YAZAN: İREM BAŞKAN
In partnership with Wings

Yung Pueblo takma adıyla geniş kitleler tarafından tanınan Diego Perez, The New York Times’ın en çok satanlar listesinde yer alan bir yazar. Aynı zamanda, uzun yıllardır meditasyon pratiğini sürdürüyor ve deneyimlerini sade bir dille paylaşarak pek çok insana duygusal esenliğe giden yol arayışı için ilham veriyor. Vipassana meditasyonuna 2012’de başlamış olan Pueblo, ilk 10 günlük sessiz inzivasından sonra zihninin belirgin bir şekilde hafiflediğini fark ediyor; bu deneyimin etkisi, pratiğini derinleştirmesi ve yıllar içinde daha uzun inzivalara katılması için ışık yakıyor. 2018’de 20, 2019’da 30 ve 2022’de 45 günlük inzivasını gerçekleştiriyor. Bu inzivalar, daha az tepki, daha fazla farkındalık ve daha fazla huzuru yazarın hayatının yeni temel unsurları haline getiriyor. Eşiyle Hindistan’da 60 günlük sessiz Vipassana inzivasına katılan Pueblo, bu deneyimin beklediğinden daha derin olduğunu söylüyor. Yazar, “hayat değiştirici” olarak nitelendirdiği bu inzivadan çıkardığı 7 temel dersi bizlerle paylaşıyor. 


Tüm düşünceler onlara anlam yükleyene kadar boştur

Zihnimiz, huzursuzluğumuzu beslemek amacıyla hem gerçeklere hem de yanılsamalara dayanan hikayeler yaratma konusunda mükemmel bir kapasiteye sahip. Düşüncelerimizin çoğu, tepkilerimizin gürültüsü olarak meydana çıkıyor. Bu yüzden, fazlasıyla kırılgan olan düşüncelerimizi otomatik olarak doğru kabul etmek yerine gelip geçici bir süreç olarak değerlendirebiliriz. Yung Pueblo’ya göre, özellikle derin meditasyon esnasında düşüncelerimize tutunmadan yalnızca saf gözlemde kalarak zihnimizi hafifletebiliriz. 

Stres bağlanmadan doğar

Hem arzularımız hem de uzak durmak istediklerimiz zihnimizin farklı bağlanma biçimleridir. Bağlanma, zihnimizin esnekliğine zarar vererek onu gerilimle doldurabiliyor. Zihnimizin mücadelesi, bırakmayı reddetmemizle doğrudan ilişkili. Bırakmak egomuzun bizi götürmek istediği yöne ters düşse de bu zorlu eylemi gerçekleştirmeye özen gösterebiliriz. Bırakarak iyileşebiliriz ve özgürleşebiliriz. 

Zaman egonun bir faktörüdür

Ünlü yazara göre, zaman algısı sandığımız kadar sabit değil ve egomuz azaldıkça zamanın stresi de azalıyor. Zaman, huzur ve bilgelik anlarında çok hızlı geçebilirken gergin anlarda acı verici derecede yavaş akabiliyor. Zihnimizi geçmişi veya geleceği düşünmeye odaklamak yerine içinde bulunduğumuz anı yaşayarak zamanı daha az endişe verici hale getirebiliriz.

Bir düşünce ortaya çıktığında bedende duyumlar yaratır

Bazı zamanlarda düşüncelerimize bağlandığımızı varsayabiliyoruz ancak aslında düşüncelerimizin bedenimizde yarattığı hisleri özlüyor veya onlarla mücadele ediyoruz. Öfkeden tutkuya, korkudan huzursuzluğa kadar tüm duygular vücudumuzda duyumlarla ortaya çıkıyor. Bu nedenle temel sorun, zorlayıcı anılar veya düşünceler değil, bunların bize hissettirdiği duygular. 

Bilge dostluk her şeydir

Benzer hedeflere sahip insanlarla bir arada olmak, yönümüzü daha hızlı bulmamızı sağlıyor. Örneğin, erdem geliştirmek istiyorsak erdemli insanlarla daha çok zaman geçirebiliriz. İyi özellikler geliştirmemize yardımcı olacak türden arkadaşlıklar, geçmişin bizi geri çekmesini engelleyebilir ve daha iyi bir hayata kapı açmamıza yardımcı olabilir. Pueblo, bu tarz arkadaşlıkları bir tür koruma mekanizması olarak görmemizin mümkün olduğunu hatırlatıyor.

Beden ve zihin değişimden oluşur

Bedenimizin, sürekli hareket halinde ve etkileşim içinde olan bir yapı olduğunu fark etmek, egonun ve benlik duygusunun sandığımız kadar sabit olmadığını görmemizi sağlıyor. Bu bilgelik, gündelik yaşantımızda daha esnek olmamıza yardım edebilir. Benliğimizin bu açıdan değişmesine izin verebiliriz çünkü biz değişimin ta kendisiyiz. Aynı kalmayı ya da eski halimize dönmeyi hedeflemeden mutluluğumuzu destekleyebiliriz. Her daim kendimizi geliştirmeye ve dönüştürmeye açık olabiliriz.

İyileşmenin ardından özgürleşme gelir

Yazara göre, pek çok insan şefkat, farkındalık ve tepkisizlik gibi nitelikleri geliştirip zihinsel huzura kavuşmak için Vipassana meditasyonuna yöneliyor. Bu yolculuk, çoğu zaman iyileşmeyle başlıyor; ardından kendi yarattığımız stres ve acılardan tam anlamıyla özgürleşmeye doğru ilerliyor. Bugün bu tür pratiklere erişimin her zamankinden daha kolay olması, bu süreci herkes için daha ulaşılabilir kılan bir zemin.

Yung Pueblo, zihnimizde olup bitenleri mutlak gerçekler olarak görmek yerine bir süreç olarak ele almamızı öneriyor. Düşüncelerimize verdiğimiz önemi azaltarak zihinsel yükümüzü hafifletebiliriz. Benzer şekilde, duygularımızın da farkına varıp geçmelerine izin verebiliriz. 

Zihnimiz sürekli kontrol etmeyi, sahip olmayı veya sabit kalmayı istese de bedenimizin, duygu dünyamızın ve kimliğimizin sürekli değiştiğini kabul etmek önemli. Bu sayede, direnci azaltır, daha sakin bir alan açar ve dikkatimizi içinde bulunduğumuz ana getirebiliriz. 

Bu farkındalık yolunda tek başına yürümek yerine, benzer değerlere sahip insanlarla bir arada olabiliriz. Bu bağlar sayesinde eski alışkanlıklarımıza geri dönmeden duygusal esenliğe giden yolculuğumuzu derinleştirebiliriz. Yung Pueblo’nun derslerini içselleştirerek bizi huzursuzluğa sürükleyen mekanizmaları tanıyıp onlarla etkili bir şekilde mücadele etmek mümkün.


Wings ile hayatınıza değer katmaya, alışveriş keyfini ayrıcalıklara dönüştürmeye hazır mısınız? Siz de Wings’in ayrıcalıklı dünyasına katılmak ve size özel programlarını incelemek için link üzerinden başvurunuzu yapabilirsiniz!





BLOOM SHOP