur, ne kadar cinselliği ve cinsel fantezilerin normal olduğunu kabul edersek onlardan, daha doğrusu kendimizden ve “alter egomuz” sandığımız ve kendimize içten içe kızdığımız davranış ve tutumlardan kaçınabiliriz. Aslında bize içten içe mide bulandırıcı gelen fantezilerimizin de bir o kadar yaygın olduğunu fark edebiliriz.

2018 yılında yaşları 18-37 arasında değişen 50 farklı eyaletten 4000 kişi ile görüşen seks araştırmacı Justin Lehmiller, Bize fantezilerimiz çok tuhaf geliyor olsa da aslında aynı fantezilere sahip olduğumuzu söylüyor ve erotik sitelerde de benzer kelimeleri araştırdığımızı ekliyor.

Cinsel fanteziler 3 grupta bir araya geliyor

Lehmiller’ın anket sonuçları ise benzer kelimeleri arıyor olmamızdan çok daha ilgi çekici. Katılımcıların %97’sinin cinsel fantezileri bulunuyor ve %87’si haftada bir kez %32’si ise günde bir kez bu cinsel fantezilerini düşünüyor. Ayrıca sonuçlar cinsel fantezilerimizin de üç temel grupta yer aldığını gösteriyor. Buna göre sırasıyla grup seks, yenilikler ve güç ve kontrol fantezilerini paylaşıyoruz.

Lehmiller ilk grup olan grup seksten bahsederken sözlerine şöyle başlıyor: “Yaptığım araştırmada herkesten cinsel fantezilerini sıralamalarını istedim. En çok kesişen ve birinciliği paylaşan kelime ‘üçlü seksti’.” Erkeklerin %95’inin kadınların ise %87’sinin favori cinsel fantezisinin üçlü seks yapmak olduğunu da söyleyen Lehmiller, erkeklerin %53’ünün kadınların ise %35’inin sık sık bu fanteziyi de düşlediğini belirtiyor.

Lehmiller’a göre grup seksin en çok tercih edilen cinsel fantezi olmasının sebebi ise arzulanmaya ve ilgi odağı olmaya karşı duyulan yoğun istek. Bir diğer ilginç nokta ise grup seksin gençler tarafından daha çok tercih edildiğinin düşünülmesine rağmen Lehmiller’ın araştırmasından özellikle 40-50-60’lı yaşlarda olan insanlar arasında bu cinsel fantezinin daha popüler olması. Lehmiller ise bunun sebebinin uzun süreli tek eşli ilişkilerde cinsel rutinlerden sıkılmak olduğunu belirtiyor.

Cinsel rutinlere yenilik ekleme ihtiyacı duyuyoruz!

Cinsel rutinlerden sıkılmak ve yenilik arayışına girmek ise bizleri ikinci ana gruba, yeniliğe yönlendiriyor. Hatta yapılan bir başka araştırmada erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı aynı erotik film defalarca izletiliyor ve ilgilerinin giderek azaldığı görülüyor. Ancak ne zaman bu erotik film değişse daha hızlı orgazma ulaştıkları da fark ediliyor.

Yenilik arayışları arasında ise ortam değişikliği ilk sırada yer alıyor. Lehmiller’ın araştırmasına göre bu kategoride kamusal seks en fazla tercih edilen cinsel fantezi olduğu gibi onu kamusal tuvaletler, asansör, soyunma odası ve ofis onu takip ediyor. Sexual Fantasies, Explained bölümündeki bir katılımcı, böyle bir şeyin ortaya çıkma riskinin kendisine oldukça seksi geldiğini belirtiyor.

Hatta tıpkı The Ugly Truth filminde olduğu gibi partnerinin kamusal bir ortamda kendisinin kontrol edebileceği bir oyuncağı kullanmasının onun en büyük fantezilerinden biri olduğunu ekliyor. Söz konusu oyuncak olduğunda yeniliklerin bir diğer parçası olan seks oyuncakları özellikle göz bağı ve kelepçe de hem erkeklerin hem de kadınların 2/3’si tarafından tercih ediliyor.

