Astrolog Meral Erduran, ocak ayında kariyer, ilişki ve gündelik yaşamınıza etki eden konuları yıldızlara bakarak burçlarınızı nasıl etkileyeceğini yorumluyor. Ocak 2020 astroloji ajandası yayında!

3 Ocak saat 12:38’de

Mars, Yay burcuna giriyor. 

Savaş, mücadele ve rekabeti sembolize eden Mars, Yay burcunda olacağı dönem boyunca sınırları zorlamaya neden olacak. Uzak yolculuklar, uluslararası ilişkiler, kültürel faaliyetler bu dönemde Mars enerjisiyle hareket kazanacaktır. Yay burcundaki Mars’ın dışa dönük enerjisi yeni arayışlar yaratabilir. 16 Şubat’a kadar devam edecek dönem boyunca bir inanca karşı ya da bir inanç uğruna savaşmak isteyebiliriz.

Bu dönemde Yay burçları ve yükselen burcu Yay olan kişiler, fiziksel enerjilerinin arttığını ve güçlendiklerini hissedebilirler.

Yayların aynı zamanda rekabet istekleri de yoğunlaşacaktır. Fakat bu enerjiyle kendilerini fiziksel olarak fazlaca zorlamamaya dikkat etmeleri gerekecektir; yoksa tükenmişlik yaşamaları söz konusu olabilir.

Yayların yanı sıra Koç ve Aslan burçları da bu dönemi fiziksel olarak güçlü geçirecek kişiler arasında olacaklar. Koç ve Aslanların kendilerine olan güvenleri yerinde olacak ve günlük işlerini kolaylıkla yürütebilecekler.

Diğer değişken nitelikteki burçlar – İkizler, Başak ve Balık – bu dönemde fiziksel enerjilerini fazlaca harcayarak yorgun düşebilirler. Gereğinden fazla koşuşturup fiziksel ve zihinsel enerjilerini tüketmemeye dikkat etmeleri gerekiyor. Diğer taraftan inançlar ve değerler nedeniyle ilişkilerinde bazı çatışmalar ve zıtlaşmalar söz konusu olabilir.

10 Ocak saat 22:21’de

Ay 20⁰ Yengeç burcunda, 20⁰ Oğlak burcunda Dolunay fazında Ay Tutulması gerçekleşiyor. 

Dolunay zamanları her şeyin açık ve görünür olduğu, olayların 2 hafta boyunca tırmanarak doruk noktasına ulaştığı açılım dönemleridir. Tutulmalar ise bu yoğun enerjinin çok daha uzun bir döneme yayıldığı ve güçlendiği dönemleri işaret eder. 

Yengeç/Oğlak aksındaki Dolunay güvenlikle ilgilidir.

Yengeç’teki Dolunay ise geleneksel olan, herkesçe kabul edilmiş ve kurallarla belirlenmiş olandan, kişiye özel olan, tanıdık ve bildik alana geçişle ilgilidir. Bu dönemde toplumsal alandaki sorumluluklarımızla özel hayatımız arasında gidip gelebiliriz. 

Ailemiz ve özel hayatımızla, toplumdaki sorumluluklarımız ve işimiz arasındaki dengeyi kurmaya çalışmalıyız. Çünkü bir taraftan kendimizi korumak ve mesafeli bir ortam yaratmak isterken, diğer taraftan da günlük hayatın mücadeleleriyle yüzleşmek zorunda kalabiliriz. 

Tutulma zamanı Güneş’in Merkür’le aynı derecede birleşiyor olması iletişimle ilgili konuları da vurgulamakta.

Olumlu olarak, somut ve gerçekçi bakış açısıyla olaylara çözüm üretmek kolaylaşıyor. Diğer taraftan soğuk ve mesafeli bakış açısı iletişimde empati kurmayı zorlaştırdığı için kırılma ve anlaşılmamış hissetme ihtimali yüksek olacak. 

