Yaz aylarını arkamızda bırakarak yüzümüzü eylüle döndük. Güneşi izleyerek oluşturduğumuz on iki aylık takvimde yerini alan eylül ayı, birçok bakımdan bizi içsel olarak başlangıçlara götürür.

Modern zamanlarda unuttuğumuz doğa ahengini hatırlatır. Hasat ayıdır; yaz boyunca ektiğimiz fikirlerin, güneşin başlatıcı etkisiyle çatlamış tohumların mahsüllerini aldığımız aydır. Ne yazık ki, gelişmiş hizmet sektörü ve maddi dünya bizi hem kendi doğamızdan hem de dışımızdaki doğal çevreden her geçen gün uzaklaştırdığı için doğanın ahenginden ayrı bir realitede yaşıyoruz.

Eylüle daha yakından bakabilmek için gerçek Kadim uygarlıklardan biraz destek alalım. Eylül, Elul olarak Babil’den gelen bir kelime ve hasat anlamına gelir. Aynı şekilde İbranice’de de Elul olarak geçer. Yaz sonrası dönem olarak bilinen bu dört altı haftalık zaman dilimi, toprak elementiyle ilişkilidir. Topraklanma, köklenme, yeni başlangıçlara uyumlanma mesajları taşır.

İlginizi çekebilir: Topraklanma ile Enerjinizi Doğadan Alın

Hayatını görünmeyenin ahengine göre düzenlemeye, kendini keşfetmeye çalışan dostlar olarak yaşamdaki her şey bizim için öğretici, keşfedilmesi, hatırlanması gereken detaylardır. Yaz, güneşin masmavi gökyüzünde parlaması ve bütün güzelliğinin yanında fırsatların görünürlüğü için oluşmuş bir oktavdır.

Kendini arayanlar için zaman ve mekan içinde hareket etmek; işaretleri takip etmek ve oktavları izlemektir. Eğer anın içindeki enerjiye uygun çalışmalar yaparsanız doğa tarafından desteklenirsiniz. Biraz da zamanı ve mekanları nasıl izleyeceğimize dair fikirler elde etmeye çalışalım. Yapacağımız çalışmalar ile doğal olarak oluşan oktavları birleştirirsek destekleyici etki artacaktır.

Ahengi yakalamak neden önemli?

Örneğin Druidler (Kelt rahipler) çalışma oktavlarını doğanın döngülerine, dönemlerine göre ayarlar. Mevsimlerin içsel bilgeliğini, kendi iç doğalarında gözlemeye çalışırlar, onunla birlikte kapanıp yine onunla birlikte açılırlar. Bu ahenk bize ne getirir? İnsanlık olarak unuttuğumuz, parçası olduğumuz bütünü hissetmemize yardım eder.

Bu, günümüzde yaşadığımız kök çakra sorunlarının başında gelen bir konudur. Fazla hareket ya da az hareket gibi aktivitelerle çakramızı dengeye gelmeye çalışırız. Tabii birçok yeme alışkanlığı da bu enerji alanındaki sorundan kaynaklanıyor olabilir.

İlginizi çekebilir: Reiki ile Çakralardaki Enerji Akışını Nasıl Dengeli Hale Getiririz?

Şu an toprak elementindeyiz, önümüzde metal elementi arkamızda da ateş elementi var. Yakında güneş azalacak, uzun geceler başlayacak. Gece ve gündüz kavramları bu dönemlerde daha da fazla sembolik anlamlar içerecek.

Toprak elementi, toprağın besleyen ve büyüten enerjisine işaret eder. Toprak, almak için bir kaptır. Kabı temiz tutmak bizim sorumluluğumuzdadır. Bu zamanlarda biraz daha fazla meditasyona ağırlık verebiliriz. Şöyle bir soru uygun olabilir: “Hayatımda almak istediğim sonuçlar neler?”. Eğer oturarak meditasyon bizler için zorsa daha hareketli meditasyonları deneyebiliriz.

İlginizi çekebilir: Meditasyona Neden Mutluluğa İhtiyaç Duyarken Başlarız?

Bu ay toprak elementine yönelik beslenmek bize iyi gelebilir. Neye ihtiyacınız olduğunu, ne yemek istediğinizi içinize sorun. Cevap gelecektir. Gelen cevabı doğru mu yoksa şöyle olabilir miydi diye şüphe etmeden sakince dinleyin. Bedenin derin bilgeliği size seslenecektir. Bir süre sonra kendi içimden mi geliyor yoksa taşıdığım benliklerden mi geliyor gibi sorulara da yer kalmayacaktır.

Bu dönemde uykular da yeterli olmayabilir, dolayısıyla kendinize çok yüklenmeyin. Eğer hafta sonu evde kalıp bir şeyler okumak istiyorsanız bu içinizin topraklanmak istediği anlamına gelebilir. Sadece kulak vermeyi ve özümsemeyi deneyin, gerisi gelecektir.

İlginizi çekebilir: Uyku Meditasyonu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP