YAZAN: ALEYNA TEPE

Terapi, iç dünyanıza bakmanızı, deneyimlerinizi ve hikayenizi yeniden gözden geçirmenizi sağlayacak dönüştürücü bir yolculuktur. Terapiye başlamak ve kendinizle daha derin bir ilişkiye girmek, zihinsel sağlığınızı etkili bir şekilde yönetmek faydalı ve önemli bir adımdır. Terapiye başlama kararı verdikten sonra ise terapiste karar verme aşaması başlar. Birçok terapistin ve terapi ekolünün olduğu düşünüldüğünde ise kendinize en uygun olanı bulmak biraz daha zor bir hal alabilir. İhtiyaçlarınıza, isteklerinize ve size en uygun psikoterapi ekolüne karar vermenizi kolaylaştırmak için bazı yaygın psikoterapi ekolleri detaylarını ve seçiminiz sırasında dikkat etmeniz gerekenleri sizin için araştırdık.


Psikodinamik terapi

Psikodinamik terapi ekolü, uzun vadeli bir yaklaşım olan psikanalizden yola çıkılarak geliştirilmiş bir terapi ekolüdür. Psikodinamik terapi, ruhsal sıkıntıya katkıda bulunabilecek her türlü düşünce, duygu veya eylem hakkında serbest şekilde konuşmaya teşvik eden bir terapi modelidir. Konuşmanın gücünden faydalanır, güncel konular, hayaller, çocukluk ve geçmiş deneyimler, rüyalar gibi birçok konu hakkında konuşarak tedavi etmeyi hedefler. Bilinç dışı motivasyonları ve eylemlerin arkasındaki nedenleri daha iyi anlayarak, daha sağlıklı tepkiler vermeyi, neyi, nasıl ve neden yaptığınızı anlamayı sağlar. Danışanların kendilerini incelemesini, izlemesini ve keşfetmesini, böylece hayattaki seçimlerinde daha dengeli olmalarını sağlar.

Duygularınızı, eylemleriniz ardındaki motivasyonunuzu yüzeye çıkarmak ve kendinizi daha yakından incelemek istiyorsanız psikodinamik terapi sizin için uygun olabilir. Bunun yanında, depresyon ya da anksiyete gibi zihinsel rahatsızlıkların tedavisi için de etkilidir. Psikodinamik terapinin süresi tamamen kişiseldir, bir yıldan kısa sürebileceği gibi daha uzun yıllar devam eden bir yolculuk da olabilir.  

Bilişsel davranışçı terapi (BDT)

Bilişsel davranışçı terapi kısa süreli bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilir. Düşüncede mevcut olan bilişsel çarpıtmalara meydan okumayı, problem çözme, başa çıkma, süreç yönetme gibi becerilerin geliştirilmesini ve semptomları ortadan kaldırmayı hedefleyen bir terapi modelidir. Duygu, düşünce ve davranış üçgenini temel alarak tedavi sürecini yönetir. BDT seansları boyunca, zararlı düşünce kalıpları belirlenerek bunların etkilerinin ve hayata yansımalarının anlaşılmasını sağlamak amaçlanır. Bilişsel davranışçı terapi birçok farklı yöntemden yararlanır. Örneğin seanslar arası ödevler verebilir, bu sayede seansta öğrenilenleri pekiştirmek ve yeni becerilerin günlük durumlara uygulanmasını kolaylaştırmak hedeflenir.

Bilişsel davranışçı terapi ekolü, zamana dayalı bir müdahaledir ve depresyon, anksiyete, somatik sorunlar, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı, ilişki sorunları gibi problemlerin tedavisi için başvurulabilir. Seanslarda terapist ve danışan arasında bir plan belirlenerek bu plan üzerinden sistemli bir şekilde ilerlenir. Terapinin süresi, belirlenen başlıklara göre değişiklik gösterebilir, ancak psikodinamik terapi kadar uzun süreli değildir.  

Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) terapisi

Son zamanlarda sıkça kullanılan EMDR terapi modeli, işlenmemiş ve erişilemeyen travmatik anıların işlenmesini hedefler. EMDR terapi süreci aşamalar halinde çalışır, günlük yaşama yansımış geçmiş dönem deneyimlerine odaklanır. Terapist, danışan bazında, kişisel bir tedavi planı geliştirir. Ardından başa çıkma becerilerini geliştirmeyi ve bu sayede terapi süresi boyunca danışanın kendisini daha donanımlı hissetmesi hedeflenir. EMDR, göz hareketlerinden ve duyulardan yararlanarak geçmiş deneyimlerden kaynaklanan zorlu duyguları hissetmeyi ve olumlu inançları olumsuz inançların üzerine yerleştirmeyi amaçlar. EMDR terapisi üç yönlü olarak, yani geçmişi, şimdiyi ve geleceği temel alarak ilerler. Geçmiş deneyimlerin yeniden işlenerek danışanın duyarsızlaştırılmasını, bu sayede şimdiki ana yansıyan semptomların hafifletilmesini ve süreç boyunca geliştirilen başa çıkma becerileri ile danışanın gelecekte yeni bir bakış açısı benimsemesi hedeflenir.

EMDR, özellikle travmaya bağlı psikolojik rahatsızlıklar, davranış bozuklukları ve hayat kalitesinde düşüş yaşayan kişilerin tercih edebileceği bir terapi ekolüdür. Kısa süreli terapilerden biri olarak kabul edilir ancak terapinin süresi danışana bağlı olarak çeşitlilik gösterebilir.

Hümanistik terapi

Hümanistik terapi, amaç, potansiyel ve duygular gibi tüm yanlarıyla bireyleri ele alan bir psikoterapi ekolüdür. Danışanın hayatında neler olduğuna, kişinin potansiyeline, daha iyi bir versiyona ulaşması için gerekli yollara, büyümenin ve kendini kabul etmenin yollarını keşfetmeye odaklanır. Genel olarak seansı danışan yürütür. Terapist danışanı aktif olarak dinler ve gerektiği noktalarda devreye girerek sorular sorar. Hümanistik terapi yaklaşımı kendi içinde de çeşitlilik gösterir. En yaygın hümanistik terapi modellerinden ikisi varoluşsal terapi ve gestalt terapidir.

Varoluşçu terapi yaklaşımında, hayat seçimleri, seçim yapma özgürlüğü ve sorumluluğu gibi konular temel olarak alınır. Terapi süreci boyunca, hayatın belirli dönemlerinin ne anlama geldiğine ve danışanın hayatta bir anlam arayışına yönelik konulara odaklanılır. Gestalt terapisinde, ilişki ve aile çatışmaları gibi çözülmemiş sorunların duygusal ve ruhsal iyi oluşu nasıl etkilediği konusuna odaklanılır. Gestalt terapisi, şimdiki zamana odaklanır ve genellikle rol yapma, görselleştirme gibi yöntemlerle gelecekteki farklı senaryoları canlandırmayı ve bunlar karşısında danışanın tutumunu yönetmeyi hedefler.

Seçim yaparken nelere dikkat edilmeli?

Farklı seçenekler varken, belirli bir tür terapiye kendinizi adamak ya da en doğrusuna karar vermek stresli ve bunaltıcı olabilir. Psikoterapi ekolleri ve kişisel deneyimleriniz hakkında biraz düşünmek size en uygun ekolü seçmenize yardımcı olabilir. Terapistlerin birçoğu farklı psikoterapi ekollerinin bir arada kullanılmasından da faydalanır.

Terapi yolculuğunda zaman zaman bir yaklaşımı denemek, sizin için çalışmadığını fark etmek ve farklı bir ekolü denemek tamamen normaldir. Bir ekolün size uymaması gibi, terapistinizle de uyuşmadığınızı hissedebilir ve yeni bir terapist arayışına girebilirsiniz. Terapi süreci, terapistinizle derin bir bağ kurmanıza, konuşmaya zorlandığınız konuların gündeme gelmesine sebep olabilir. Dolayısıyla zaman zaman zorlanabilirsiniz, süreç boyunca sizin için en uygun ortamı sağlamak oldukça önemlidir. Dolayısıyla, başlarda terapist değiştirmekten ya da farklı bir terapi ekolü denemekten çekinmemeniz önemlidir.



Aleyna Tepe

1997 yılında İstanbul’da doğan Aleyna, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans eğitimine Bahçeşehir Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında devam ediyor. Çocukluğundan beri duygu ve düşüncelerini yazarak ifade eden Aleyna, iyi yaşam konseptine duyduğu ilgiyi yazma tutkusuyla birleştirerek Live to Bloom’da editör olarak çalışıyor. Akademik ve deneyimsel olarak kendini...

DAHA FAZLASINI OKU


BLOOM SHOP