

Bir zamanlar sadece yaşam ömrü yani lifespan konuşuluyordu. İyi yaşam ve longevity dünyasının yükselişiyle hayatımıza healthspan, yani sağlıklı yaşam ömrü kavramı girdi. Yakın zamanda ise herkes sexspan‘den, yani sağlıklı, tatmin edici ve kişinin ihtiyaçlarına uygun cinsel yaşamın ne kadar sürdürülebileceğinden bahsetmeye başlayacak. Artık insanlar olarak çok daha uzun yaşıyoruz. Haliyle ileri yaşlarımıza sağlıklı, mutlu ve zinde girmeyi; yapmayı sevdiğimiz tüm aktivitelere sorunsuzca devam edebilmeyi istiyoruz. Buna cinsel yaşamımız da dahil. Çünkü cinsel sağlık yalnızca üreme ya da cinsel performansla ilgili değil; yaşam kalitesini, yakın ilişkileri, duygusal bağ kurmayı ve psikolojik iyi oluşu da doğrudan etkileyen bütünsel sağlığın önemli bir parçası. İşte sexspan kavramı da tam olarak bu ihtiyaçtan doğuyor. En yaşlı baby boomer kuşağının sağlıkla 80’li yaşlarına ulaştığı bugünlerde, toplumdaki cinsellik anlayışının da bizimle birlikte dönüşmesi gerekiyor. Peki ileri yaşlarda sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel yaşam nasıl görünüyor? Sexspan’imizi uzatmanın yolları neler?
Sexspan nedir?
Lifespan yaşam süremizi, healthspan ise sağlığımızı, enerjimizi ve zihinsel kapasitemizi koruyarak ne kadar uzun yaşayabileceğimizi ifade ediyorsa, sexspan de yaşamımız boyunca cinsel sağlığımızı, yakınlık kurabilme kapasitemizi ve cinsel doyumumuzu yaşam boyunca ne ölçüde koruyabildiğimizi gösteriyor. Yani yalnızca cinsel ilişkinin devamını değil; kişinin kendisini cinsel açıdan iyi, özgür ve tatmin olmuş hissettiği dönemi tanımlıyor.
Birçoğumuz cinsel yaşamın yaş ilerledikçe kaçınılmaz olarak azaldığını ve bunun doğal bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Hatta 70’li yaşlarındaki insanların aktif bir cinsel yaşamı olabileceğine bile ihtimal vermiyoruz. Bu “ageist”, yani yaş ayrımcısı bakış açısı her iki cinsiyeti de etkiliyor olsa da özellikle kadınlara yönelik çok daha belirgin hale geliyor. Menopoz sonrası kadınların cinsellikten uzaklaştığı ya da artık cinselliğe ilgi duymaması gerektiği yönündeki toplumsal önyargılar bunun en önemli örneklerinden birisini oluşturuyor.
Gerçekler ise bunun tam tersini gösteriyor. Birçok kişinin, özellikle de kadınların deneyimleri, cinsel yaşamın yaşla birlikte tamamen sona ermediğini; hatta kişinin bedenini ve ihtiyaçlarını daha iyi tanımasıyla birlikte daha tatmin edici hale gelebildiğini ortaya koyuyor.
ABD’de yapılan çok kapsamlı bir araştırmaya göre cinsellik ileri yaş insanlar arasında oldukça canlı. 65-74 yaş grubundaki katılımcıların yaklaşık yarısı aktif bir cinsel yaşama sahip. 75-85 yaş grubunda ise bu oran dörtte bire yaklaşıyor. Ancak aktif cinsel yaşamını sürdüren bireylerin büyük çoğunluğu; vajinal kuruluk, ereksiyon sorunları, orgazm güçlüğü veya ağrı gibi çeşitli engellerle karşılaştıklarını da belirtiyor. Sorun ise çoğu zaman bu problemlerin çözümsüz olması değil; yeterince konuşulmaması, normalleştirilmesi ya da sağlık profesyonelleri tarafından dahi göz ardı edilmesi.
Sexspan yani sağlıklı cinsel yaşam ömrü nasıl uzatılabilir?
Sexspan hakkında konuşmamızın önemi tam da burada başlıyor. İleri yaşlarda cinsellik devam ediyor; etmeli de. Ancak yaş ayrımcılığı, toplumsal damgalama ve cinselliğin tabu olarak görülmesi nedeniyle birçok kişinin ihtiyaçları görünmez kalıyor. Bunun sonucunda hem kadınlar hem de erkekler tedavi edilebilir sorunlarla yaşamayı kabullenebiliyor.
Uzmanlara göre ileri yaşlarda görülen pek çok fiziksel sorun doğru yaklaşımlarla yönetilebiliyor. Hormonal tedaviler, ilaç kullanımında yapılacak küçük düzenlemeler, cinsel sağlık ürünleri, oyuncaklar ve destekleyici ekipmanlarla birlikte sağlıklı yaşam alışkanlıkları libidoyu, enerjiyi ve yaşam kalitesini yeniden artırabiliyor. Ancak araştırmalar, en büyük engelin çoğu zaman fiziksel değil; utanç, iletişim eksikliği ve yaşla ilgili önyargılar olduğunu gösteriyor. Bu nedenle cinsel sağlığın genel sağlık hizmetlerinin doğal bir parçası olarak ele alınması büyük önem taşıyor.
Esnek düşünün, şefkat gösterin
Cinsellik sadece orgazmdan veya haftada kaç kez ilişkiye girdiğimizden ibaret değil. Bu gerçek, yaşımız kaç olursa olsun değişmiyor. Özellikle hayatımızda belki de ilk kez bu kadar belirgin fiziksel ve ruhsal değişim yaşadığımız bir dönemde her şeyin eskisi gibi olmasını beklemek gerçekçi değil. Bu nedenle partnerimizle açık ve dürüst iletişim kurmak, ihtiyaç duyduğumuz desteği birbirimizden ya da cinsel sağlık ürünlerinden almak, yakınlaşmanın yeni biçimlerini keşfetmek ve birlikte gülebilmek ileri yaş cinselliğinin temelini oluşturuyor. Araştırmalar da cinsel doyumun yalnızca fiziksel işlevlerle değil; duygusal yakınlık, iletişim ve karşılıklı anlayışla da güçlü şekilde ilişkili olduğunu gösteriyor.
İleri yaşlarda en yüksek konforu sunan pozisyonlara şans verin
İleri yaşın getirebildiği fiziksel sınırlamaların farkında olmak ve yeni koşullara uyum sağlayabilmek sexspan için oldukça önemli. Bu noktada daha az efor gerektiren ancak yüksek tatmin sağlayabilen pozisyonlar öne çıkıyor. Her yaşın klasiği olan misyoner pozisyonunu belin altına yerleştirilecek bir yastıkla desteklemek veya yatağın kenarında uygulanacak şekilde uyarlamak fiziksel yükü azaltabiliyor. Aynı şekilde her iki partnerin yan yatarak yakınlaştığı kaşık pozisyonu da hem konforu hem de yakınlığı koruyabiliyor.
Kutunun dışında düşünün
Yaratıcılık ve yeniliklere açık olmak yaşla birlikte azalmıyor; aksine daha da önem kazanıyor. Seks oyuncakları, masaj aletleri, erotik konuşmalar, karşılıklı mastürbasyon veya penetrasyon içermeyen yakınlık biçimleri her yaşta arzuyu ve heyecanı destekleyebiliyor.
30 yaşındaki biri için tatmin edici bir cinsel yaşam farklı anlam taşırken, 80 yaşındaki biri için bu bazen sadece sarılmak, dokunmak ya da tek başına bir cinsel sağlık ürünü kullanmak anlamına gelebiliyor. Sexspan’in temelinde belirli bir “performans standardı” değil, kişinin kendi beklenti ve ihtiyaçlarına uygun bir cinsel yaşam sürdürebilmesi yatıyor.
Her daim sağlığınızın peşinde olun
Tatmin edici bir cinsel yaşam, sağlıklı bir zihin, beden ve ruhla başlıyor. Düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak, hareket etmek, sosyalleşmek, protein ve lif açısından zengin dengeli bir beslenme düzeni benimsemek ve bilişsel zindeliği hobilerle desteklemek bütünsel sağlığı koruyor.
Bunun yanında diyabet, kalp-damar hastalıkları, depresyon, uyku bozuklukları ve kullanılan bazı ilaçlar da cinsel sağlığı doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle cinsel yaşamı genel sağlık durumundan bağımsız düşünmemek ve gerektiğinde bu konuyu sağlık profesyonelleriyle açıkça konuşabilmek de sexspan’i uzatmanın önemli bir parçasını oluşturuyor.










