Son zamanlarda en popüler kilo verme yöntemi, haftanın bazı günleri ne isterseniz yemeniz fakat diğer günler ise hiçbir şey yememeniz! Tuhaf geldi değil mi?

Intermittent fasting (“aralıklı oruç diyeti”) olarak adlandırılan temelinde, İslam, Yahudi, Budist ve Hindu dinlerindeki oruç tutmaktan çokta farklı olmayan bir zayıflama yöntemi. Tabi biri kilo vermek üzere yapılırken, diğeri ise inanç esasına göre yapılmakta! Konumuza dönersek, yapılan bilimsel araştırmalara göre, aralıklı oruç diyeti’nin (“IF”) geleneksel diyet yöntemlerinde olduğu kadar etkili bir yöntem olduğu ortaya konuldu. Bu yüzden, çoğu kişi bu diyeti zayıflamak amacıyla benimsemekte ve uygulamakta!

Haksız da sayılmazlar çünkü uzun süre aç kalındığında hormonlarda birtakım değişiklikler oluyor. İnsülin seviyesi düşerken norepinefrin (noradrenalin) salınımı artıyor. Bu da zayıflamaya neden oluyor. Hormonlardaki bu değişiklik sebebiyle metabolizma hızında da en az yüzde 3,6 ila yüzde 14 civarında bir artış yaşanıyor. Bel çevresinde yüzde 4 ila yüzde 7 arası, kilonun genelinde ise yüzde 3 ila yüzde 8 oranında bir kayıp yaşanması mümkün olabiliyor.

Bu diyetin zayıflama dışında sağlık açısından başka kazanımları da bulunuyor. Vücutta meydana gelen bazı iltihap türlerinin kolayca atılmasına ve kan yağlarını düzenleyerek LDL kolesterolün düşürülmesine yardımcı olduğu biliniyor. Beyin sağlığını da etkileyen bu yöntem sayesinde Alzheimer’a karşı korunmak ve sinir hücrelerini yenilemek de mümkün olduğu bilimsel çalışmalar ile destekleniyor.

Aralıklı oruç diyetini benimseyenler arasında Silikon Vadisi’de var!

Silikon Vadisi, bu diyeti seviyor. Facebook’un yöneticisi olan Dan Zigmond, günde sadece 2 öğün yemek yiyor. Öğünlerini sabah saat 9’da ve akşam saat 17’de yiyerek araya sekiz saatlik bir dinlenme süresi bırakıyor. Yine Silikon Vadisi şirketlerinden olan One Bay Area grubu yöneticileri ise, hafta bir gün “WeFast” toplantıları adı altında bir araya gelerek yaklaşık 60 saat yemek yememenin ardından sağlıklı ve çok doyurucu bir kahvaltı yaparak günlerini tamamlıyorlar. Benimsedikleri bu diyet sayesinde, verimliliklerinin arttığını ve daha uzun ömürlü olmaya olanak sağladığını iddia ediyorlar.

Eski çağlardan beri süregelen bu yöntemin, tehlikeli bir yönü de var! Illinois Üniversitesi beslenme profesörlerinden Krista Varady, bu yöntemi ilk araştıranlardan olup 2013 yılında da “The Every Other Day Diet” isimli bir kitap yazdı.

Varady, bu diyeti uygulayan birçok kişinin baş ağrısı gibi şikayetlerinin olduğunu belirtti. Nedenini de aç kalınan sürede, yeteri kadar su içilmediğini ve susuzluğun da baş ağrısına sebep olduğunu belirtiyor. Asıl sorun, günlük su tüketiminin önemli bir kısmını yiyeceklerden sağlarız. Su ihtiyacımızın yüzde 20’sini yediklerimizden, geri kalanını da gün içerisinde tükettiğimiz su ve çaydan karşılıyoruz. Bu yüzden IF diyetini uyguluyorsanız, vücudunuzun dehidrasyona uğramaması için günde en az 14 bardak su içmelisiniz!

İlk birkaç gün zor geçebilir, sabırlı olun!

Elbette bu tip bir beslenme alışkanlığı geliştirmek ve bu düzene adapte olmak epey zaman alıyor. Bu nedenle özel sağlık sorunları olan kişilerin bu gibi diyetlere dikkatle yaklaşması ve mutlaka hekim görüşü almaları gerekir. Özellikle hamilelikte böyle diyetler uygulamak son derece sakıncalı.

IF diyetine başladıktan sonra güçsüz ve zayıf, yorgun ve bitkin hissederseniz, kendinize biraz zaman verebilirsiniz. Eğer bu etkiler devam ediyorsa, bu diyeti uygulamaktan vazgeçip bir hekime başvurmalısınız.

Kaynak: Mayo Clinic, WebMD, Business Insider

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP