Instagram @belovedstroies

Düzenli ilişkisi olan birçok arkadaşımın bir araya gelince konuşmaya epey hevesli olduğu bir konu var: Cinsellik!

Erkekler arasında bu konu ne kadar konuşuluyor bilmiyorum ama kadınlar arasında kişinin kendi cinsel hayatıyla karşılaştırmak için sorduğu pek çok soru olabiliyor. Bu biraz da kadınların cinsellikle ilgili yeterince bilgilendirilmediğinden kaynaklanıyor. Kabul etmek istemesek de en modern bakış açılarına sahip insanlarda bile cinsellik konusunda bir mahalle baskısı var.

Bu baskı artık kafamızda yer etmiş durumda ancak bu konuda sorunumuz yokmuş gibi düşüncelerimizi dile getirmeye devam ediyoruz. Neticede de “sağlıklı” ya da “normal” bir cinsel hayatın nasıl olması gerektiğini içten içe sorgulayıp kendimizinki başkasınınkinden farklıysa mutsuz oluyoruz.

Bu konuda sürekli karşılaştığım 2 soruya sizin için cevap vermeye çalışacağım;

Sağlıklı bir ilişkide haftada ya da ayda hangi sıklıkla birlikte olunmalıdır?

Her ilişki kendisine özgüdür. 20 yıldır evli olan ve evlendiği günden beri cinsel ilişki kurmayarak mutlu olan insanlar olduğu gibi, her gün işe geç kalacak kadar çok cinsel hayatı olan insanlar da var etrafımızda. Partnerler hangi durumda mutlu oluyorsa ideal olan sağlıklı cinsel ilişki odur.

Kinsey Enstitüsü’nün yaptığı araştırma bize bazı veriler sunuyor; 18-29 yaş arasındakiler yılda ortalama 112, 30-39 yaş arasındakiler yılda ortalama 89, 40-49 yaş arasındakiler ise ortalama 69 kere seks yapıyor. Ortalama rakamlar veren araştırma, bize bu ortalamanın altında ya da üzerinde insanlar da olduğunu belirtiyor.

Seks ile ilgili ideal rakamımız, partnerimizle yakaladığımız uyuma göre değişir. Yani en yakın arkadaşımızın partneriyle yakaladığı uyumun bizim cinsel hayatımıza herhangi bir katkısı olmayacaktır.

İdeal bir ilişkide iki tarafın aynı anda orgazma ulaşması mı gerekir?

Bazı dile getirilen efsaneler var. Hatta 5 kişilik bir arkadaş grubunda en az 2 kişi partneriyle aynı anda orgazma ulaştığını söyleyecektir. Harika bir deneyim ve zamanlama olabilir, ama bu cinsel olarak uyumlu olup olmadığınızı belirlemez.

Peki  zevk almak sadece orgazma mı bağlıdır? Tabi ki hayır. Hiç orgazm olmuyor da olabilirsiniz ya da belki de olduğunuzu fark etmiyorsunuzdur. Ama bu keyif almadığınız anlamına gelmez.

Seks  bütünsel bir aktivitedir, sadece orgazma ulaşmak olarak düşünülmemelidir. Seksi bir dokunuşun, partnerle kurulan bir göz temasının, öpüşmenin ya da ön sevişmenin verdiği haz olmadan sağlıklı bir cinsellik düşünülemez.

Cinsel hayatınız sizi ve partnerinizi mutlu ediyorsa başkalarının ‘’normal’’ olan cinsel standartlarını irdelemeye gerek duymayın. Eminim, kime sorsanız ilişkileri muhteşemdir. Bu konularda çok fazla dürüstlük ve kesin sonuçlar beklememek gerekir. Tek düşünmemiz gereken, kendi cinsel hayatınızın sizi mutlu edip etmediğidir.

Normal seks hayatı diye bir şey yok. Normal gibi gördüğümüz çoğu şey de bir süre sonra cinsel uyumunuzu aşağılara çekebilir. Örneğin, sabit kalan bir çift olmayın. Cinsel ilişkilerinizi yatak dışında, farklı yerlere taşıyarak duruma heyecan katın. Belirli bir saatte seks yapmak zorunda da değilsiniz, istediğiniz zaman birlikte olun.

Cinsel hayatınızı özellikle böyle “normalliklerden” uzaklaştırmanızı tavsiye ederim, zamanla bu heyecan başka heyecanları da doğuracaktır. Kısacası risk alın ve mutlaka rutini kırın.

İlginizi çekebilir!