Yediğiniz yemeklerin lezzetini kucaklarken aynı zamanda fiziksel ve zihinsel olarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak şekilde tatillerden zevk alabiliyor musunuz? Sizler için tatilde bilinçli beslenme ipuçlarına değinerek sezgisel yemenin yollarından bahsedeceğim.

1. Hiçbir şeye sınır koymayın

Evet, bunun tavsiyelerin çoğuna aykırı olduğunun farkındayım. Ancak bilinçli beslenme yaklaşımı için işe önce suçluluk duymadan istediğinizi yiyebileceğinize dair kendinize izin vererek başlamalısınız.

Yemek yeme fikri, sınırlandırıldığında çok daha çekici hale gelir. Suçluluk duygusuysa yemek yemeye başlarsanız, “Zaten bir ısırık yedim ve her şeyi mahvettim, bu yüzden bütün yasakladıklarımı yiyebilirim.” zihniyeti ortaya çıkar. Yemeklerden zevk almak için kendinize izin verin. Yemek yemenin eğlenceli olması gerekiyor, stresli değil. Unutmayın.

2. Akşamki eğlence için kendinizi tüm gün aç bırakmayın

Çok sayıda insanın tatilden veya sosyal bir ortama girmeden önce bütün gün hiçbir şey yememeye çalıştığını biliyorum. Ancak hafif bir kahvaltı ve öğle yemeği yiyerek ve o akşam tüketeceğiniz atıştırmalıkları es geçip daha sağlıklı bir beslenme yöntemi uygulayabilirsiniz. Bu sayede kalori dengesini doğru kurmuş ve aç kalmamış olursunuz.

Herhangi bir yemek organizasyonuna çok aç olarak katılırsanız, orada keyifle yemeyi hayal ettiğiniz yiyeceklerin/içeceklerin tadını alamayabilirsiniz. Çünkü yavaş yemek ve keyfini çıkarmak için fazla aç olur, yiyecekleri hızlıca tüketme ihtiyacına yönelirsiniz. Bu yaklaşım yalnızca rahatsız edici bir şekilde doymanıza neden olur.

‘’Bir partide ya da akşam yemeğinde normal yemek yerim ama özellikle sebze, protein, sağlıklı yağ ve işlenmemiş tahıllara odaklanırım. Çok fazla mezenin olacağı bir yere gittiğim zaman mezeleri dengeli bir şekilde ana yemeğimin yanına eklerim. Sezgisel yeme ilkelerini öğrendikten sonra akşam yemeğinde sakin kalarak yiyeceklerin keyfini çıkarabiliyorum.’’

Sezgisel yeme eğitimi sonrası katılımcı yorumu

3. Seçeneklerinizi değerlendirebileceğinizi bilin ve kontrolü elden bırakmayın

Tatilde yemek yiyeceğiniz zaman ilk önce bir değerlendirme yapın. Orada neler var? Seçenekler neler? Ardından, tadını çıkarmayı düşündüğünüz yiyecek veya içeceklerin gerçekten buna değecek bir şey olup olmadığını kendinize sorun.

Bu hiçbir şekilde suçluluğun denklem içine girmesi gerektiği veya kalorilere dayalı seçenekleri değerlendirmeniz gerektiği anlamına gelmez. Aksine, fark etmenizi istediğimiz şey gerçekten zevk alarak ne olursa olsun yemeyi ve içmeyi düşünüyor musunuz yoksa sadece orada olduğu için zevk almayacağınız bir yiyeceği mi tercih ediyorsunuz?

Bu şekilde ilerlemek seçeneklerinizi değerlendirmek için zaman ayırmanıza ve zevk alacağınız favorilerinizi seçmenize yardımcı olacaktır.

Yemeğe düşkün olmak, hayatın en büyük zevklerinden biri. Ancak sahip olduğumuz şeyin gerçekten zevk aldığımız bir şey olduğundan ve sadece sıkıldığımız/bir şeylerden rahatsız olduğumuz için yapmadığımızdan emin olmalıyız.

4. Doyduğunuzu hissettiğinizde bırakıp acıktığınızda tekrar yiyebileceğinizi bilin

Bu, dikkatli olmanın ve vücudunuzu gerçekten kontrol etmenin önemli olduğu bir adımdır. Çok hızlı bir şekilde yiyorsanız artık tatmin olup olmadığınızı ve daha fazla ihtiyacınız olmadığını söyleyemezsiniz, değil mi?

Buradaki anahtar yavaş yavaş yemek. Yemek yerken (veya bir şeyler içerken) sık sık duraklamak buna yardımcı olacaktır. Bu duraklama noktalarında etrafınızdakilerle sohbet edebilir, yemek hakkında konuşabilir ve duygusal paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde o sofranın keyfi sizin için artacaktır.

Kendini kontrol et. Nasıl hissediyorsun? Daha fazla ister misin? Orada olduğu için daha fazlasını mı yiyorsun? Miden dolmaya başlıyor mu?

Vücudunuza bu duraklamaları öğrenmesi için zaman vermeli ve pratik yapmalısınız. Gerçekten lezzetli bir şey yiyorsanız, yavaşlamanız çok daha önemlidir. Bu sayede yemeği tamamen deneyimleyebilirsiniz. Gerçekten daha fazla şey yemek istiyorsanız ise her zaman daha fazlası için geri dönebileceğinizi hatırlamalı ve kendinize yasaklar koymamalısınız.

5. Aşırı zorlama yapsanız da, kendinizi affedebilirsiniz.

Deneyimlerden ders çıkararak bir sonraki sefere daha dikkatli olmak için bu bilgiyi bir hatırlatma olarak alabilirsiniz.



Psk. Miray Polat

Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden yarı burslu olarak mezun olmasını takiben Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına başladı. Üniversite mezuniyetinin ardından çeşitli anaokullarında çocuklarla birlikte Mindfulness çalışmaları temelli kurum psikologluğu yaptı. Aktif olarak eğitimlerine devam etmekte olan Miray, psikoterapi ekolü olarak Bilişsel Davranışçı Terapiyi takip etmektedir. Farkındalık ve meditasyon üzerine...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP