Şükretmenin hem psikolojik hem de fiziksel anlamda pek çok faydası olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya çıkmış bir gerçek. 2012 yılında Kentucky Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, şükreden insanların öc alma duygusunun daha az gelişmiş olduğu, empati ve hassasiyetlerinin ise daha kuvvetli olduğu tespit edilmiş. Aynı zamanda yapılan diğer araştırmalara göre, şükran duygusu yüksek olan insanların uyku kalitelerinin de daha iyi olduğu belirlenmiş.

Şükretmek sadece stresi azaltmakla kalmıyor, sosyal ilişkilerin de güçlenmesine, kıyaslama oranının düşmesine, özgüvenin artmasına sebep oluyor. Şükretmek, dikkatimizi günlük karmaşanın getirdiği irili ufaklı şikayetlerden uzaklaştırıp bizi elimizdekilerin değerini bilmeye yöneltiyor. Böylece olumsuz duygu ve düşüncelerden arınmamız daha kolay oluyor.

Şükran duygusu, hafızanın olumsuza takılma alışkanlığını kırmamıza imkan tanıyarak hayatın pozitif yanlarıyla daha fazla iletişimde kalmamızı sağlıyor. Dikkatimiz hayatın aydınlık tarafında olduğu zaman, elimizde hali hazırda var olanın artmasına ve olmasını istediklerimizin ise daha hızlı bir şekilde bize ulaşmasına imkan tanımış oluyoruz.  

Şükran duygusunu belli stratejilerle geliştirmek mümkün. Peki nasıl?

İlginizi çekebilir: Yaşamını İyileştir: Günlük Rutinde Unuttuğumuz 6 Eylem

Bir şükran defteri edinin

Her günün sonunda şükran defterinize o gün minnet duyduğunuz konu başlıklarını not edebilirsiniz. Aile, arkadaşlar, sevdikleriniz, özel hayatınız, kariyeriniz, o gün neler öğrendiğiniz, hangi eşikleri aştığınız, yediğiniz yiyecekler, denediğiniz yenilikler, tanıştığınız insanlar, aldığınız soluk, sağlığınız, hepsi birer şükran sebebi olabilir. Böylece günün sonun da hafızanız da tazelenmiş olur.

Hafızanın olumsuza takılmak gibi bir alışkanlığı var. O gün olumsuz bir şeyle karşılaşmışsanız, aklınız buna takılır. Oysa belki de aynı gün içinde olumlu anlamda neler neler oldu? Şükran defteriniz olup biteni daha net görebilmenizi sağlar. 

İlginizi çekebilir: Günlük Tutma Alışkanlığı Edinerek Stresinizi Dönüştürün

Şikayetlerinizi not edin 

Şükran duygusunu arttırmanın bir başka yolu da şikayet eden zihnin memnuniyetsiz anlarını fark etmek. Nelere sıkılıyorsunuz? İşler istediğiniz gibi gitmediği zaman mı? Arzu ettiğiniz bir şeyi elde edemediğinizde mi? Anneniz mi canınızı sıkıyor? Yaralarınızı fark etmek, dikkatinizi içinizdeki sıkıntıya yönelterek sorgulamanıza ve akabinde iyileşme sürecine girmenize yardımcı olur.

Dünyaca ünlü bir kişisel gelişim uzmanı olan Iyanla Vanzant’ın da dediği gibi; “Geçmişinizin yaralarını iyileştirene kadar kanarsınız. Yemeği, alkolü, uyuşturucuları, işinizi, sigarayı, seksi yara bandı olarak kullanarak kanamayı geçici olarak durdurabilirsiniz. Ama eninde sonunda kan aradan sızacak ve hayatınızı lekeleyecektir. Yaralarınızı açacak, ellerinizi içine sokup, sizi geçmişinizde, hatıralarınızda tutan acının çekirdeğini içerden çıkaracak gücü kendinizde bulmalı ve onunla barışmalısınız.”

Şükretmenin resmini yapın 

Baktığınız zaman içinizi şükran duygusu ile dolduran anların, kişilerin, sebeplerin fotoğraflarıyla bir poster hazırlayın ve evde görebileceğiniz bir yere asın. Böylece onlara bakıp sık sık sevinç duyabilirsiniz. Aynı işlemi telefonunuzda bir albüm açarak ya da bilgisayar ekranınızda da yapabilirsiniz fakat somut bir posterin evde sık sık baktığınız bir yerde durması bu sebepleri daha sık hatırlayıp gülümsemenize sebep olacaktır. 

Her gün bir kişiyi/canlıyı mutlu edin 

Zihni şikayet modundan çıkarmanın en hızlı yollarından biri de birilerini mutlu etmek. Hayvanları, doğayı, dostlarınızı, hiç tanımadığınız insanları… Siz seçin. Sebepsiz yere onlara hiçbir karşılık beklemeden iyilikler yapın. İyilik yapmak, şükran dolu bir zihin durumuna geçmenin en kolay yollarından biri. 

İlginizi çekebilir: Ünlü Düşünürlerden İyilik ve Nezaket Üzerine İlham Veren Sözler

Şükran duygunuzu ifade edin

Sevdiklerinizin yaşamınızdaki yerleri sebebiyle onlara müteşekkir olduğunuzu bilmeleri güzel olmaz mı? “İyi ki varsın!”, bir canlıya söylenebilecek en güzel sözlerden biri. Hayvanlar, bitkiler, hatta ve hatta eşyalarınız dahi sizin bu yaklaşımınızı hissederler. Titreşimleri değişir.

Japon bilim insanı Dr. Masaru Emoto’nun su kristalleriyle yaptığı deneyi hatırlayın. Bu deneyde değişik müzikler, resimler, niyetler, duygu ve düşüncelere maruz bırakılan su kristalleri birbirinden farklı şekiller alıyor. Böylece Emoto, donmuş su kristallerinin dış etkenler karşısında son derece farklı tepkiler verdiğini gözlemleyerek, tüm düşünce ve duygularımızın fiziksel gerçekliği etkilediğini ortaya çıkarıyor. Olumlu duygular yüklenen kristaller estetik şekiller alırken korku, öfke, agresif müzikle yüklenen kristaller daha asimetrik ve biçimsiz şekiller alıyor.

Hayatın bize sundukları karşısında şükran duymak hiç kuşkusuz bizim ve tüm çevremizdekilerin de hücre yapısını etkileyecektir. 

Kaynak: Psychology Today, Taking Charge, Art of Living, The Wellness Enterprise