Güç ve kontrol cinselliğin bir parçası olarak görülüyor

Lehmiller’ın araştırmasına göre katılımcıların %27’sinin favori cinsel fantezisi güç ve kontrol grubu ile bağdaştırılıyor. LGBTİ aktivisti Margaret Cho’ya göre özellikle Fifthy Shades of Grey gibi filmlerle/kitaplarla daha popüler olduğu söylenen bu acı vermek ve acıya katlanmak gibi durumlar, iki tarafın da onayı olduğu ve cinsel ilişki sırasında da sürekli iletişim içerisinde olunmasıyla “bizi başka iletişim yollarından farklı şekillerde yakınlaştırabiliyor.”

Cho’ya göre gerçekten güven duyulan bir insanla paylaşılan, genellikle tabu ve çirkinlik olarak yorumlan bu tarz cinsel fanteziler, normal olarak karşılananlardan daha fazla tatmin edici olabiliyor.

Lehmiller’ın çalışmasında ise insanların %79’unun bağlanma fantezisi, %37’sinin disiplin, %73’ünün ise şaplak ve ısırık şeklinde acı fantezisi olduğu ortaya çıkıyor. Lehmiller ise herkesin Cho’nun da dediği gibi genellikle çirkinlik olarak görülen BDSM (rızaya bağlı fiziksel baskı) fantezisi olduğunu ve bunun sandığımız kadar sıra dışı ve nadir olmadığını ekliyor.

Fanteziler kim olduğumuzu ya da alter egomuzu yansıtmıyor

Cinsel yönelim ve cinsel kimlik konuları üzerine çalışan psikolog Lisa Diamond‘a göre erotik bir film izlemek, bir kitap okumak veya sıradan bir anı bile fantezilerimizi şekillendirebilir ve bu zihnimizde karmaşık bir şeye dönüşebilir. Diamond, erotik bir filmi izlerken ve tam da sona doğru gelirken iğrenme duygusu giderek azalacağından karşımıza çıkan ve aslında “düşünmekten utandığımız” bir yeniliğin bizi orgazma götüren şey olduğunu sandığımızı ve bundan aslında içten içe hoşlanmasak bile hoşlandığımızı düşünebileceğimizi belirtiyor.

Her ne kadar yaşadığımız bu güçlü orgazmı bu tuhaf fantezi ile eşleştirip, başka bir kimlik geliştirdiğimizi düşünsek de Diamond, bu durumun bu cinsel fantezileri gerçekten istediğimiz anlamına gelmediğini belirtiyor. Bizi heyecanlandıran noktanın ise bu cinsel fantezilerin günlük hayatta konuşulmamasından ve yasak olarak görülmesinden kaynaklı olduğunu ekliyor.

Nitekim Lehmiller fantezilerin arzulanma ve onaylanma duygusunun yanı sıra kaygı ile baş etmek için rutinden sıyrılmak gibi temel ihtiyaçlar sebebiyle de şekillendiğini belirtiyor. Araştırmasında ise her ne kadar katılımcıların %79’u cinsel fantezilerini gerçekleştirmek istiyorsa da sadece %23’ünün bunu başarabildiğini ortaya koyuyor.

Cinsel fantezilerin çeşitliliği fazladır ve bu sizin hakkınızda itimat edilir bir şey sunmaz. Sizi rahatsız eden veya korkutan fantezileriniz varsa ve anlamlarını bilmiyorsanız onları çok dert etmeyin, çünkü pek bir anlamları yok.

Lisa Diamond


Miray Akın

1994 yılında Ankara'da doğan Miray, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamladı. Ardından Hacettepe Üniversitesinde Pazarlama üzerine yüksek lisans eğitimi aldı. İnsan ve hayvan haklarına olan ilgisi, onun birçok sivil toplum örgütünde aktif bir şekilde rol almasını sağladı. Kendisini yazı yazarak ifade eden biri olarak sözlerini kaleme dökmeye tutkun...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP