Öfke de diğer duygular gibi doğal ve insani bir tepki. Ancak zaman zaman kontrol dışına çıkarak hem fiziksel hem de psikolojik anlamda kişiye zarar verebiliyor. Öfkeyi bastırmak yerine onu kontrol altında tutmayı öğrenmek, öfkenin altındaki problemleri çözümlemeye ve hayattaki diğer duygularla mücadele etmeye yardım sağlıyor. Peki, öfke eğitilebilir mi? İşte öfkenizi kontrol altında tutmanın 4 önemli yolu!

İlginizi çekebilir: Öfke ile Baş Edebilmek İçin 20 Basit İpucu

1. Altta yatan nedeni anlamak ve farklı perspektiflerle tekrar değerlendirmek

Bir öfke patlaması sırasında öfkenizin altındaki nedeni durup düşünmek aklınıza gelmeyebilir. Ama daha sonra hangi konuların, kişilerin veya olayların sizi öfkelendiğini düşünmeye vakit ayırırsanız hayatınızdaki size rahatsızlık veren unsurları daha net bir şekilde görmeye başlayabilirsiniz.

Öfkenize dair farkındalık geliştirmek, kendinize karşı dürüst olmanıza da yardımcı olur. Bu sayede öfkelendiğiniz konuları kendi açınızdan olduğu kadar karşınızdaki kişiler açısından da değerlendirmeyi deneyebilirsiniz. Bu da hem kendinizle hem de çevrenizdekilerle olan ilişkinizin gelişmesine katkıda bulunur.

2. Düzenli uyku ve beslenmeye özen göstermek

Düzenli ve iyi bir uyku, öfkeyi yönetebilme konusunda son derece destekçidir. Yetersiz uyku beynin frontal lobundaki aktiviteyi azaltır. Frontal lob, beynin dürtüsel kontrollerden sorumlu bölümüdür. Buna bağlı olarak uykusuzluk halinde kişi, öfkesini kontrol altında tutmakta zorlanır ve en ufak detaylara tepki gösterir hale gelir.

Aynı şekilde düzensiz ve sağlıksız beslenme de hormonal dengeyi, kan şekerini ve tansiyonu negatif yönde etkilediği için birçok kişi açken çok daha öfkeli olmaya meyillidir. Sağlıklı beslenme nasıl ki daha mutlu, keskin ve huzurlu bir zihin ile ilişkilendiriliyorsa, sağlıksız beslenme de aynı şekilde huzursuz, gergin ve tetikte hissetmeyi mümkün kılar.

İlginizi çekebilir: Uyku Kalitesini Artırmanın 6 Etkili Yolu

3. Öfkenin kontrolden çıktığı anları ve gerekli sinyalleri fark etmek

Öfke, psikolojik olduğu kadar fizyolojik de bir tepki. Öfke anlarında beyinde birtakım kimyasal reaksiyonlar meydana gelir, vücudun sinir sistemi devreye girerek kalp atışlarından hormon seviyelerine kadar birçok alanda değişim gözlenmeye başlar.

Bu nedenle öfkenin duygusal olduğu kadar fiziksel belirtileri de olabilir. Eğer öfkelendiğiniz bir olay karşısında ellerinizin titremeye başladığını, kalp atışlarınızın hızlandığını, ağzınızın kuruduğunu, nefesinizin sıkıştığını fark ediyorsanız bunlar olası bir öfke krizinin habercileri olabilir. Gerekli sinyalleri fark etmek, kendinizi yatıştırmak için erken davranmanıza fırsat sağlar.

Sinyalleri fark ettiğinizde:

  • Durun, ayaktaysanız oturmayı tercih edin.
  • Yavaşlayın, nefesinizi yavaşlatın, aklınızdan geçen düşünceleri fark edin.
  • Sakinleşmenizi sağlayacak anları hatırlayın, gözünüzün önüne sakinleştirici bir görsel getirmeyi deneyin veya yatıştıracak bir şarkı düşünün, dinleyin.

4. Negatif duyguların da var olduğunu ve bunun normal olduğunu unutmamak

Öfke doğal olduğu kadar sağlıklı da bir duygu. Hiçbir şekilde öfke hissedememek veya öfkeyi gösterememek de tıpkı öfke patlamaları kadar istenmeyen durumlar.

Öfkeyi yok saymak, reddetmek, kötülemek çözüm değil. Dikkat edilmesi gereken ise öfkeyi dışavurma yöntemlerini gözden geçirmek. Kibar ve sakin bir şekilde gösterildiğinde öfke ve öfkeli davranışlar, duyguları dışavurmak için son derece olağan bir davranış biçimi olarak kabul ediliyor. Bu nedenle öfkeyi yok saymamak, bastırmamak, onu yöneterek işlevsel hale getirmek son derece önemli.

İlginizi çekebilir: Öfke Kontrolü: Öfkenizin Altında Yatan Sebepler