Kronik yorgunluk sendromu; hiçbir medikal açıklama olmadan sürekli olarak yorgun ve enerjisiz hissetme halidir. Günümüz şartlarında oradan oraya koşturuyor, yeni virüslerin türemesiyle daha sık hastalanıyor ve modern dünyanın stresiyle psikolojik rahatsızlıklara daha çok yaklaşıyoruz. Tüm bu faktörler de aslında kronik yorgunluk sendromu ile hiç beklemediğimiz bir anda tanışmamıza ortam hazırlıyor.

Her yaşta, herkesi etkisi altına alabilecek olan bu sendromu daha yakından inceleyebilmek için kronik yorgunluğu ve risk faktörlerini araştırdık!

Kronik yorgunluk sendromuna ortam hazırlayan faktörler

Ortaya çıkış sebebi kesin olarak anlaşılamasa da kronik yorgunluk; stres, enfeksiyon veya genetik rahatsızlıklar gibi teorilerle bağdaştırılıyor. Virüsler, zayıflayan bağışıklık sistemi, stres ve hormon dengesizlikleri bu sendrom için gerekli koşulları yaratmakta.

Her yaştan insanı etkisi altına alabilecek olan kronik yorgunluk sendromu, yapılan incelemelere göre genel olarak 40-50 yaşlarında yoğun aktivite gösteriyor. Çocuklarda da görülme ihtimali olsa da genellikle ergenlik çağı ve yetişkinlik döneminde ortaya çıktığı düşünülüyor.

Yaş faktörünün yanı sıra cinsiyet de bu sendromda değerlendirmeye alınan bir diğer etken. Yapılan araştırmalar, kadınların erkeklere oranla 2 ila 4 kat arası daha fazla kronik yorgunluk problemiyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

Bu faktörlerin haricinde genetik miras, stres, alerjik yapı, çevresel etkenler de kronik yorgunluk sendromunun sebepleri arasında adından söz ettiren maddeler.

Kronik yorgunluk sendromunun belirtileri

Yaygın semptomlar

  • Dinlenmeye rağmen sürekli yorgunluk
  • Daimi uyku hali
  • Konsantrasyon problemleri
  • Unutkanlık ve anı kaybı
  • Baş dönmesi veya bayılma hissi
  • Kan basıncında düşüş
  • Kas ve kemik ağrıları
  • Baş ağrısı
  • Depresif ruh hali
  • İzolasyon

Nadir görülen semptomlar

  • Görme problemleri (netlik kaybı, ışığa duyarlılık, gözde batma)
  • Panik atak, anksiyete
  • Vücut ısısında dengesizlik
  • Huzursuz bağırsak sendromu
  • Yemeklere, ilaçlara, seslere, kokulara karşı alerji ve hassasiyet
  • Vücudun belirli bölgelerinde yangı hissi

Kronik yorgunluk sendromunun semptomları kişiden kişiye farklılık göstererek ciddi veya ılımlı seviyelerde seyredebilir. Çoğu semptom, üçüncü bir kişi tarafından fark edilebilecek türden semptomlardır.

Kronik yorgunluk sendromu, dönem dönem iyileşme göstererek bazı zamanlarda da kötüye gidebilir. İyileştiği düşünüldüğü an tekrar geri gelerek fiziksel ve psikolojik etkilerini gün yüzüne çıkarabilir.

Kronik yorgunluk sendromunun tedavisi var mı?

Kronik yorgunluk, tamamen kişiden kişiye göre değişen bireysel bir rahatsızlıktır. Bu nedenle, kesin olarak bir tedavisi olmamakla birlikte mutlaka bir uzmana danışılarak hareket edilmesi gerekir. Uzman doktor kontrolünün ardından tedavi süreci boyunca kronik yorgunluğun semptomlarını azaltmaya yönelik uygulamalar gerçekleştirilir.

Yoga, meditasyon, hayat tarzı değişiklikleri gibi alternatif yöntemlerle de kronik yorgunluk problemlerini azaltmak mümkün. Düzenli beslenip egzersiz yaptığınızda, her gün aynı saatte uyuyup uyanmayı alışkanlık haline getirdiğinizde, kafeini azaltarak su içmeyi arttırdığınızda hayatınıza dahil olan pozitif etkileri siz de fark edebilirsiniz!

İlginizi çekebilir!

Kaynak: Women’s Health, Health Line



Live to Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP