YAZAN: BURCU ERBAŞ

Değişen havalar daha sık ve şiddetli baş ağrıları geçirmenize neden oluyor mu? Deneyimlediğiniz basit bir baş ağrısından öte, bütünsel iyi olma halini büyük oranda azaltabilen bir nörolojik durum; migren olabilir. Migren ataklarını hafifletmenin 7 yolunu sizin için derledik!


Migren nedir?

Migreni ağır bir baş ağrısı olarak tanımlamak çok yetersiz kalır. Şiddetli ağrıların yanı sıra ışığa, sese, kokuya hassasiyeti arttıran, mide bulantısı, beyin sisi, yorgunluk, ruh hali değişimleri ve görme zorluğunu da beraberinde getiren migren, en yaygın nörolojik problemlerden bir tanesi. Genetik yatkınlığın büyük rol oynadığı migrende tetikleyici tabi ki yine çevresel etmenler oluyor. Beslenme, uyku, stres bozuklukları halihazırda migrene yatkınlığı olan kişilerin kronik ve ağır ataklar geçirmesine neden olabiliyor. Kişinin yaşam kalitesi ve düzenini derinden bozabilen bu ataklarsa vücudun üst bölgesinde enflamasyon artışına ve beyindeki damarlarda değişimlere yol açıyor.

Baş, çene veya boyun ağrısı ile sıklıkla karıştırılabilen migrenin uzman kontrolünde detaylı muayenelerden geçirilip migren teşhisi alması, tedavi süreci için büyük önem taşıyor. İlaç kullanmak istemeyen kişiler için sadece yaşam tarzı değişimleri önerilirken çoğu zaman bütüncül bir yaklaşım; ilaç ve yaşam tarzı değişimleri beraber uygulanıyor.


Migren ataklarını hafifletmenin 7 yolu

Tetikleyicilerinizin farkında olun

Migrenden muzdarip herkes, hangi durumların olası bir atağı tetikleyebileceğini bilir. Ortak olarak söylenen tetikleyiciler; hava değişimleri, uykusuzluk, kronik stres, hormonal değişimler, alerjilerken aşırı sıcak ve nemli havalar ve hava kirliliği de migren ile ilişkilendiriliyor.

Atmosferinizi değiştirin

Migren atağı geldiğinde veya kendini hissettirmeye başladığında bulunulan ortamdan, el veriyorsa, uzaklaşmak ve sessiz, sakin, soğuk ve karanlık bir atmosfere girmek oldukça etkili oluyor. Sıcak hava, fazla ışık ve gürültüden tetiklenebilen migreni durdurmanın en kesin yollarından biri tüm tetikleyicilerini ekarte etmekten geçiyor. Aynı zamanda bu yeni atmosfer uykuya geçişi de kolaylaştırarak ağrılar ile başa çıkmaya yardımcı oluyor.

Beslenmenizi gözden geçirin

Ne yediğimiz ve ne zaman yediğimiz de migreni tetikleyebiliyor. Öğün atlamak, rutinin çok dışında beslenme alışkanlıkları sürdürmek ve fazla kafein, alkol, süt ve süt ürünleri, çikolata yemek migreni ağırlaştırabiliyor. Aksine bu gıdalardan uzak durmak ve her gün aynı zamanlarda düzenli yemek yemek, migreni uzak tutabiliyor.

Magnezyum takviyesi

Yapılan çalışmalarda migren esnasında beyinde ölçülen magnezyum seviyesinin çok düşük olduğu görülüyor. Tüm bedensel işlevleri “yumuşatma” görevi olan hayati bir mineralin düşük olması da migrenlerin çok daha sert ve sık olmasına neden oluyor. Beslenme düzeninde önerilen günlük miktarlarda alması oldukça zor olabilen magnezyumu uzman kontrolünde besin takviyesi olarak kullanmak en iyi çözüm oluyor.

Migreni hafifleten yoga hareketleri

Yoga tüm beden ve ruh hali üzerinde rahatlatıcı bir etkiye sahip. Bunun ötesinde bazı pozlar üst beden; sırt, omuzlar, boyun ve baştaki gerginliği azaltmaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda beyne daha fazla kanın; oksijen ve besinin ulaşmasını sağlıyor. Pozun duruşuna göre çeşitli aküpresür noktaları da matın basısıyla uyarılıyor.

Migreni hafifletmesi ile bilinen yoga hareketleri; çocuk pozu, inek-kedi pozu, oturarak öne kapanma, ayakta öne kapanma, aşağıya bakan köpek, köprü ve şavasana olarak sıralanıyor.

Aromaterapi yağları uygulayın

Duyularımız bütünsel sağlığımız üzerinde büyük bir etkiye sahip. Aromaterapi yağları da koku duyusunu aktive ederek zihnin ve ruhun dengeye kavuşmasına yardımcı olabiliyor. Özellikle zihni “soğutması” ile bilinen nane yağını su ile seyreltip şakaklara yuvarlak hareketler ile masaj yapmak bütünsel bir rahatlama sunuyor.

Akupresüre şans verin

Akupunktur ile aynı mantıkta işleyen, sadece parmaklar ile doğru noktalara bası uygulamaktan oluşan akupresür, migren ataklarını hafifletmeye yardımcı olabiliyor. Özellikle işaret ve baş parmağın arasında, elin üzerinde kalan noktayı diğer elin iki parmağı ile yaklaşık 10 saniye kadar sıkıştırmak, gerektiği kadar set halinde uygulamak migren karşıtı olarak biliniyor.




Burcu Erbaş

1997 yılında Antalya’da doğan Burcu, İstanbul Saint Joseph lisesinde eğitim gördü. 2020 yılında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Erasmus programı ile bir sene boyunca eğitim aldığı Sciences Po Paris’te çevre politikaları, sürdürülebilirlik ve ekoloji üzerine dersler aldı. Öğrendiklerinden çok etkilenen Burcu yaşam tarzını çevreye duyarlı olacak şekilde...

DAHA FAZLASINI OKU


BLOOM SHOP