RÖPORTAJ: ASLIHAN KESİCİ

Anne ve kız tarafından kurulan, hem çocuklar hem de yetişkinler için bitkisel ve doğal içerikli bakım ürünleri sunmayı hedefleyen Pure Project ile ilgili merak ettiklerimizi kurucuları Gözde ve Cansın Tansuğ’a sorduk.


Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız? 

Biz anne, kız ya da Gözde ve Cansın, Pure Project markasının kurucularıyız. Annem Gözde, Pure Project’ten önce doçent kimya mühendisi olarak yıllarca üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı. Bense yatırım bankacısı olarak çalışan bir beyaz yakalıydım. Şimdilerde ise annenin formülleri yazıp ürettiği, kızının ise satış, pazarlama ve finans ile ilgilendiği bir iş modelimiz var. 


Pure Project’in marka oluşum süreci nasıl başladı?  

Anne, kız birlikte marka kurma ve üretme fikrimiz aslında hep vardı. Ara ara birlikte işler yapsak mı diye konuşurduk. Kozmetik alanına yönelmemiz annemin temiz içerikli cilt bakım ürünleri üretimine olan ilgisiyle başladı. 

İlk ürün denemelerimiz gerçekleşirken şu ankine kıyasla Türkiye’de o kadar az temiz ve saf marka vardı ki. Yolculuğumuza bu sebeple Pure yani saf proje dedik. Bizim projemiz kendimize, miniklerimize, eşlerimize “Acaba bu ürün iyi midir?” diye endişe duymadan alabileceğimiz ve birlikte kullanabileceğimiz ürünler yaratmak oldu. 


Markayı yaratırken motivasyonunuz ne oldu? Temiz içerikli bakım ürünleri üretme idealiniz nedir? 

Motivasyon kaynağımız ülkemizde özellikle bebek ve çocuk kategorisindeki temiz içerikli ürünlerin eksikliği oldu. Anne, babaların yurtdışından ürün taşımasına, her yurtdışına gidenden bakım ürünleri rica etmesine gerek var mıydı? Biz, Türkiye’de ebeveynlerin güvenerek kullanabileceği, ulaşılabilir ürünler yaratmak istedik. 


Ürünleri üretirken en çok neye dikkat ediyorsunuz, içeriğinde neler var ve neler yok? Üretim sürecinizi bizimle paylaşır mısınız?  

Hammaddelerimizin tedarikini sağladığımız firmalara çok dikkat ediyoruz. Siz kaliteli ve temiz bir ürün üretmeye çalışırken, hammadde üreticisinin de benzer bir yaklaşımda olması gerekir. Bu sebeple sertifikalı hammaddeler tercih ediyoruz. Bazen bu tutumumuz ürün maliyetlerimizi çok arttırsa da kaliteli hammaddeden ödün vermiyoruz. Üretimin tamamı Tuzla’daki tesisimizde yapılıyor. Tüm ürünlerimiz defalarca denenip test edildikten sonra üretiliyor. Hiçbir ürünümüzde hassas ciltleri tahriş edebilecek paraben, sülfat, alkol ya da parfüm bulunmuyor. Tüm ürünlerimiz dermatolojik testlerden geçiyor ve müşterilerimizle buluşuyor.

Sizlerin günlük rutinleri var mı? Bizimle rutinlerinizi paylaşır mısınız? 

Cansın: Ben neredeyse her gün saçımı yıkıyorum, bu sebeple şampuan seçimime çok önem veriyorum. Saçlarımı ağırlaştırmamak adına saç kremi tercih etmiyorum. Pure Project sülfatsız günlük şampuandan çok memnunum, her gün kullanmama rağmen saçlarıma zarar vermiyor. Banyo sonrası saçlarımı karışmış veya nemsiz hissedersem durulanmayan saç kremimizi uyguluyorum. Saçımı nemlendiriyor, ısıdan koruyor ve kolay taranmasını sağlıyor.

Bir de banyo esnasında duş jeli kullanmaya bayılıyorum. Ancak çoğu parfümlü duş jeli cildimi tahriş ediyor ve egzamalarımı tetikliyor. Piyasada gerçekten sülfat veya parfüm içermeyen duş jeli bulmak çok zor. Bu sebeple duşta Pure Project sülfatsız duş jellerinden kırmızı yani ylang ylang kokulu olanı tercih ediyorum, banyo sonrası ise aynı kokunun losyonu ile cildimi nemlendiriyorum. 

Gözde: Ben otoimmün hastalığım sebebiyle glüten tüketemiyorum. Ürünlerimizin tamamına glüten içermez testleri yaptırıyoruz, bu sebeple rutinime gönül rahatlığı ile ürünlerimizi ekleyebiliyorum. Sabah akşam yüzümü Pure Project yüz temizleme jeli ile yıkıyorum, yüzüm kuru olmasına rağmen gergin bir his yaratmadan temizliyor ve makyajı çıkarıyor. Ardından ihtiyacıma göre aldığım serumları ve nemlendirici olarak ise bebek losyonumuzu sürüyorum. Gündüz rutinimi mutlaka SPF ile tamamlıyorum. Özellikle kış aylarında cildim çok kuruduğu için geceleri losyon yerine çok amaçlı balmımız ile cildimi nemlendiriyorum.

Vücut için ise her gün olmasa da iki günde bir anti-selülit yağlarımız ile lenf drenaj masajımı yapıyor, cildimi nemlendiriyorum. Lenf drenaj aletimiz özellikle tuzlu veya ağır yemek yediğim günlerde ödem atmama çok yardımcı oluyor.


Pure Project’in mottosu nedir? Bu mottoyu tüketici ile nasıl buluşturuyorsunuz? 

Bizim mottomuz “Plant-Based Pureness” yani “Doğadan Gelen Saf Bakım”. Ambalajlarımızda, Kuzguncuk’taki dükkanımıza girdiğinizde göreceğiniz panomuzda ve  sosyal medya hesaplarımızda Plant-Based Pureness yazıyor, çünkü ürünlerimiz gücünü bitkilerden alıyor. Bitki bazlı ürünlerin ne kadar etkili olabileceğini bizim ürünlerimizi kullandıktan sonra anlıyorsunuz. 


Sektörde nasıl bir eksiklik olduğunu düşünüyorsunuz? Bu eksikliği Pure Project nasıl dolduruyor? 

Bebek ve çocuk bakım ürünleri kategorisinde temiz içerikli alternatiflerin az olduğunu düşünüyoruz. İlk serimiz Little Pure Project ile piyasadaki bu açığı doldurmaya çalıştık. 

Yanlış esansiyel yağ seçiminden ve profesyonel bir tesis yerine evde yapılmaya çalışılan bitkisel ürünlerden fayda görmemiş birçok insan var. Bu insanlar haliyle doğal ve bitki bazlı ürünlere tereddütle yaklaşıyorlar. Pure Project’in bitki bazlı ve etkili ürünlerini tesisimizde profesyonel bir ekip ile üretip bu bakış açısını değiştirmeye çalışıyoruz.

En sevdiğiniz çiçek nedir? 

Cansın: Ylang Ylang, hatta bu banyo serisini benim için yaptık.

Gözde: Portakal çiçeği.

Pure Project ürünlerindeki yağlardan favori esansınız nedir?

Cansın: Ylang Ylang’ın kokusunu çok seviyorum ama günlük şampuanımızın kokusu olan menekşe, leylak, portakal karışımımızın da hastasıyım.

Gözde: Ben hafif kokuları seviyorum, ıtırın kokusuna bayılıyorum.



Aslıhan Kesici

Aslıhan, Enka Lisesi'nde 2 yıllık International Baccalaureate Programı'nı tamamladı. George Washington Üniversitesi’nden mayıs ayında çift ana dal yaparak Siyaset Bilimi ve Psikoloji bölümlerinden mezun oldu. Şu anda klinik psikoloji stajlarına devam ediyor ve Live To Bloom için içerik üretiyor. Özellikle çocuk ve ergen psikolojisi üzerine uzmanlaşmak istiyor....

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP