Son zamanlar revaçta olan ketojenik diyet aslında 1920’lerde John Hopkins Üniversitesi’nde epilepsinin tedavisi için tasarlanmış bir beslenme şekliydi. Günümüzde ise yağ ağırlıklı beslenmenin kalp hastalıkları riskini azalttığının anlaşılması üzerine eskisine göre daha çok tercih edilen bir beslenme tarzı haline geldi. Buna ek olarak şeker tüketiminin kanserin yayılmasına sebep olduğunun düşünülmesi de bu diyetin ün kazanmasını sağladı.

Peki nedir bu ketojenik diyet?

Bu diyet kısaca, karbonhidratları beslenme planından tamamen çıkarma ya da tüketimini en aza indirgeme olarak özetlenebilir. Bu diyette başlıca makro besin ögesi, yani vücutta en çok kullanılan besin ögesi olan yağlar alınan tüm kalorilerin yüzde %70’ini oluşturur ve kalanlar ise %20 protein ve %5 karbonhidrat bunu takip eder.

Ketojenik diyeti başarıyla uyguladığınızda vücudunuz enerji elde etmek için karbonhidratlardan gelen glikozu yakmak yerine yağ moleküllerini yakmaya yönelir. Kaliteli yağların tüketimi ise bu diyetin en kilit noktasıdır. Avokado, işlenmemiş Hindistan cevizi ve MCT yağları, chia ve keten tohumları ve serbest otlayan hayvanlardan elde edilen süt ürünleri bu diyet için en çok önerilen besinler arasında gösterilebilir.

Karbonhidratlardan elde edilen enerji yağdan elde edilene oranla çok daha kısa ömürlüdür. İnsülinin birden yükselip düşmesine sebep olur ve bu da çabuk yorulmaya yol açar. Bu diyetle beraber insülin salınımı azalacağı için, kişi kendini dinç ve zinde hisseder ve eskisine oranla daha enerjik olur.  

Ketojenik diyet bana uygun mu?

Bunun kesin bir cevabı yok. Ne kadar kanser hastalarına ve kilo vermek isteyenlere önerilse de bu diyete sadık kalmak bir hayli zordur. Ketoziste olmak, yani vücudunuzun karbonhidrat yerine yağları yakacak duruma gelmesi için, karbonhidratları en aza indirgemek gerekse de çoğu insan bunu başaramıyor. Ketoziste olup olmadığınızı anlamak için eczanelerde satılan keton ölçme şeritlerini alarak gün sonunda idrar testi yapabilirsiniz. Ancak unutulmaması gereken bir unsur da var. Bu beslenme şeklinin uzun vadedeki olası etkileri hala bilinmiyor ve böbrek rahatsızlıklarına yol açabileceği hakkında birtakım şüpheler mevcut.

Birçok insan için ketojenik diyet 4-6 hafta arası uygulandığı müddetçe güvenlidir ancak günlük hareket miktarını da göz ardı etmemek gerekir. Örneğin yoğun egzersiz yapan biri iseniz karbonhidrat tüketiminizi biraz daha fazla tutmanız gerekecektir. Ketojenik diyeti uygulamakta kararlıysanız bunu bir uzman gözetimi altında yapmanız daha faydalı olacaktır.

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:

Kaynak: Parsley Health