Libidodaki düşüş, bel çevresinde artan yağlanma, sıcak basmaları ve diğer istenmeyen fizyolojik ve ruhsal değişikliklerin yaşandığı menopoz sırasında hormon almak gerekli midir? Alternatif bir tedavi var mıdır? Menopoz dönemi üzerine merak ettiklerimizi Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları Kliniği ve Doğum Bölümü doktoru Prof. Dr. Ramazan Mercan sorduk.

İlginizi çekebilir: Menopoz Döneminde Tüketilmesi Gereken Gıdalar

Menopoz ne zaman başlar? Menopoz yaşını etkileyen faktörler nelerdir?

Kadınlarda, adetlerin 1 yıl süre ile kesilmesi “menopoz” olarak tanımlanır. Menopoz ortalama olarak 50-52 yaşlarında başlar. 40 yaşından önce olması durumu ise “prematür menopoz” olarak adlandırılır.

Ortalama insan ömründeki sürekli artış menopoz yaşında bir değişikliğe neden olmamıştır. Bu nedenle, menopoz dönemine yönelik tedavi girişimleri, her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Menopoz yaşını etkileyen en önemli faktör genetik özellikler olsa da bağışıklık sistemi bozuklukları, sigara kullanımı, endometriosis ve yumurtalıklara yönelik geçirilen operasyonlar da menopoz yaşının gerekenden erken olmasına neden olabiliyor. Kabakulak gibi bazı virüs enfeksiyonlarının bu konudaki etkileri ise tam olarak aydınlatılamamıştır.

Menopoz döneminde bedende oluşan değişimler nelerdir?

Menopoz döneminde kadınların hissedebileceği belirtiler; ateş basması, terleme, çarpıntı ve bunlara bağlı uyku bozuklukları, depresyon oranında artış, vajinal kuruluğa bağlı olarak cinsel fonksiyon bozuklukları, ciltte kuruluk ve esneklik kaybı ve yaşam kalitesinde azalmadır. Bunların dışındaki en önemli sorun, kemik erimesinin hızlanması ve kalp-damar hastalıkları riskindeki artıştır.

Menopozun istenmeyen etkilerini azaltmak ve başlama süresini geciktirmek için hangi tedaviler uygulanmaktadır?

Menopoz döneminde ortaya çıkan rahatsızlık verici semptomların engellenmesinde en önemli ve etkin tedavi, hormon tedavisidir. 40 yaşından önce menopoza giren kadınlarda tedaviye engel oluşturacak bir medikal sorun yoksa, hormon başlanması konusunda bir görüş birliği bulunmaktadır.

Hormon tedavisinin en önemli amacı, kemik erimesinin önlenmesidir. Ayrıca, hormon tedavisine erken menopozal dönemde başlandığı takdirde, 50-60 yaş grubunda kalp-damar hastalıklarının azaldığını, tip 2 diyabete karşı koruyucu olduğunu, demans ve Alzheimer riskinin düştüğü bilimsel çalışmalarla saptanmıştır. Fakat yine de kadınlara, bu risklerin azalacağına dair güvence vermemiz mümkün değildir.

Hormon tedavisinin en önemli olumsuz etkileri arasında, meme kanseri ve damarda pıhtılaşma riskindeki artıştır gösterilir. Yapılan bir araştırmada, hormon tedavisinin meme kanseri riski üzerindeki etkisine bakıldığı zaman, hormon kullanan 10 bin kadında, kullanmayanlara göre fazladan 9 kanser vakası olduğunu saptanmıştır.

Hormon kullanan gruptaki kolon kanseri vakaları ise daha azdır. Bu nedenle kadınlara, hormon tedavisinin olası riskleri ve yararları konusunda bilgi verdikten sonra, kendilerinin karar vermesini istiyoruz. Menopozdan sonra 10 yıl geçmişse, hormon önermiyoruz. Ayrıca 65 yaşından sonra uygulanan hormon tedavisi, kalp hastalığı ve demans riskinde bir artışa yol açtığı için bu gruba da önermiyoruz.

Sonuç olarak; 40 yaşından önce menopoza giren kadınlarda hormon tedavisini mutlaka öneriyoruz. Eğer menopoz 50 yaşından sonra gerçekleşmişse, hormonların yarar ve zarar oranlarını anlatarak kararı hastaya bırakıyoruz. Kullanmak istemezse, yakınmaya yönelik tedavi seçenekleri sunuyoruz ve 60 yaşından sonra önermiyoruz.

Hormon alımına alternatif başka uygulamalar var mıdır?

Meme kanseri riskindeki artış nedeniyle hastaların önemli bir kısmı hormon kullanmak istememektedir. Kadınların yaşam boyu meme kanseri riskinin yüzde 12.5 olduğu düşünülürse, bu korku rahatlıkla anlaşılabilir.

Hormon kullanmak istemeyen hastalarda, yakınmalara yönelik tedavilere başvurulur. Örneğin kemik erimesi için kalsiyum, D vitamini, kalsitonin ve bifosfonat gibi tedavi seçenekleri sunur. Ateş basması için kısa süreli hormon kullanımı konusunda bir görüş birliği bulunmakla birlikte, kullanmak istemeyen kadınlarda alternatif tedaviler uygulanır.

Ateş basması, terleme ve çarpıntı gibi yakınmalar için antidepresan, gabapentin veya pregabalin gibi epilepsi ilaçları veya Clonidine gibi ilaçları önerilir. Vajinal kuruluk ve cinsel ilişkide zorlanma durumunda nemlendiriciler ve olumlu sonuç alınamaması durumunda ise lokal hormonlar kullanılır. Lokal östrojen hormonunun, normal ağızdan alınan hormonlarla karşılaştırıldığında yan etkisi yok denecek kadar azdır.

Tedavide kullanılan bir diğer yöntem de doğal veya bioidentikal hormonlardır. Fakat bunların etkinliği, dozajı ve yan etkileri konusunda eldeki veriler yetersiz olduğu için önerilmemektedir. Menopozda yakınmaların azaltılması için yaşam şeklinde önerilen değişiklikler egzersiz, yoga, diyet, akupunktur ve ince giysilerin giyilmesi gibi önlemler olup bunların etkinliği tartışmalıdır.

Cinsel yaşama etkisi nedir? 

Menopozda vajinal kuruluk, vajina esnekliğinin kaybolması ve daralması sonucu cinsel ilişkide ağrı olması nedeniyle cinsel sorunlar artmaktadır. Ayrıca, bazı kadınlarda menopoz dönemi “kadınlığın bitmesi” olarak adlandırıldığı için cinsellikten kaçınma olabilmektedir. Kilo artışı ve beden algısının değişmesi gibi faktörler de bu bozuklukları artırmaktadır. Tedavide, yukarıda da söz ettiğim gibi, hormon tedavisi, lokal hormonlar, bazı durumlarda ek olarak erkeklik hormonu verilmesi gibi önlemlerle sorunun azalmasına yardımcı olunmaktadır.

İlginizi çekebilir: Perimenopoz Etkilerini Azaltmaya Yardımcı 7 Esansiyel Yağ

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP