2017’de eğitim için çıktığım Hindistan Nepal seyahatinin bir aylık bölümümünü Hindistan’ın Bihar eyaletindeki küçük bir kasaba olan Bodhgaya’daki Root Enstitüsü’nde geçirdim.

Root Enstitüsü, 7 ay boyunca eğitim aldığım FPMT (“Foundation for the Preservation of the Mahayana Tradition”) organizasyonuna bağlı bir merkez. FMPT ise, Batılıların Budizm’e ilgisinin artması sonucu Tibet’in ruhani lideri Dalai Lama’nın onayı ile 1975’te Tibetli Budist öğretmenler Lama Zopa Rinpoche ve Lama Yeshe tarafından kurulmuş bir kurum.

Bodhgaya’da inziva

Bodhgaya ise Budist’ler için önemli bir hac merkezi. 2500 yıl kadar önce Budizm’i başlatan Shakyamuni Buddha diğer adıyla Siddharta Gautama, çoğumuzun bugün sadece Buddha olarak bildiği kişi, Bodhgaya’da bir Bodhi ağacının altında aydınlanıyor. Daha sonra, insanlara fark ettiği gerçekleri aktarmaya başlıyor. Zamanla takipçileri artıyor ve bugün Budizm olarak bilinen felsefe-din ortaya çıkıyor.

Böylece her yıl binlerce Budist, dünyanın dört bir yanından ibadet etmek ve hac ziyareti yapmak için Bodhgaya’ya geliyor.

Bodhgaya’dan planladığım gibi, eğitimlerimi ve inzivamı tamamlayıp ayrılmak üzereydim ki, enstitü çalışanlardan biri “Biraz daha kalırsan Richard Gere da enstitüye gelecek, onunla tanışabilirsin. Hatta Dalai Lama ve birçok önemli Lama’da (*) burada olacak” dediğinde şaşırmıştım.

Dalai Lama’nın bir gelenek haline gelen, her yıl aynı dönemde Bodhgaya’da binlerce kişiye günler süren konuşmalar yaptığını yeni öğrenmiştim. Bu fırsatı kaçıracağım için de biraz üzgündüm. Ayrıca Richard Gere’in, hani Pretty Woman’da kadınları kendine hayran bırakan o adamın, FPMT’nin kurucularından Lama Zopa Rinpoche’nin öğrencisi olduğu ve yıllardır buraya geldiği bilgisi de dikkatimi çekmişti.

Richard Gere’in Budist olduğunu bir zamanlar bir yerde okumuştum ama Budist olma hikayesinin detaylarını bilmiyordum.

Richard Gere’in Budizm hikayesi

Aslında bu hikaye, hem Tibetliler için büyük bir anlam taşıyor hem de Richard Gere’in Hollywood kariyerine zarar verme pahasına, bu insanlara yardım etmekten vazgeçmemesi ile bir direniş hikayesine dönüşüyor yıllar içinde. Bu direniş, Richard Gere sadece bir Hollywood yıldızıyken, onu yalnızca Tibet konusunda değil, birçok alanda aktif çalışmaları olan yardımsever bir aktiviste dönüştürüyor.

Richard Gere 20’li yaşlarının başındayken, varoluşu sorgulayıp birçoğumuzun da yaşadığı “anlam” arayışına giriyor ve hikaye başlıyor.

Farklı yaklaşımlarla ilgili kitaplar okuyor ve Budizm’e yakınlaşmaya başlıyor. Budizmin, genel olarak Tibet Budizmi koluyla ilgili okusa da, önce Zen Budizmi’ne yakınlaşıyor. İlk 5-6 yıl, Kyozan Joshu Sasaki ile Zen Budizmi kolunu pratik ediyor.

1978’de Nepal’e yaptığı bir seyahatte ise Tibetli Lama’larla tanışıyor. Daha sonra Hindistan’da Dalai Lama ile yollarının kesişmesinin ardından Tibet Budizmi’ni inanç olarak, Dalai Lama’yı da öğretmeni olarak kabul ediyor. O tarihten itibaren, Dalai Lama’nın, Tibet’in ve ülkeleri Çin tarafından işgal edildiği için sürgünde yaşayan Tibetlilerin aktif destekçisi oluyor.

Yine ilerleyen yıllarda, Dalai Lama’nın ve sürgündeki Tibet Hükümeti’nin bulunduğu Hindistan’ın kuzeyindeki Dharamsala’yı düzenli olarak ziyaret ediyor.

Budizm’in Hollywood kariyerine etkileri

Ancak bu aktif destek, zamanla Richard Gere’in kariyerine zarar vermeye başlıyor. 1993’te Oscar töreninde Çin’in Tibet’i haksız işgali ve Tibet’te yaptığı insan hakları ihlallerini dile getiren bir konuşma yaptığı için Oscar törenlerinde ödül vermesi yasaklanıyor.

2007’de ise Pekin Olimpiyatları’nı boykot eden açıklamalar yaptığı için yaşam boyu Çin Halk Cumhuriyeti’ne girişi yasaklanıyor. Çin, film endüstrisinin önemli pazarlarından biri olduğu ve Hollywood üzerinde de büyük etkiye sahip olduğu için yapımcılar Çin’den çekinerek Richard Gere’e teklifte bulunmamaya başlıyorlar. Ancak Richard Gere geri adım atmıyor. 

Kendisi Tibet ve Tibetliler için desteğinin yanı sıra farklı konularda da projeleri olan bir figür aslında. Bugün dünyanın dört bir yanındaki yerli halkların hakları ve topraklarının korunması için kurulmuş Survival International’i aktif olarak destekliyor. Ayrıca AIDS farkındalığı için çalışmalar yapıyor. Hindistan’da AIDS’li kadın ve çocukların barınması için AIDS Bakım Evi (AIDS Care Home)’ni kuruyor. Yine Hindistan’da birçok projeyi desteklemek için Gere Fonu’nu başlatıyor (Gere Foundation India Trust).

Bir röportajında, hayatının yönünü tamamen değiştiren Tibet ve Tibetliler’e olan bu yakınlığını inancıyla açıklayarak “Belli ki (Budizm’de kabul edilen karma yasası ve yeniden doğuşu kastederek) bu ülke ve insanları ile yakın bir bağım vardı. Yoksa hayatım bu yönde bu kadar güçlü bir şekilde evrilmezdi.” yanıtını veriyor.

* Lama, Tibet Budizmi’nde öğretmen anlamında kullanılır.

İlginizi çekebilir!