Dünya var olduğundan beri bir ısınmış, bir soğumuş. Bu doğal bir süreç aslında! Doğal olmayan ise insan etkisiyle bu değişikliğin hızlandırılmış olması.

Bildiğiniz gibi tüm faaliyetlerimizin sonucu doğrudan veya dolaylı olarak ortaya çıkan sera gazları (karbondioksit, metan, nitrusoksit gibi), yaşadığımız iklim değişikliği kabusunun sebepleri. Diğer sera gazlarına kıyasla daha yaygın olan karbondioksit gazı, fosil yakıtların kullanıldığı her türlü faaliyette kimyasal tepkime sonucu, kaçınılmaz bir ürün olarak ortaya çıkıyor. Yani, fosil yakıtların bulaştığı her şey iklim değişikliği ve sebep olduğu olumsuz sonuçlara biraz daha yaklaştırıyor bizleri.

Aslında bizler, hayatımızın her anında, attığımız her adımda hızlı ilerlemekte olan iklim değişikliğine bir odun daha atıyoruz!

Çünkü etrafımızda gördüğümüz hemen her şey fosil yakıt temelli üretim sisteminin bir parçası. Yediklerimiz, içtiklerimiz, pişirdiklerimiz, giydiklerimiz, evlerimiz, seyahatlerimiz, arkadaş buluşmalarımız, işimize gitmemiz, evimizi ısıtmamız-soğutmamız, kozmetik ürünlerimiz, teknolojik ürünlerimiz, tüm alışverişlerimiz, hatta düğünler bile… Aklınıza gelen her şey!

Bu noktadan sonra hem olabildiğince az karbondioksit (diğer sera gazları da dahil olmak üzere) salınmasını sağlamamız hem de şu ana kadar atmosfere salınmış mevcut karbondioksiti, karbon yutaklarına hapsetmemiz gerekiyor. Ormanlara, okyanuslara veya toprağa gibi. Başka bir ifade ile dağıttığımız ortalığı toplamamız lazım!

Hesaplama tamam! Ya sonrası?

Karbon ayak izi hesaplamaları burada devreye giriyor. Ne yaparak ne kadar sera gazı salınımına neden olduğunuzun karbon eşleğini hesaplayabiliyorsunuz (örneğin bu linkten hesaplayabilirsiniz).

Ancak tüm faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazlarının hesaplanmasının karmaşıklığı ve veri yetersizliği nedeniyle karbon ayak izi hesapları daha çok ulaşım ve buna bağlı karbondioksit hesaplaması pratiğine dönüşmüş demek yanlış olmaz.

İnternette kolaylıkla bulabileceğiniz hesaplama araçları ile örneğin, İstanbul- Ankara arası bir uçuşta, bir yolcu için yaklaşık 0.12 ton karbondioksitin atmosfere salındığını öğrenebiliyorsunuz. Bu uçuşunuzun karbon ayak izini ortadan kaldırmak için 0.91 Sterlin değerinde karbon telafi (“carbon-offset”) maliyeti ödenmesi gerektiği de hesaplama sonucu ortaya çıkıyor.

Ülkeler, şirketler ya da bireyler; Kyoto Protokolü kapsamında bir çare mekanizması olarak geliştirilen carbonoffset sayesinde dünyanın bir ucundaki projelere destek olup atmosfere saldıkları karbondioksiti telafi etmeye çalışıyorlar. Örneğin Uganda’da bir ormanlaşma ya da yenilenebilir enerji projesi ya da uzak diyarlarda bir köydeki ampullerin enerji tasarruflularla değiştirilmesi gibi. Ancak bu sistemde güven konusu büyük bir sorun teşkil ediyor. Bağışladığınız para gerçekten bu projelere gidiyor mu ya da amacına hizmet ediyor mu, bilinmez?

Örneğin, Coldplaykarbonsuz albüm çıkarmayı kafa koyunca, Coldplay hayranlarının bağışlarıyla Hindistan’a 10 bin mango ağacı diktirmiş fakat kısa sürede ağaçların %40’ı kurumuş.

Çözüm arayanlar VS Benden sonrası tufancılar!

Daha önce de belirttiğim gibi, karbon ayak izi kapsamında, genellikle pek çok sektör (örneğin gıda, giyim gibi ve karbondioksit harici diğer sera gazları) ihmal edilerek daha çok ulaştırma kaynaklı karbon salınımı hesaplanıyor. Bu durum, bir bireyin sebep olduğu tüm karbon ayak izini hesaplamak için kısıtlı olsa da, kişisel olarak iklim değişikliğine etkimizi kısmen somutlaştırması açısından çok güçlü bir araç. Öte yandan, karbon telafisi uygulamalarının başarısı tartışma konusu olmakla beraber, bireylerin ve markaların, sorumluluk almasına olanak sağladığı için öylece hayatına devam eden “benden sonrası tufancılardan” daha yararlı olduğu kesin!

Karbon ayak izimizi nasıl azaltabiliriz?

Ulaştırma eksenli önlemler (daha az uçak ve özel araç kullanımı veya daha fazla toplu taşım kullanımı gibi) ilk akla gelenler olsa da bir çok alanda yapabileceklerimiz var! Örneğin daha az kırmızı et tüketmek, yerel gıda ürünlerini tercih etmek, pamuklu veya polyester kıyafetler yerine keten ürünler kullanmak karbon ayak izinizi daha da hızlı bir şekilde azaltacaktır.

Birim Mor

1984 yılında Ankara'da doğan Birim, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde lisans eğitimini 2007 yılında tamamladı. İsveç’te Swedish University of Agricultural Sciences (SLU) Kentsel ve Kırsal Kalkınma Bölümü’nde Çevresel İletişim ve Çevre Yönetimi konusunda ve Jean Monnet Bursiyeri olarak Trinity College Dublin (TCD)’de Çevre Bilimleri dalında yüksek lisans derecelerini aldı....

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP