Kişisel gelişim ve alternatif tedavilerle yakından ilgilenenler için bile oldukça yenilikçi bir konsept olan ThetaHealing® zihnimizde varolan ve algımızı yöneten kalıpları değiştirmeyi hedefliyor. Sonuç olarak da bizlere yepyeni bir hayat vaadediyor. ThetaHealing®‘in ülkemizdeki temsilcisi ve uygulayıcısı Emine Arıkan ile bilinçaltını hedef alan bu sistem üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik!

İşte tüm ayrıntıları ve çalışma prensibiyle ThetaHealing®!

Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunuyum. Uzunca yıllar süren yoğun tempolu kurumsal bir hayatım oldu. 2006 yılı sonunda, Reiki Master derecemi alıp ve Usui Reiki eğitimleri vermeye başladım.

2013’de aldığım uygulayıcılık eğitimleriyle ThetaHealing® şifa tekniğini de portföyüme ekledim ve 2014’te tekniğin yaratıcısı Vianna Stibal’dan ThetaHealing® eğitmenlik sertifikasını aldım. Bu eğitmenlik eğitimini başka ThetaHealing® eğitimleri de takip etti.

2016 yılında NLP (Neuro Linguistik Programlama) ile tanıştım. Ardından, 2018 yılında da kökleri en az 5 bin yıl öncesine dayanan kadim Uzak Doğu beden-nefes-enerji sistemi ve bilgeliği olan Chi Kung uygulamalarını yaşamıma kattım.

Yaptığım işe çok yönlü bir bakış açısı sunduğuna inandığım, alanda daha da derinleşmeme katkı olan Psikoloji Yüksek Lisans eğitimi ile beraber Sosyoloji lisans öğrenimime de devam ediyorum.

Bugün ThetaHealing® kapsamında farklı seviyelerde eğitimler vermeye, bireysel çalışmalarla danışanlarımın dönüşümüne tanıklık etmeye devam ediyorum. Zaman zaman yaratıcı içerikli şifa atölyeleri de düzenliyorum.

Peki ThetaHealing® nedir? Başlangıç noktasını ve çalışma prensibini açıklayabilir misiniz?

ThetaHealing® Amerikalı Vianna Stibal tarafından geliştirilmiş bir ruhsal felsefe, meditasyon ve şifa tekniğidir. İsmini teta frekansından alan ThetaHealing®, varoluşun kaynağından gelen yaşam enerjisini kullanarak bedensel şifalanmaya olanak sağladığı gibi, bize olumlu yönde hizmet etmeyen ve sürekli tekrarlayan inanç kalıplarını, olumsuz kodları ve bilinçaltı engellerini çok hızlı bir şekilde değiştirip dönüştürmeye de yardımcı oluyor.

Psişik yetenekleri güçlü olarak doğan Vianna Stibal, doğumundan itibaren yaşadığı bazı rahatsızlıklar nedeniyle şifa konularına da yönleniyor; Tao, beslenme ve bitkisel terapi yöntemleri ile de yakından ilgileniyor. 1995’te bacağında iyileşme olasılığı olmadığı söylenen bir tümör tespit ediliyor. Kendini şifalandırıyor ve tıbbi bir müdahale olmadan tümörden tamamen arınıyor.

İşte böylece bugün ThetaHealing® diye tanıdığımız teknik doğmuş oluyor. Bu tekniği önce kendisine gelen danışanlarında uyguluyor, sonra da eğitimlerini vermeye başlıyor. Zaman içinde gelen çeşitli vakalarla yeni yöntemler eklenerek daha da gelişiyor; 2000’de inanç çalışması, 2003’te his yüklemesi yöntemleri ekleniyor ki bunlar bugün tekniğin bel kemiği gibi düşünülebilir.

Vianna, EEG aletiyle yapılan yüzlerce denemeden sonra yaptığı şeyin teta frekansında çalıştığını keşfediyor ve tekniğine ThetaHealing® ismini veriyor. Beynimiz gün içinde beş farklı frekansta yayın yapıyor. Teta ise uykunun rüya bölümünde yani REM uykusunda aktive olan dalga boyudur. Araştırmalar bizim bilinçaltı kayıtlarımızın bu frekansta tutulduğunu gösteriyor. Yani o frekansta iken bilinçaltındaki kayıtlara ulaşmak ve onları dönüştürmek daha kolay oluyor.

Ayrıca Vianna Stibal, teta frekansının bizim bilincimizden daha yüksek bir bilinçle, varoluşun kaynağı ile bağlantıya geçtiğimiz frekans olduğunu da ifade ediyor. Günümüzde nörobilim de bunu destekleyen bulguları sunuyor bize.

Vianna o kaynağı; “tüm varoluşun içinden kaynaklandığı ve tüm varoluşu bir adada tutan saf, öz enerji” diye tanımlıyor ve “Her şeyin Yaratıcısı” diye sesleniyor. Bizim tüm hücrelerimizin çekirdeğinde o öz enerjiden bir parça olduğunu ve teta frekansında olduğumuzda o enerjiyle birlikte titreştiğimizi söylüyor.

Bahsedilen seviye, kuantum olasılık seviyesidir. Ve biz o seviyede gözlemci konumunda olduğumuzda Yaratıcı’nın şifalarına tanıklık edebilmeyi, yaşamımızda dönüştürmek istediğimiz şeyleri tezahür ettirebilmeyi deneyimleriz.

Bizim kültürümüzdeki “istiare rüyası, istiareye yatmak” denen uygulama tam da bunu yapmayı hedefler bana göre. Öz enerji ile buluşmak ve oradan bilgi almak. Yani Vianna’nın da dediği gibi eskiler bunu zaten biliyordu, biz şimdi bu zamanda yeniden keşfediyoruz sadece.

Bu seanslardan sonra gözlemlediğimiz faydalar nedir? Profesyonel olarak sizin de görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

ThetaHealing® bana göre çok başarılı bir kendine yardım (self-help) tekniği. Bilincimizin farkında olmadığımız kısmı farkında olduğumuz kısmından çok daha büyük. Araştırmacılar bunun yüzde 88 ila 12 gibi bir orana sahip olduğunu tahmin ediyor, yani yaşamımızın ancak yüzde 12’sini bilinçli kararlarla yönetebiliyoruz ve yüzde 88 çok da farkında olmadığımız süreçlerle yönetiliyor.

Bunların çoğu anne karnında ve erken çocukluk dönemimizdeki öğrenmelerden oluşurken, önemli bir kısmı da genetik aktarımlardan ve kolektif bilinçten aldığımız ortak inançlardan oluşmakta.

Eski deneyimlerde öğrendiğimiz, o an işimize yarayan bir program artık günümüzde bize hizmet etmek yerine kısıtlıyor olabilir. Bunu da ancak tekrar eden döngüleri, gerçekleşmeyen hedefleri ve kendimizi sabote ettiğimiz alanları fark ettikçe anlayabiliyoruz.

Bu davranışlar sağlık konuları, ilişki konuları, kariyer konuları, öz değerle ilgili konular, yaşanan travmatik olaylar ve gelecek hedefleri gibi çok çeşitli konularda oluşabiliyor. Çalışmada hedefimiz durumla ilgili kök inançları bulup dönüştürmek.

Geçmişte yaşanan olay silinemez ama o olaya verdiğimiz anlam değişir, yeni bir nöron bağlantısı oluşur ve bu da yeni seçenekler yaratır.

Danışanlarımın duygu durumları, kendilerine ve hayatlarına bakışları değişiyor. Daha önce göremedikleri seçenekleri görebiliyorlar ve yeni bakış açıları geliştirebiliyorlar. Bu da yaşamda yepyeni deneyimler getirebiliyor. Bazen tek bir programınızı değiştirmek geleceğinizi tamamen dönüştüren bir etki yaratıyor.

Ancak burada şunu belirtmek isterim, burada üçlü bir çalışma söz konusu, varoluşun kaynağının enerjisi, danışan ve bir uygulayıcı. Yani bu uygulayıcının tek başına yaptığı bir şey değil. Dönüşmeye açık gelen bir danışanın samimi katkısı çok önemli.

O nedenle kimseyi bir çalışmaya gelmeye zorlamayın derim her zaman, evrende özgür irade yasası var, kişi ancak kendisi içten isterse dönüşüme izin verebilir.

Kazı çalışması nedir? Kısaca bu çalışmayı anlatabilir misiniz?

Vianna’nın önce kendisini şifalandırarak tekniği keşfettiğini söylemiştim. Sonra da gelen danışanlara uygulamaya başlıyor. İlk başta gelenler daha fizyolojik sorunlarla gelenler oluyor. Bazı danışanlara yöntemi defalarca uygulasa da iyileşmediklerini görüyor.

Bunun nedenini incelediği zaman ise bu vakalarda “ikincil kazanç” denilen olguyu görüyor. Yani kişilerin hastalıkları daha önce öğrenilmiş programlar nedeniyle bırakmadıklarını keşfediyor. Kişinin izniyle bu programlar değiştirildiğinde, ona hizmet edecek yeni programlar verildiğinde hastalığı bıraktığını deneyimliyor.

O zamana kadar sadece fiziksel anlamda şifalanmalara aracılık eden yöntem artık yaşamın her alanında dönüşümler yapabileceğimiz bir zihin, beden, ruh yöntemine doğru evrilmiş oluyor. İşte ThetaHealing®’de bu, bizi sınırlayan, artık bize hizmet etmeyen programları, inançları bulma yöntemine “kazma inanç çalışması” deriz. Yaşamda hemen her alanda takıldığınız her konuda bunu uygulamak mümkün.

Soy ağacımız bizi nasıl etkiliyor? Bize ait olmayan, ‘miras’ aldığımız korkular, endişeler ve kalıplar konusunda ThetaHealing®’in etkisi var mıdır?

Aslında ThetaHealing®’de bir genogram (soyağacı) yöntemi yok. Fakat atalardan aldığımız genetik kodları kazma yöntemiyle bulabildiğimiz teknikler var. Benim bireysel çalışmalarda uyguladığım yöntem, psikoloji eğitimimde genogram ile tanışmam sonucu oldu.

Bu yöntemi ortaya koyan psikologlar diyor ki, aile sistemi de kendi içinde bir enerji sistemidir ve Gestalt prensibi burada da geçerlidir. Yaşanan deneyimler, duygular kaybolmaz ve diğer nesillere aktarılır. Neslin devamını sağlamak için oluşan bilgiler genlerle aktarılıyor, ancak iyi-kötü gibi bir ayrım yapılamadığı için öğrenilmiş pek çok iyi şey aktarılırken (belli yetenekler gibi mesela) kötü diyebileceğimiz şeyler de aktarılıyor.

Epigenetik alanındaki çalışmalar, soykırım mağdurlarının torunları ile yapılan çalışmalar bu konuda çokça bulgu ortaya koydu. Farelerde yapılan deneylerse travmatik bir deneyimin izinin 14. nesle kadar uzanabildiğini ortaya koyuyor.

Yine en azından üç neslin fiziksel olarak bir arada olduğunu söylemek bilimsel taraftan bir kanıt daha olacaktır. Anneannemiz annemize hamile iken fetüste ileride bizi oluşturacak yumurtalar gelişiyor, yani bebek o yumurtalarla doğuyor. Anne karnında iken annesinin tüm duygusal deneyimlerini birebir yaşıyor, dolayısıyla biz de onunla birlikte bu mirası taşıyoruz.

Tabi ki yaşamdaki her konumuz ailemizden miras alınmıyor, ama benim gördüğüm en azından birkaç önemli konuyu paylaştığımız şeklinde. Döngüleri fark ettikçe genograma olan ilgim daha da arttı.

Yaptığım şey özetle şu; genogram soyağacı yöntemi demek, aile soyağacını bir diyagram şeklinde çiziyorum ve en az 3 nesil geriye gidiyoruz. Bunu tamamen konuşarak yapıyoruz, yaşanan olaylar ve zorluklar neler not ediyorum.

Genogram ilerledikçe bağlantılar da ortaya çıkıyor. Çok ilginç açılımlar deneyimlediğimiz oldu. Hatta “Benim ailemde pek bir şey yok, her şey normal” diyen pek çok danışanın “Bayağı travma varmış doğrusu” dediğine tanık oldum.

Çünkü o ailenin içine doğduğumuzda birçok durumun bir travma olduğunu fark etmiyoruz, onu doğal algılıyoruz ve kendi yaşamımızla bağını da çoğunlukla kaçırıyoruz.

Genogram çizimi bittiğinde danışanın yaşamındaki döngülerle paralellik olan konular için ThetaHealing® ile çözümlemeyi yapıyoruz ve seansımıza devam ediyoruz. Yani ben bu soyağacı yöntemini bireysel çalışmalarım için özel bir kazma tekniği olarak uyguluyorum diyebilirim.

Kolektif bilinç hakkındaki düşünceleriniz nedir? Bir insanın yaptığı çalışma, açılım, bütünü nasıl etkiler?

Nasıl ki eski nesillerin deneyimleri bizleri etkiliyorsa epigenetikten dolayı, bizim yapacağımız dönüşümler de hem geriye hem ileriye doğru tüm nesilleri etkileyebiliyor.

Epigenetik ve hücre biyolojisi; genleri çalıştıran ve tetikleyen şeyin çevresel faktörler olduğunu söylüyor. Genler için çevresel faktörlerse bedende olan durumlar, düşünce ve duygular. Yani biz zihnimizde ve duygularımızda değişim yarattığımızda genlerimizi yönetebiliyoruz.

Biz ThetaHealing® ile bir programı dönüştürdüğümüzde, o genetik inanç düzeyimizde tıpkı cep telefonlarımızdaki uygulama güncellemesi gibi aynı genetik koda sahip tüm nesillere enerjisel bir mesaj gidiyor, yüksek benleri onaylarsa onlar da güncelleniyor.

Özetle siz kendi üzerinizde dönüştürdüğünüz her olumsuz durum için hem sizden önceki hem de sizden sonraki nesil için bir çalışma yapmış oluyorsunuz.

Vianna yedi nesilden daha önceki atalarımızın deneyimlerinin artık kolektif bilince aktarıldığını söylüyor. Kolektif bilinç, türümüze ait tüm anıların ve oluşan tüm bilginin depolandığı bir bilgi bankası gibi düşünülebilir.

İnorganik maddeler yani cansız maddeler enerji tutarlar. Örneğin siz bir nesneye dokunduğunuzda orada enerjisel bir iz, yani deneyimlerinizin izini bırakırsınız. Sizden sonra o nesneye dokunanlar da o enerjisel sizi okuyabilir ve kendi sistemine alabilir. Hem kolektif bilinçten etkileniriz, hem de onu etkileriz. Yani burada iki yönlü bir akış var.

Eklemek isteyeceğiniz başka bir nokta var mı? Okuyanların bilmesini isteyeceğiniz?

Bugün ThetaHealing® uygulayıcıları tüm dünyada 800 bini aşmış durumda, 180’den fazla ülkede uygulanıyor, 15 ülkede eğitmenlik eğitimleri veriliyor. Ülkemizde de bu yaz ilk kez eğitmenlik eğitimleri verildi. Şubat-Mart ayında yeni eğitimler için Vianna Stibal tekrar İstanbul’a geliyor. ThetaHealing® uygulayıcısı olup eğitmen olmak isteyenler kaçırmasınlar derim!

Son olarak, ilgilenen kişiler ThetaHealing®’in eğitimi alabilir mi?

Evet, ThetaHealing® öncesinde başka deneyim ya da bilgi gerektirmeyen, üç günlük temel eğitimle kolaylıkla herkesin öğrenebileceği bir teknik.

Vianna’ya olan saygım özellikle bu nedenle çok büyük. Bu kadar sezgisel bir tekniği herkese öğretebilecek bir basitliğe indirebilmek çok büyük bir katkı. Başta da belirttiğim gibi ThetaHealing® bana göre çok etkili bir kendine yardım yöntemi, kendi hızınızda kullanabiliyorsunuz. Birçok öğrencimiz bunu profesyonel olarak kullanmak için değil kendisi ve yakınları ile çalışmak için alıyor.

Çünkü yaşam sürekli ileriye akıyor, ilerledikçe alttaki programlar tetiklenebiliyor, o zaman da elimizde kolay ve hızlı bir yardımcı olması harika değil mi?

ThetaHealing®’in temel eğitiminden sonra devam etmek isterseniz pek çok seviyeye uygun başka eğitimleri var. Her biri başka pencereler açıyor. Ne kadarını alıp almayacağınız sizin hedeflerinize göre değişiyor. Kimi öğrenciler tek eğitimi yeterli bulurken, kimisi biraz daha ilerlemek isteyebiliyor.

Burada her şeyi aktarabilmek pek mümkün değil tabi. Daha fazla bilgilenmek isteyen okurlar belki YouTube kanalımı takip etmek isteyebilir. Yaklaşık üç ay önce başta ThetaHealing® olmak üzere ilgilendiğim konuları işlemek üzere İyi Düşün İyi Olsun adını verdiğim bir kanal açtım. Öncelikle merak edilen, sık sorulan konulardan başladım. Yakında seveceğinizi umduğum uygulamalı çalışmalar, meditasyonlar da eklenecek!

İlginizi çekebilir: Reiki Uygulaması ile 3 Adımda Dönüşümü Keşfedin