YAZAN: BURCU ERBAŞ

Kalabalık önünde konuşma yapmak. Hislerimizi paylaştığımız anda reddedilmek. Daha iyisini bulamayacağımıza inanmak. Değişimi reddetmek. Hepsi çok tanıdık değil mi? Hepimiz mantıklı veya mantıksız, bir şeylerden korkuyoruz. Ve bu çok normal. Çünkü korku, yok etmemiz gereken bir kötülük değil. Aksine korkularımız hangi alanlarda büyümeye, gelişmeye ihtiyacımızın olduğunu, nelere tutkuyla bağlı olduğumuzu gösteren işaretçiler. Çoğu zaman sadece güzel taraflarıyla hatırlanan kişisel gelişim yolculukları da aslında korkularımızdan kaçmayı bırakıp onlarla beraber hareket etmeye çalıştığımızda başlıyor. Çünkü her duygumuzla olduğu gibi yüzleşmek yepyeni kapılar açarken, kaçmak veya bastırmak bizi olduğumuz yere çiviliyor. Korkular ancak kucaklandığında büyüme ile sonuçlanıyor. Söylemesi kolay ama yapması zor değil mi? Korkularla yüzleşmek için neler yapabileceğimizi sizin için araştırdım.


Neden korkuyoruz?

Korku savunma mekanizmamızın bir parçası olarak bizleri tehlikelere karşı korumak için gelişiyor. Aslında çok evrensel ve hayati olan bu duygumuzun kafası modern hayatın içerisinde biraz karışıyor. Eskiden gerçek tehditler karşısında uyanırken artık çoğu zaman gerçek olmayan, sadece zihinde gerçekmiş gibi algılanan tehditler karşısında uyanıyor. Örneğin başarısız olmaktan, reddedilmekten, belirsizlikten korkmak bunun en iyi örneklerini oluşturuyor. Sadece bizi güvende tutmak üzere uğraşan beyinlerimiz tehdit olarak belirlediği her unsurdan bizi uzakta tutmaya çalışıyor. İçinde yaşadığımız bu korunaklı dünyaya da bu yüzden “konfor alanı” deniyor.

Korkularımız bizle hayallerimiz arasında duruyor. Peki neden?

Aslında korkularımızın kendisi bize hiçbir kötülük yapmıyor. Asıl problem korkularımızın davranışlarımızı yönetmesine izin verdiğimizde başlıyor. Korku içindeyken alabileceğimiz kararların sayısı azalıyor, netliğimiz kayboluyor, yenilikleri reddetmeye, bizi mutlu etmeyen ama tanıdık gelen döngülerin içine hapsolmaya daha yatkın oluyoruz. Tam da bu anlarda korkularımızı yeniden tanımlamak, aslında önemli bir çıkış yolu sunuyor. Kişisel gelişimimiz korkularımızı sorguladığımızda, “Bu korku beni koruyor mu yoksa sınırlıyor mu?” diye kendimize sorduğumuzda başlıyor. Korkularımız aslında bize neyin önemli olduğunu, hangi alanlarda değişime, gelişime ihtiyacımız olduğunu göstererek daha iyi bir hayata işaret ediyor.

Maalesef eski döngüleri yıkıp yenilerini kurmak, korkularımızla yüzleşmeyi ve beraberinde bir miktar rahatsızlığı getiriyor. Bu nedenle aslında bu konfor alanından çıkma süreci zihinsel dayanıklılığı, duygusal toleransı ve adapte olabilme becerilerimizi oldukça yükseltiyor ve güçlendiriyor.

Korkuyu nasıl büyümeye dönüştürebiliriz?

Korkunun bir düşman değil de bir öğretmen olduğu fikri okurken çok mantıklı gelse de beyinlerimizi buna inandırmak hiç de kolay olmuyor! Bu yeni bakış açısını beynimize kazandırabilmek için bazı hilelerden yararlanmamız gerekiyor.

Cesareti inşa etmek

Toplum içinde konuşmaktan mı korkuyoruz? Bunu aşabilmenin yolu maalesef toplum içinde konuşmaktan geçiyor. Korku duyulan unsura yavaş, kontrollü ve kademeli şekilde maruz kalmak zaman içinde endişenin azalmasına ve özgüvenin artmasına yardımcı oluyor. Zaten tam da bu nedenle cesaretin doğuştan gelmediği, tekrarlanan deneyimlerle kazanıldığı söyleniyor!

Korkunun büyümeye dönüşmesi aşağıdaki şemayı takip ediyor:

  • Korku ortaya çıkıyor.
  • Rahatsızlık hissediyoruz.
  • Yapmak istediğimiz ya da yapmamız gereken şeyi korkmamıza rağmen yapıyoruz.
  • Korkularımıza rağmen yapabildiğimize dair elimizde kanıt oluşuyor.
  • Korku üzerimizdeki gücünü kaybetmeye başlıyor.
  • Özgüvenimiz giderek artıyor.
  • İçimizde gerçek değişim yaşanıyor.

Bir başka küçük hile de korkuyla karşılaştığımız her anda içimizden “Bunun üstesinden gelebilirim.” demek oluyor. Ne kadar basit görünse de, beynimiz duyduğu dili zamanla gerçekliğe dönüştürme eğiliminde. Yani kendimize söylediğimiz her cümle, aslında iç dünyamızı şekillendiriyor.

Korkuların kökenine inmek

Bir diğer önemli adım ise korkularımızın kökenine inmeyi öğrenmek. Kendimize şu soruları sormak: “Bu korku nereden geliyor?”, “Geçmişte yaşadığım bir deneyime mi dayanıyor, yoksa gerçekten şu an bir tehdit var mı?” Bu tarz bir öz yansıtma pratiği korkuyu büyüten belirsizliği azaltıp onu daha anlaşılır ve yönetilebilir hale getiriyor.

Bakış açısını değiştirmek

Aynı zamanda korkuyu yeniden çerçevelemek de güçlü bir araç oluyor. Korktuğumuz şeylerin çoğu, aslında bizim için önemli olan alanlara işaret ediyor. Yani korku hissettiğimiz yerde çoğu zaman büyüme potansiyelimiz de yatıyor. “Bu beni korkutuyor.” demek yerine “Bu benim için önemli.” demeye çalışmak, bakış açımızı tamamen değiştirebiliyor.

“mış gibi” yapmak

Bir diğer etkili yöntem ise “mış gibi” yapmak. Yani kendimizi hazır hissetmeyi beklemek yerine, hazırmış gibi davranmak. Çünkü çoğu zaman eylem, duygudan önce geliyor. Yani kendimizi cesur hissetmeden önce cesur davranmamız gerekiyor. Bu küçük rol yapma hali bile zamanla gerçek bir öz güvene dönüşebiliyor.

Bedeni sakinleştirmek

Son olarak, korkuyla yüzleşirken bedenimizi de unutmamak gerekiyor. Çünkü korku sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel bir deneyim. Nefes egzersizleri, kısa meditasyonlar veya bedeni sakinleştiren basit dokunuşlar, sinir sistemimizi regüle ederek korkuyla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Sakin bir beden, daha net düşünebilen bir zihni beraberinde getiriyor.

Korkularımızın tamamen yok olacağı bir noktaya ulaşmak büyük ihtimalle hiçbir zaman mümkün olmayacak. Ama belki de amacımız bu olmamalı. Çünkü her korkumuzun içinde biraz da olmak istediğimiz kişi saklı. Kaçtığımız her şey bizi olduğumuz yerde tutarken, yüzleştiğimiz her şey bizi bir adım ileri taşıyor. Bence hepimiz korkusuz biri olmayı değil, korkularına rağmen hareket edebilen biri olmaya çalışmalıyız!



Burcu Erbaş

Burcu Erbaş, 2024 yılında Domus Academy Milano'da Visual Brand Design alanında yüksek lisansını, 2020 yılında ise Galatasaray Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi lisansını tamamladı. Live to Bloom'da dört yıldır içerik ve proje yöneticisi olarak görev yapan Burcu platformun görsel iletişiminde de aktif olarak rol alıyor. İyi yaşam alanında yazdığı içeriklerinde özellikle bütünsel...



BLOOM SHOP