“Her şer’de bir hayır vardır” derler ya; zorluklarla geçen aylardan sonra özgürleşme ve kendini tanıma yolunda atılan adımların başlangıcındayım.

Önceleri korkularımla, düşüncelerime tutsak yaşayan biriydim. Hiç farkında olmadan, güvenli alanımda yuvarlanıp gidiyordum; derinleşmeden, çabalamadan ve yüzeysel bir şekilde. Kendinin derinlerine inmemek ne kadar da huzurlu ve dinginse, iniş anı da bir o kadar sancılı oldu. İşte lohusa depresyonu bana bunu öğretti.

Ancak lohusa depresyonu deneyimimi dönüştürürken, bu süreçte bocalayanlara yardımcı olmak istedim. Çünkü bu durumu tetikleyen şey, sadece annelikle ilgili değil. Ben anne olduğum dönem, değişen hayat koşullarıma adapte olma sürecinde yakalandım, başka insanlar da farklı dönemlerinde yakalanabilir diye yaşadıklarımı dile getirmek istedim.

Yalnız değilsiniz!

Öncelikle farkında olmalıyız ki, bebek doğar doğmaz anneye dönüşmüyoruz. Bu değişime adapte olmaya çalışırken, hayatımız tamamen değişiyor. Zaman içerisinde göreceksiniz ki, güzel bir yönde değişiyor. Ancak bu sürece adapte olmak kolay mı? Hayır, çok zor!

Bu adaptasyon sırasında, kendinizi eksik hissedebilirsiniz, bütün okuduklarınız ve çevrenizdekiler aklınızı karıştırabilir, ağlayabilirsiniz ve hatalar yapabilirsiniz. Çünkü mükemmel değiliz… İnsanız ve bizi güzel yapan da tüm bunlar aslında.

Bu süreçte yardım istemekten çekinmeyin

Doğumdan sonra aynı bocalamaları ben de yaşadım. Her şeyi çok iyi yapmak istedim, yapamayınca da kendimi suçladım ve o suçluluk duygusu beni depresyona sürükledi. İyi ki sürüklemiş diyebilmemi sağlayan şey ise; ailemin ve arkadaşlarımın yanımda olduğunu görmem oldu.

Siz de destek almaktan hiçbir şekilde kaçınmayın, ben tek başıma hallederim demeyin, çünkü gereği yok. Yüklerinizi mutlaka paylaşın.

Her şeyden öte, annelik sadece kendinden feragat etmek de değil, başka bir canlıyla beraber hayata adapte olabilme sanatı bence.

Lohusa depresyonu sürecimin en büyük ilacı, korkularımın üzerine gitmek ve düşüncelerden sıyrılıp eyleme geçmek oldu. O dönemde, iyileşme sürecimi hızlandırmak ve depresyon semptomları ile yıpranmamak için ilaç kullanıp terapiye gittim. Bilişsel Davranışçı Terapi sayesinde gündelik hayatımın kalitesini düşüren düşünce yapımı değiştirmeyi öğrendim.

Biliyorum, tüm bunları yapmak için hiç enerjiniz ve isteğiniz olmayacak. Fakat zamanla göreceksiniz ki, istek eylemi takip edecek.

Lohusa depresyonu, aslında bir kendini tanıma süreci

Düşüncelerimizin tamamını kendimiz üretiyoruz; en çok değer verdiklerimizle ilgili konularda korkularımızı oluşturuyoruz. Lohusa depresyonu da tam olarak buradan kaynaklanıyor aslında; bebeğinizi çok sevdiğiniz ve iyi bir anne olmak istediğiniz için.

Bu süreci, bir kendini tanıma süreci olarak yaşamanızda fayda var. Kötü hissedeceksiniz, belki de kendinizi o dönemde tanıyamayacaksınız bile. Fakat geçecek ve yeni bir “ben” olarak mutlulukla doğacaksınız. Mutlu, özgür ve korkusuz… Çocuğunuzun tam da ihtiyacı olan bir anne olarak, kendiniz olarak. Bu özgür bakış açısını sevgi ve huzur takip edecek. Bunlar da bebeğinize verebileceğiniz en değerli hediyeler olacak. 

Kadın olmak zor fakat çok güzel… Kendinizi tanıma yolculuğunuzun tadını çıkarın, paylaşın hislerinizi, iyi-kötü yönlerinizi, yakalayın an’ı ve hep sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir!