Gün ışığından uzak kaldığımız, sevdiklerimizle vakit geçiremediğimiz, dış mekan aktivitelerimizi rafa kaldırdığımız sosyal izolasyon günlerinde mutluluk düzeylerimizde düşüşler gözlemlenebilir. Üzerine bir de hastalık endişesi eklendiğinde kendimizi gergin ve umutsuz hissedebiliriz. Bu durumun önüne geçebilmek için doğal yöntemlerle mutluluk hormonumuzu harekete geçirmeyi deneyebiliriz. İşte serotonini arttırmanın 4 doğal yolu!

İlginizi çekebilir: Mutluluğun Sırrı Bulundu: Dopamin, Serotonin, Endorfin ve Oksitosin Hormonları Ne İşe Yarar?

Serotonin hormonunun vücudumuzdaki işlevleri neler?

Kimyasal bir uyarıcı olan serotonin hormonu, vücutta birçok aktivitenin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi açısından önemli bir sinir taşıyıcısı. Uyku düzenimize ve sirkadiyen ritmimizin düzenlenmesine, iştahımızı dengede tutmaya, öğrenme yetimize, hafıza kabiliyetlerimize, pozitif duyguların korunmasına ve iyi hissetmeye yardımcı serotonin hormonu dengesini kaybettiğinde çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başlıyor. Bunlardan bazıları:

  • Anksiyete
  • Depresyon
  • Agresiflik
  • Uyku problemleri
  • Sürekli yorgunluk
  • İştah kaybı
  • Sindirim problemleri
  • Sürekli tatlı yeme isteği

Uzun vadede bu problemlerin hepsi, genel sağlığımızı korumak için büyük birer tehdit. Bu nedenle, serotonini doğal yöntemlerle olması gereken düzeyde tutmak son derece önemli. İşte mutluluk hormonu serotonini arttırmanın 4 doğal yolu.

1. Beslenme

Psikiyatrist Drew Ramsey, beslenmenin sadece bedene değil zihne de fayda sağladığını belirtiyor. Özellikle Akdeniz diyetiyle mutluluk seviyesini arttırmanın mümkün olduğunu söyleyen Dr. Ramsey, bu diyet türündeki Omega 3 yağ asitlerinin, B12 vitamininin, magnezyum, demir gibi sağlıklı birçok içeriğin enflamasyonu azaltırken beyin sağlığını da desteklediğini bildiriyor.

Peki yiyecekler mutluluk hormonumuzun artmasına nasıl katkı sağlıyor? Besinlerden direkt olarak serotonin hormonu elde edemiyoruz. Ancak tercih ettiğimiz yiyecek türleriyle vücudumuza daha fazla triptofan amino asiti dahil edebiliriz. Protein bakımından zengin gıdalarda bol miktarda bulunan bu önemli amino asit, beyinde serotonin hormonunun salgılanmasında büyük rol oynuyor.

Peynir, tavuk, yumurta, tohum ve tahıllar gibi triptofan bakımından zengin gıdaları da özellikle karbonhidratlarla birlikte tüketmek gerekiyor. Örneğin tam tahıllı bir ekmekten peynirli sandviç veya bol kuruyemişli bir yulaf lapası tüketerek serotonin hormonunuzu destekleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Mutluluk Seviyenizi Artırmaya Yardımcı 8 Besin

2. Uyku

Uykusuzluk, direkt olarak serotonin seviyelerinin düşmesiyle bağlantılı bir faktör. Yapılan bir araştırma, kronik olarak uykusuzluk çeken hastaların beyinlerindeki serotonin reseptörlerinin olumsuz yönde etkilendiğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle beynin kendini yenilemeye fırsat bulduğu kaliteli uyku saatlerinde, her gün 7-8 saat kesintisiz bir uykuya özen göstermek çok önemli.

İlginizi çekebilir: Uyku Kalitesini Artırmanın 6 Etkili Yolu

3. Egzersiz

Egzersiz yapmak kalp atışlarının hızlanmasına, kan basıncının değişmesine, uyku halinin giderilmesine ve bedene esneklik kazandırılmasına yardımcı olur. Bu da zihni olumlu yönde etkiler.

Ayrıca besinlerden alınan triptofanın kanda daha hızlı yayılmasını sağlayarak beyine ulaşmasına yardım ediyor. Kendinizi rahat ve huzurlu hissettiğiniz herhangi bir egzersiz türüyle hem bedeninizi hem psikolojinizi canlı tutmayı tercih edebilirsiniz. Ritmik yürüyüş, koşu, yoga, yüzme, bisiklet gibi egzersizlerin yanı sıra aerobik, dans, paten gibi dinamik egzersiz çeşitleri de seçebilirsiniz.

4. D vitamini

Kış aylarında mod düşüklüğü yaşamamızın en önemli nedenlerinden bir tanesi D vitamini eksikliği. Güneşten aldığımız D vitamininin, yapılan bazı araştırmalara göre, serotonin sentezini desteklediği düşünülüyor. Ayrıca D vitamini eksikliği durumlarında psikolojik problemlerin daha yaygın olarak gözlemlendiği de biliniyor.

Bu nedenle takviye kullanmadan D vitaminini arttırmanın yollarını arıyorsanız güneş ışığından faydalanmanız şart. Her gün en az 10-15 dakika direkt güneş ışığının cildinize temas etmesini sağlayabilirsiniz. Şu anki koşullarda dışarıda yürüyüş yapmanızı önermiyor olsak da balkonunuzda veya camınızın önünde rahat bir koltuğa kurulup temiz hava ve gün ışığını bir fincan bitki çayı ile değerlendirmenizi tavsiye ediyoruz!