Tutulma zamanı Satürn/Plüton 22⁰ Oğlak burcunda aynı derecede, Güneş’le birleşiyor. Bu etki, hayatımızda red ettiklerimizle sert yüzleşmeler yaşamamıza sebep olabilir. Bir taraftan sevgi, şefkat ve duygu yoğunluğu isterken çocuksu bir noktadan değil de yetişkin tarafımızdan ilişki kurma gerekliliği ön plana çıkacaktır. Bu kişisel -birebir- ilişkilerimiz için geçerli olabileceği gibi kendimizle olan ilişkimiz için de geçerli olacak. 

Güney Ay Düğümü/Jüpiter 8⁰ Oğlak burcunda aynı derecede birleşiyor. Burada Jüpiter teması çift vurgu yaparken, Güney Ay Düğümü geride bırakmamız gereken alan olduğu için, gelişim yerine tekrara düşebileceğimizi gösteriyor. Otorite, disiplin, kurallar, ahlak gibi yüz yıllardan beri süregelen ve denenip onaylanmış öğretiler hükmünü süreceği için bizler de kendimize uygun olan ya da içimizden gelen şekilde hareket etmek yerine grubun öngördüğü şekilde hareket etmeye mecbur hissedebiliriz. 

13 Ocak saat 21:39’da

Venüs Balık burcuna giriyor. 

Aşk, güzellik ve yaratıcılık gezegeni Venüs, Balık burcundayken yücelir. Burası Venüs’ün en rahat ettiği yerlerden biridir. Venüs burada duyarlı, ılımlı, şefkatli ve sıcaklıktır. Kalbi sadece bir kaç kişiye değil, evrendeki tüm canlılara açıktır. Sevgisi aşk sevgisinden, evrensel olan tanrısal bir sevgiye ulaşır. Aynı zamanda sanat ve yaratıcılığın varolduğu her yerde en üst düzeyde çalışacaktır. Balık sınırların ötesini görebilen bir burç olduğu için, Venüs buradayken yaratıcılık ve aşkta sınır tanımaz.

Balıkların yaratıcılıkları bu dönemde zirve yapabilir.

7 Şubat’a kadar Venüs Balık burcundayken Balık burçları ve yükselen burcu Balık olanlar, yaratıcılıklarıyla birlikte cazibelerinin de arttığını fark edebilirler. Balıkların çevrelerinde pek çok kişi belirebilir ve ilişkileri her zamankinden daha uyumlu bir şekilde ilerleyebilir. Geçmişten gelen ilişki sorunları varsa bu dönem Balıklar için barışçıl ve uzlaşıcı olacaktır. İç huzuru yakalamak her zamankinden kolay olacaktır.

Balıkların yanı sıra Yengeç ve Akrep burçları da bu dönemden olumlu olarak etkilenecek burçlar arasında… Yengeç ve Akrepler ilişkilerinde uyum ve denge sağlarken sosyal çevrelerini genişletebilirler. Ruhsal olarak uyum içinde oldukları kişilerle bir araya gelmeleri ve uyumlu beraberlikler yaşamaları söz konusu olabilir.

16 Ocak saat 21:31’de

Merkür Kova burcuna giriyor. 

İletişim gezegeni Merkür’ün Kova burcuna girmesiyle orijinal fikirler üretebilmek kolaylaşıyor. Merkür burada objektif olmayı kolaylaştırıyor. Bu dönemde; iletişim, haberleşme, medya, ulaşım ve eğitim gibi konularında daha rahat ve daha yenilikçi olabileceğiz. Geçtiğimiz dönemde, Merkür Oğlak burcundayken bize somut olanı düşündürdü ve zihnimiz işe yarar olana odaklıydı. Daha çok somut sonuçlar alacağımız, daha önce denenmiş ve başkaları tarafından kabul edilmiş fikirler iş yaptı.

Şimdi ise daha yaratıcı, denenmemiş, belki de toplumca onaylanmamış ya da çoğunluk tarafından pek de anlaşılamayan fikir ve düşünceler değer kazanmaya başlıyor. Zamanın ötesinde bir bilinç uyanışı söz konusu… Şu anda geliştireceğimiz fikir ve projeleri belki de çok sonraları somutlaştırmak mümkün olacaktır.

3 Şubat’a kadar Kova burçları ve yükselen burcu Kova olan kişiler kendilerini rahatlıkla ifade edebilir ve geleceğe dair güzel planlar yapabilirler. Bu kişiler orijinal fikir ve teorilerini uygulamaya koyma konusunda da başarılı olacaklardır. Benzer şekilde İkizler ve Terazi burçları fikirlerini rahatça ortaya koyabilir, sosyal olarak aktif bir dönem geçirebilirler.

20 Ocak saat 17:55’te

Güneş Kova burcuna giriyor. 

Böylece sosyal aktiviteler iyice hız kazanıyor. Bugünden itibaren somut konular yerine daha soyut ve evrensel konular günlük hayatımızın içinde yer almaya başlıyor. Aynı zamanda küresel ve çevreyle ilgili konular ajandamızda üst sıralara yükseliyor. Önümüzdeki bir ay boyunca orijinal ve farklı olanı yakalamak kolaylaşırken hemen hemen her alanda alternatif olanı arayabiliriz. Yenilikçi ve farklı olan her ne varsa dikkatimizi daha fazla çekecektir.

19 Şubat’a kadar devam edecek olan bu dönemde Kova burçlarının yanı sıra İkizler ve Terazi burçları da parladıklarını ve fiziksel enerjilerinin arttığını fark edebilirler. Bu kişiler günlük işlerini kolaylıkla yürütürken sosyal ilişkilerini rahatlıkla sürdürebilirler. Tüm hava elementi burçlar – İkizler, Terazi, Kova – hedef koyma konusunda her zamankinden daha motive hissedebilirler.  

25 Ocak saat 00:41’de

4⁰ Kova burcunda Yeniay Fazı gerçekleşiyor. 

Her Yeniay’da yarı bilinçli yarı bilinçsiz pek çok başlangıç yaparız. Kova burcundaki Yeniay, geleceğe yönelik hayalleri, toplumsal konuları, yeni düşünceleri ve şimdiye kadar düşünülmemiş projelere başlayabilmeyi mümkün kılıyor.

Bu dönemde idealist ve özgün yaklaşımların tohumlarını atabiliriz. Güneş egoyu ve “ben”i gösterirken, Kova burcunda daha evrensel bir “benlik” kazanıyor. Bireysellik Kova için önemliyken kişisel istekleri daha büyük bir amaç için kullanma ihtiyacı ön plana çıkıyor.

Bu ay geleceğe yönelik hayallerimizi ne şekilde gerçekleştirebileceğimize odaklanabiliriz. Aynı zamanda ortak idealleri benimsediğimiz arkadaşlarımızla daha sık bir araya gelebilir ve projelerimizi tartışabiliriz. 

Bu ayki Yeniay bir taraftan toplumsal olanı vurgularken bir taraftan da gerçeklerden uzaklaşmaya ve idealizmin abartılmasına neden olabilir. Bu sebeple pek çok kişi Ütopya hayalleriyle ortaya çıkabilir. Uranüs’ün Yeniay’la yaptığı güçlü açı, bir taraftan geleneksel olanı yıkarak özgürleşmek isterken, diğer taraftan kendimizi fazlaca dövmeyi beraberinde getiriyor. Özel ve farklı bir şeyler yapma isteği fazlasıyla bir çaba haline gelebilir. Çünkü sabitlik ve dirayet, uzun zaman boyunca, adım adım oluşturulmuş kalıplar demektir.

Güvenlik kaygısı bizi yeni olana adım atmaktan alıkoyabilir. Kabul edilmiş, denenmiş ve toplumca ve başkalarınca kabul görmüş konfor alanımızdan çıkarak kendimizi ortaya koymak kolay olmayabilir. Fakat bunu yapabilenler Kiron’un şifalı enerjisiyle desteklenecektir.