YAZAN: ALEYNA TEPE

Zihni ve bedeni aynı anda rahatlatan en temel egzersizlerden birisi doğa yürüyüşü yapmaktır. İnsanlar olarak aslında doğaya bağlı, doğadan canlılarız. Dolayısıyla kendimizi yorgun, stresli ya da mutsuz hissettiğimizde doğayla etkileşime geçerek iç dengemizi sağlamamız mümkün. Doğanın enerjisiyle dengelenirken zihninizi boşaltmak, aynı zamanda doğadan öğrenmek için sakin doğa yürüyüşleri güzel bir seçenek olabilir. Doğa bize ne söylüyor? Bu sorunun cevabını arayabileceğiniz İstanbul ve çevresindeki yürüyüş rotası seçeneklerini sizin için derledik.


Aynı anda hem esnek hem dirençli

Doğa, içinde bulunduğu mevsime, konuma, şartlara göre uyumlanıyor ve bu sayede direnç geliştiriyor.  Ağaçları düşünün kış mevsimi onları hazırlıksız yakalamadan doğal olarak yapraklarını döküyor ve kendilerini hazırlıyorlar. Doğadan alabileceğimiz en temel derslerden biri esnek olabilmek, içinde bulunduğumuz durumla uyumlanabilmek. 

Kendisi için en iyisini biliyor

Bitkiler canlı kalabilmek için su, toprak ve güneşe; hayvanlar yaşamak için besine ihtiyaçları olduğunu biliyor. Hayatları insanların ki kadar karmaşık olmayan bu canlılar kendi ihtiyaçlarını karşılamaya odaklı yaşıyor ve yıkıcı, zarar verici bir yaklaşım sergilemiyor. Öte yandan insanlar hayatın koşuşturmasına kapılıp zaman zaman kendileri için en iyisinin ne olduğunu bilmeden hem kendilerine hem de doğaya zarar veriyorlar. Doğadan esinlenerek, değerlerimizi ve amacımızı daha iyi anlayabilir, duygularımızı yeterince tanıyabilir ve bunlara yeterince yanıt verebiliriz. Bu sayede hem kendimiz hem de doğa için dengeli bir yaşam sunabiliriz.

Sürekli bir değişim içinde

Günler, aylar ve yıllar geçtikçe doğa da geçen bu zamana uyumlu bir şekilde değişiyor. Yapraklar dökülüyor, bazı çiçekler meyve oluyor, hayvanlar bir mevsim boyunca uyuyor. Bu değişim yaşamı devam ettiren döngünün parçası, doğal bir değişim. Oysa biz insanlar sahip olduklarımıza sıkı sıkı tutunma eğilimi gösteriyoruz. Değişimi bize her şeyin geçici olduğunu hatırlattığı için sevmiyoruz. Çoğu zaman mutsuz ya da gergin hissetmemizin sebebi değişime gösterdiğimiz direnç oluyor. Tıpkı doğa gibi biz de değişime direnmeden akışa izin verebilirsek daha özgür hissedebiliriz.

Hiçbir zaman acele etmiyor

Doğaya baktığınızda hiçbir şeyin acele içinde olmadığını görebilirsiniz. Ağaçlar çiçek açmak için acele etmiyor, bahar geldiğinde bu bir şekilde oluyor. Öte yandan insanlar bir sürü şeyi aynı anda ve acele içinde yapmaya çalışıyor. Tüm bu koşuşturma ise strese, yorgunluğa ve mutsuzluğa sebep oluyor. Bir akışın içinde olduğumuzu hatırlamak, zaman zaman kendimizle bağlantı kurmak için dış dünyadan kopmak doğayla uyumlanarak ruh halimizi iyileştirmemize yardımcı olur. 

İş birliği yapıyor

Doğada hayatta kalmak aynı türden, hatta bazen farklı türlerden canlıların bir arada yaşamasını gerektiriyor. Birçok bitki ve birçok hayvan birbirlerini koruyarak, güçlendirerek hayatta kalmayı başarıyor. Günümüzde ise birçoğumuz gruplar halinde yaşamanın ve birliğin önemini unutuyoruz. Bireyselliğe odaklanıyor ve zaman zaman bunun yıkıcı sonuçlarıyla karşı kaşıya kalıyoruz. Uyum ve birlik içinde yaşamak, birin değil tümün iyiliğine odaklanmak doğadan alabileceğimiz en önemli derslerden biri.

İnsan doğanın bir parçasıdır. Dolayısıyla, doğa ile iletişimde olmak, dengelenmek ve uyumlanmak zihin ve beden sağlığımızı doğrudan etkiler. Doğada yürüyüş yapmak ruh halinizi, özgüveninizi ve bedensel sağlığınızı destekler; stres, yalnızlık, umutsuzluk gibi duyguları azaltır, Doğanın anlatmaya çalıştıklarını gözlemlemek ve bize sunduğu öğretileri anlayabilmek için doğa yürüyüşlerine zaman ayırabilirsiniz.

Doğa ile uyumlanabilmeniz için İstanbul ve çevresindeki yürüyüş rotalarını sizin için derledik.

İstanbul ve çevresindeki yürüyüş rotası seçenekleri

Belgrad Ormanı: Sarıyer’de bulunan Belgrad Ormanı birçok parkuru ile şehrin içinde doğa yürüyüşü imkanı sunuyor. İster uzun, ister kısa bir yürüyüş yapabilir ya da piknik alanlarında kahvenizi içebilirsiniz.

Uçmakdere: Tekirdağ Şarköy’de yer alan bu parkur özellikle orta veya zor seviyede bir yürüyüş parkuru arayanlara hitap ediyor. Keyifli toprak yollar ve yamaçlardan oluşan bu parkuru dilerseniz yürüyerek dilerseniz ise bisiklet ile tamamlayabilirsiniz.

Polenezköy: İstanbul’da çok uzaklaşmadan bir doğa yürüyüşü için Polenezköyü’ü tercih edebilirsiniz. Şehirden uzakta ve doğanın içinde temiz havanın tadını çıkartabilirsiniz. Birçok restoran ve otel seçeneği sunan Polenezköy’de konaklayabilir ve güne köy kahvaltısı ile başlayabilirsiniz.

Saklıgöl: İstanbul’a 50km uzaklıkta, Şile’de bulunan Saklıgöl parkuru yaklaşık 2-3 km uzunluğunda kolay bir parkur sunuyor. Sakin bir yürüyüşün ardından göl kenarında dinlenirken manzarayı seyredebilirsiniz.

Erikli Yaylası: İstanbul’a 1,5 saatlik uzaklıkta Yalova’da bulunan Erikli Yaylası, hafif eğimli ve orta zorlukta bir rotaya sahip. Dilerseniz yürüyüşünüzü kısa tutup Erikli Şelalesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.



Aleyna Tepe

1997 yılında İstanbul’da doğan Aleyna, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans eğitimine Bahçeşehir Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında devam ediyor. Çocukluğundan beri duygu ve düşüncelerini yazarak ifade eden Aleyna, iyi yaşam konseptine duyduğu ilgiyi yazma tutkusuyla birleştirerek Live to Bloom’da editör olarak çalışıyor. Akademik ve deneyimsel olarak kendini...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP