Alzheimer hastalığı, bazı beyin hücrelerinin ölmesi neticesinde hafıza kaybına ve algısal zayıflamaya neden olur. Nörodejeneratif bir rahatsızlık olan Alzheimer’ın başlangıç aşamasında görülen semptomları oldukça hafiftir ancak hastalık ilerledikçe bu semptomlar günden güne ağırlaşır.

Bunun sonucu olarak Alzheimer hastası bir birey, çevresinden yardım almadan yaşam faaliyetlerini tek başına yerine getiremeyecek hale gelebilir.

Alzheimer sonucu hastalar genellikle uzun yıllar öncesini çok iyi hatırlayabilirken yakın geçmişi anımsama konusunda sorun yaşarlar. Yakın geçmişlerinde olan insanları tanımakta zorlanırlar. Çevrelerine yabancılaşır, kendilerini yalnız hissettikleri için depresyon belirtileri gösterebilirler.

Alzheimer’da genetik ve çevresel faktörler

Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Yalçınkaya hastalığın oluşumunda genetik ve çevresel etkenlerin rol oynadığını belirterek Alzheimer hastalığını şu sözlerle açıklıyor:

“Beyinde amiloid beta ve tau proteinlerinin oluşturduğu amioloid plaklar ve nörofibriler yumaklar nöronlar arası iletişimi engeller ve nöron kaybına neden olurlar. Bu durum öğrenme ve bellek fonksiyonlarında kritik öneme sahip olan asetil kolin başta olmak üzere, serotonin, dopamin, glutamat, noradrenalin düzeylerinde azalmaya neden olur. Zaman içinde hücre kayıpları, hücreler arası iletişimin bozulması, beyin atrofisi, nörotransmitter kayıpları giderek artar ve hastalık ağırlaşır.”

Alzheimer hastalığının erken tespiti için, hastalığın gözle görülür semptomlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Tekrarlayan sorular ve konuşmalar
  • Kişisel eşyaları başka yerlerde unutma, kaybetme
  • Etkinlik, randevu ve yapılan planları unutma
  • Çok sık kullanılan bir yol rotasını unutma
  • Karar verme mekanizmasının yavaşlaması
  • Kelime hatırlamada zorlanma
  • Yanlış kelime telaffuzu
  • Yazım hataları
  • Empati kaybı
  • Hızlı ruh hali değişimleri
  • Nesneleri ve tanıdık yüzleri tanıyamama

Bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eden hastaların gerekli durumlar için not alma alışkanlığı geliştirdiğini söyleyen Yalçınkaya; zaman içinde unutkanlıklarının sadece onların değil, yakınlarının da dikkatini çeken bir durum haline geldiğini söylüyor.

Alzheimer’da erken teşhisin oldukça önemli olduğunu belirterek ayrıca şunu ekliyor: “Kayıt belleği bozulduğu için yeni bilgileri öğrenme, yakın döneme ait bellek kaybı, uzak dönemle ilgili hatıraların daha belirgin hale gelmesi ve sık anlatılması, plan program yapmakta zorluk, zihinsel esnekliğin yitirilmesi, değişikliklerden hoşlanmama gibi kognitif değişiklikler erken dönem bulguları olarak sayılabilir.”

Alzheimer tedavisi

Sıkça sorulanların başında Alzheimer hastalığının tedavisinin olup olmadığı sorusu geliyor. Ölen beyin hücrelerinin geri gelmesi maalesef mümkün olmuyor. Bu nedenle Alzheimer’ın bilinen kesin bir tedavisi mevcut değil. Ancak riski en aza indirmek elbette mümkün.

Meyve, sebze, tahıl, zeytinyağının bol tüketildiği akdeniz diyetinin kognitif fonksiyonları koruduğunu belirten Yalçınkaya, zihinsel egzersizin, sağlıklı beslenmenin, iletişim gücünün kuvvetlendirilmesinin Alzheimer riskini azalttığını vurguluyor.

Alzheimer’da erken teşhis, düzenli doktor kontrolü, grup tedavisi, zihinsel ve fiziksel egzersizler, sağlıklı bir beslenme düzeni ve moral çok önemli. Hasta yakınları böyle zor bir hastalığın teşhisi durumunda sabırlı olmalı ve hasta kişiden desteklerini esirgememelidir.

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP