Son günlerde adından sık sık bahsettiren ketojenik diyet gerçekten kilo verdiriyor, sizi güçlendiriyor ve hatta zihninizi açıyor mu?

Nedir bu ketojenik diyet?

Ketojenik denilince aklımıza ilk gelen şey limitli karbonhidrat, orta seviyede protein, bol miktarda yağ tüketim oranı olmalıdır. Bu oran sayesinde vücudunuz şeker yakımı yerine yağ yakımına alışır ve glikoz yerine yağdan gelen ketonları yakmaya başlar.

Peki bu yüksek yağ yakımının bize ne gibi faydaları olabilir?

Yüzyıllardır var olan, artık kalıplaşmış bir yargı var: yağ kötüdür, zararlıdır, kilo aldırır. Aslında yağ, vücudun yakıt olarak kullanması için glikozdan kat kat daha üstün bir enerji kaynağıdır. Glikoz gibi kısa vadeli enerji salınımları ortaya çıkarmak yerine uzun vadeli, yavaş ve kalıcı bir enerji rotası tutturur.

Biyolojik açılardan bakarsak, bir bebeğin büyümek ve enerji toplamak için aylar ve hatta yıllarca yüksek yağ oranlı anne sütüyle beslendiğini unutmamak gerekir. Aynı zamanda ketojenik diyet, kan şekerini düşürür, inflamasyonu (iltihaplanma) engeller ve zihin sağlığına önemli katkılarda bulunur.

Ancak…

Her insanın biyokimyası farklı olduğundan uygulanacak olan ketojenik diyetin bünyeye göre adaptasyona uğraması gerekebilir. Peki ya işin içine cinsiyet girerse?

Yaygın olarak kadınların daha az karbonhidrat tüketmesi gerektiğine inanılır. Yapılan araştırmalar ise tam tersini göstermektedir. Kadınların erkeklere göre daha az karbonhidrat tüketmesi ve bununla birlikte hormonlarının düzeni ve ideal vücut kilolarına ulaşabilmeleri için beslenme düzenlerine kesinlikle daha fazla yağ eklemeleri gerekir.

Karbonhidrat ve östrojen dengesi

Ketojenik diyetin erkeklere kıyasla kadınlar için daha faydalı olmasını araştırmalar şu şekilde kanıtlanmaktadır; düşük yağlı diyetler yüksek olması beklenen iyi kolesterolü düşürür, düşük olması beklenen trigliserit seviyesini yükseltir ve yüzde 25 gibi bir oranla östrojen seviyesini aşağılara çeker.

Düşük östrojen seviyesi kadınlarda bayılmalara, zihinsel hastalıklara, depresyona, vajinal kuruluğa ve gece kabuslarına sebep olur. Yüksek yağ oranlı diyetle östrojen seviyeniz dengelenebilir ve bir doktor gözetimi altında olması gerektiği seviyeyi koruyarak yaşamınıza devam edebilirsiniz.

Yapılan bir araştırmaya göre, egzersiz esnasında kadınların erkeklere göre yakıt olarak “yağ” kullandığı, erkeklerin ise kadınlara oranla “karbonhidrat” yaktığı gözlemlenmiştir. Hatta egzersiz sonrası dinlenme aşamasında bile kadınların yağ yakımına devam ettiği saptanmıştır.

Bütün bunlar kadınların enerji üretmek adına karbonhidrattan ziyade yağa ihtiyaç duyduklarını ortaya koyuyor. Fakat elbette ki, bahsedilenlerin çok genel bir yargı olduğunu her kadın için geçerli olmayabileceğini de unutmamak gerekir. Yaşa, bünyeye ve hormon seviyelerine göre yağ yerine karbonhidrata daha çok ihtiyaç duyan kadınların sayısı da oldukça fazladır.

Bir kıyaslama yaptığımızda genel itibariyle kadınların erkeklerden daha fazla karbonhidrata ya da yağa gereksinim duyduklarını kanıtlamaya dair yeterli miktarda araştırma sonucu bulunmamaktadır. Ancak bugünlük çıkaracağımız kesin sonuç, kadınların gerçekten tahmin edilenden daha fazla yağa gereksinimi olduğudur. Doğru vücut tipi için doğru diyet ve doğru analizler yapmak gerekir.

İlginizi çekebilir!

Fotoğraf: https://bojongourmet.com/2018/02/beet-poke-bowls-vegan/