

In partnership with Wings
Yaş almayı yavaş ve uzun bir yıpranma, bir “güçten düşüş” süreci olarak tanıyor, biliyoruz. Enerjimizin, zihnimizin ve sağlığımızın her geçen gün biraz daha azalmasını hayatın doğal akışı olarak değerlendiriyoruz. Bu hüzünlü hikayeyi tersine çeviren ve bize yaşlanmanın bir bozulma değil, aksine yepyeni bir potansiyel olabileceğini gösteren süper-ager’lar ise dikkat çekici bir gerçeği ortaya koyuyor. 80’li yaşlarında olmalarına rağmen 50’li yaşlarındaki keskin zekalarını, pratik becerilerini ve güçlü hafızalarını koruyabilen bu kişiler, beyin sağlığı söz konusu olduğunda hala gizemini koruyan bir soruyu gündeme getiriyor: Beynimiz her yaşta yeni nöronlar üretebilir mi? Bunu sağlamanın koşulları nelerdir? Ve hepimiz nasıl birer süper-ager olarak yaşlanabiliriz?
Süper-ager nedir?
Süper-ager, 80 yaş ve üzerinde olup kendisinden 20-30 yaş daha genç bireylerin bilişsel fonksiyonlarına, hatta kimi zaman fiziksel performans düzeyine ulaşabilen kişileri tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. İleri yaş grubundaki genel nüfusa bakıldığında hafıza ve bilişsel becerilerini kaybetmemiş bu insanlar bir istisna gibi görünse de, üzerlerinde yapılan çok sayıda araştırma bunun arkasında bilimsel mekanizmalar olduğunu gösteriyor.
Yapılan araştırmalara göre süper-ager’ların, kendi yaş grubundaki bireylere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla nörona sahip olduğu görülüyor. Aynı yaşta olup Alzheimer hastalığı yaşayan kişilerle karşılaştırıldıklarında ise bu fark 2,5 kata kadar çıkabiliyor. Bu nöronların büyük bölümü, öğrenme ve hafızadan sorumlu beyin bölgesi olan hipokampusta bulunuyor. Hipokampus aynı zamanda yeni beyin hücrelerinin oluşumuyla ilişkilendirilen en önemli bölgelerden biri olarak kabul ediliyor.
Süper-ager zihnini ayıran özellik nedir?
Bu noktada bilim insanları uzun yıllardır tartışılan soruyu yeniden gündeme getiriyor: Yetişkin beyninde de yeni nöron üretimi devam edebilir mi?
Nörogenez olarak adlandırılan bu süreç, anne karnındaki embriyonik gelişim sırasında en yüksek seviyedeyken yaş ilerledikçe azalıyor. Uzun yıllar boyunca ergenlik sonrasında neredeyse tamamen durduğu düşünülüyordu. Ancak süper-ager’ların beyinlerinde özellikle hipokampusta gözlemlenen nöron fazlalığı, ileri yaşlarda da yeni nöron oluşumunun mümkün olup olmadığı sorusunu gündeme taşıyor.
Bunu kanıtlamak için genç yetişkinlerin, süper-ager’ların, hafif bilişsel fonksiyon kaybı olan 80 yaşındaki kişilerin ve Alzheimer’la yaşayan yaşıtlarının sahip olduğu nöron sayısı, türü ve bulundukları bölgeleri karşılaştıran bilim insanları bir sonuca varıyor: Süper-ager’ların beyinlerini diğerlerinden ayıran temel özelliklerden biri “immature neurons” olarak adlandırılan, yani olgunlaşmamış nöronların fazlalığı oluyor. Olgun nöronlara kıyasla çevresel uyaranlara daha yüksek uyum sağlama ve öğrenme kapasitesine sahip olan bu hücrelere en yoğun şekilde süper-ager’ların hipokampusunda rastlanıyor. Hatta bazı araştırmalarda bu seviyelerin genç yetişkinlerden bile daha yüksek olduğu görülüyor. Alzheimer hastalarında ise bu nöronların sayısı oldukça düşük seviyelerde seyrediyor.
Bilim insanlarına göre süper-ager’ları yaşlanmanın etkilerine karşı koruyan faktör de aslında bu olgunlaşmamış nöron fazlalığı. Yapılan başka araştırmalar süper-ager’ların daha büyük bir hipokampusa sahip olduğunun da altını çiziyor. Nitekim tüm bilim insanları bu bulguların daha çok araştırma yapılarak kontrol edilmesi gerektiğinde hemfikirler.
Süper-ager olarak yaşlanmak için neler yapmamız gerek?
Peki nasıl oluyor da bazı insanlar süper-ager olarak yaşlanırken bazıları çeşitli düzeylerde bilişsel gerileme yaşıyor? Bu sorunun henüz tek ve net bir cevabı yok. Araştırmacılar, farklı yaşam tarzlarına, beslenme alışkanlıklarına ve sağlık geçmişlerine sahip bu kişiler arasında dikkat çekici bir ortak nokta tespit ediyor: Sosyal ilişkilerine verdikleri önem. Hatta daha da ilginç olanı, birçok süper-ager’ın daha dışa dönük kişilik özellikleri göstermesi.
Sosyal ilişkilerin sağlıklı ve uzun yaşam üzerindeki etkisi aslında yeni keşfedilmiş değil. Düzenli olarak sosyalleşen ve güçlü arkadaşlık ilişkileri kuran kişilerin yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemeye karşı daha dirençli olduğu biliniyor. Araştırmalar ayrıca bu kişilerin genellikle daha büyük beyin hacmine sahip olduğunu gösteriyor. Bunun arkasındaki mekanizmalardan biri ise yalnızlığın stres hormonu kortizol seviyelerini artırması. Uzun süre yüksek seyreden kortizol, kronik enflamasyona yol açabiliyor. Beyindeki kronik enflamasyon ise nöronlara zarar vererek demans riskini artırabiliyor.
Bununla birlikte araştırmacılar, süper-ager olmanın yalnızca sosyal bir yaşam sürmekle açıklanamayacağını vurguluyor. Araştırmalar, bu kişilerin beyin hacimlerinin çoğu zaman kendi yaş grubundaki bireylerden ziyade 50’li ve 60’lı yaşlardaki insanlara benzediğini gösteriyor. Ayrıca sosyal davranışlarla ilişkili olduğu düşünülen ve yalnızca insanlar, balinalar, filler ve büyük maymunlar gibi yüksek düzeyde sosyal memelilerde bulunan “von Economo nöronları” da süper-ager’ların beyinlerinde daha fazla bulunabiliyor. Bilim insanları bunun güçlü sosyal ağlar kurma ve sürdürme becerisiyle ilişkili olabileceğini düşünüyor.
Öte yandan süper-ager’ların ortak özellikleri yalnızca sosyal yönleriyle sınırlı değil. Araştırmalar, bu kişilerin yeni deneyimlere daha açık olduklarını, öğrenmeyi sürdürdüklerini ve zihinsel olarak kendilerini zorlayan faaliyetlerden kaçınmadıklarını gösteriyor. Yeni bir dil öğrenmek, bir müzik aleti çalmaya başlamak ya da alışılmış düşünce kalıplarının dışına çıkmayı gerektiren uğraşlar, beynin farklı bölgelerini aktif tutmaya yardımcı oluyor. Ayrıca birçok süper-ager’ın hayata karşı daha olumlu bir bakış açısına sahip olduğu da dikkat çekiyor.
Her ne kadar genetik faktörler önemli rol oynasa da, güçlü sosyal bağlar kurmak, merak duygusunu korumak ve yaşam boyu öğrenmeye devam etmek sağlıklı beyin yaşlanmasını destekleyen en önemli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
Wings ile hayatınıza değer katmaya, alışveriş keyfini ayrıcalıklara dönüştürmeye hazır mısınız? Siz de Wings’in ayrıcalıklı dünyasına katılmak ve size özel programlarını incelemek için link üzerinden başvurunuzu yapabilirsiniz!










