Kaygı, kişinin tehdit edici bir duruma karşı verdiği bedensel ve ruhsal tepkidir. Aslında bizi tehlikelere karşı koruyan faydalı bir histir. Bizim için tehlikeli olduğunu düşündüğümüz bir durumda kaygı duymamız, hayatta kalmamız için evrimsel süreçte kazandığımız son derece insani bir duygudur. Bizim için önemli bir mülakattan, topluluk önünde konuşma yapmadan ya da bir sınavdan önce kaygılanmamız da yine doğal bir histir ve aşırı olmadığı müddetçe de faydalıdır.

Ancak bizi olumsuz olarak ele geçirmeye başlayan kaygı durumları günlük hayatımızı etkilemeye başladıysa, kaygı bozukluğu ile karşı karşıyayız demektir. Biz de kaygı bozukluğu yaşadığımız esnada bedenimizde neler hissettiğimizi, kaygı sorununa nelerin yol açtığını ve tedavi yöntemleri ile ilgili sorularımızı Psikolog Nazlı Kocabaşa‘ya yönelttik. 

Kaygı durumunda bedensel ve fiziksel olarak ne hissederiz?

Kocabaşa kaygı halindeyken neler yaşadığımızı şu sözlerle açıklıyor: “Yoğun kaygı yaşayan kişilerde kaygı, kulaklarının dibinde durmadan öten bir cırcır böceği gibidir. Sürekli felaket senaryoları üreterek kişiyi hep rahatsız eder ve bu sebeple kişinin bazı durumlardan kaçınması artar. Bu psikolojik durum aslında bedenimizi de oldukça etkilemektedir. Kaygının hakim olduğu kişilerde mide-bağırsak problemlerine, deri hastalıklarına, baş ağrılarına ve tansiyon problemlerine sıkça rastlanmaktadır”.

Gelecek korkusu ve finansal kaygılar

Gelecek korkusu, kişinin yaşadığı andan keyif alamamasına neden olur. Kişi sürekli gelecekte yaşar, aklında geleceğe dair farklı senaryolar yaratır. Geleceği sürekli kontrol altında tutmaya çalışmak, kaygı duygusunun artmasına neden olur. Toplumsal kriz durumlarında, ekonomik belirsizliklerde ve gelecek korkusunun hakim olduğu dönemlerde kaygı sorunu daha geniş kitlelere yayılır. Kocabaşa, geçen yıllar içinde kaygı bozukluğu sebebiyle terapiye başvuranların sayısının arttığını söylüyor.

Para ise mutluluk değil kaygı getirebiliyor! Ekonomik kaygılarınız varsa, bunlar sizi fiziksel olarak da etkileyebilir. İşten çıkarılma, kredi borçları veya beklenmeyen harcamalar; ekonomik kaygı hislerini körükler. Finansal kaygıların ve gelecek korkusunun en çok gözlemlendiği gruplardan biri de yeni mezunlardır.

Kaygı hangi noktada günlük hayatımızı olumsuz yönde etkiler?

Kocabaşa, sizin kontrolünüzden çıkıp, sizi kontrol etmeye başlayan kaygının hayatınızı olumsuz yönde etkileyeceğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Kaygılarınız yüzünden bazı şeylerden kaçınmaya başlarsınız. Yapmak istediklerinizi yapamaz hale gelir, hayır demek istediğiniz şeyler için evet derken bulursunuz kendinizi. İçinde bulunduğunuz kaygı halinin sizin hayat kalitenizi ne derece etkilediğine bakarak bu konuda bir terapiye ihtiyacınız olup olmadığını anlayabilirsiniz”.

Nasıl tedavi oluruz?

Kaygı bozukluğu, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Kaygılarınız kontrolünüzden çıktığında yardım istemekten çekinmeyin. Kocabaşa, kaygı bozukluğu tedavisini şu sözlerle açıklıyor: “Kaygı bozukluklarına en iyi cevap veren terapi yöntemi bilişsel davranışçı yöntemdir. Kişinin düşünürken yaptığı bilişsel hataları, otomatik düşüncelerini, kendine dair inançlarını saptayıp bunları değiştirmeyi hedefleriz. Aynı zamanda gereken durumlarda davranışçı müdahalelerde de bulunuruz. Kaygı bozuklukları psikoterapiye iyi cevap veren psikolojik rahatsızlıklardandır”.

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP