YAZAN: UZMAN PSİKOLOG & PSİKOTERAPİST ŞEYDA YAZICI

“İlişkideyken kendim olamıyorum” ve “Yalnız kalınca eksik hissediyorum.” Bu iki cümleyi farklı zamanlarda, farklı insanlardan çok sık duyarız. Bazen de aynı kişinin ağzından, sadece farklı anlarda çıkarlar. Aslında bu iki cümle, yakın ilişkilerde yaşanan çok temel bir deneyimi anlatıyor. Bir yanda yakın olma, bağ kurma ve ait hissetme ihtiyacı; diğer yanda ise kendin kalabilme, sınırlarını koruyabilme ve kaybolmama ihtiyacı. Çoğu zaman bu iki ihtiyaç bir arada tutulamadığında, insan kendini bir seçim yapmak zorundaymış gibi hissediyor. Ya bağlanacağım ya da kendim kalacağım gibi. Oysa sağlıklı bir ilişki, bu iki uçtan birini seçmek değildir. Önemli olan, bağ kurarken kendin kalabilme kapasitesini geliştirebilmektir.


Otonomi ve birliktelik nedir?

İnsan olarak hem yakınlığa hem de bireyselliğe ihtiyaç duyarız. Bir yanımız görülmek, anlaşılmak ve bağ kurmak isterken, diğer yanımız özgür olmak, sınırlarını korumak ve kendi alanına sahip olmak ister. Yakın ilişkilerde zorlayıcı olan şey, bu iki ihtiyacın bazen aynı anda tehdit altında hissedilmesidir. Yakınlık arttığında bazı insanlar kendini kayboluyormuş gibi hisseder. Mesafe arttığında ise yalnız kalma ya da terk edilme duygusu ortaya çıkabilir. Bu deneyimler çoğu zaman kişinin fazla hassas ya da fazla mesafeli olmasıyla ilgili değildir. Daha çok, ilişki içinde bağ kurma ve kendin kalma ihtiyacının aynı anda etkinleşmesiyle ilgilidir. Bu da ilişkilerde sık gördüğümüz bir döngüyü yaratır. Biri yakınlaşır, diğeri uzaklaşır. Biri uzaklaştıkça, diğeri daha çok yaklaşır. Zamanla iki taraf da aslında anlaşılmadığını hisseder.

Bağlanma perspektifi: Bu dengeyi nasıl öğreniyoruz?

Bu dengeyi nasıl kurduğumuz çoğu zaman bugünkü ilişkilerimizle değil, çok daha erken deneyimlerimizle ilgilidir. Bağlanma kuramına göre, otonomi ve bağlanma arasındaki denge çocuklukta bakım verenle kurulan ilişkiler içinde şekillenir. Bu denge bize anlatılarak öğretilmez; hissedilerek öğrenilir. Eğer bir çocuk ihtiyaç duyduğunda karşılık buluyorsa ve aynı zamanda keşfetmesine alan tanınıyorsa, hem yakın olmanın hem de ayrı kalmanın güvenli olduğunu öğrenir. Bu deneyim, yetişkinlikte ilişkide bağ kurabilmenin ve kendin kalabilmenin temelini oluşturur. Ama her zaman böyle olmaz. Bazen çocuk bağını kaybetmemek için daha fazla tutunmayı öğrenir. Bazen de incinmemek için kendi kendine yetmeyi öğrenir. Bu iki yol da o anki koşullarda mümkün olan en iyi uyum biçimleridir. Zamanla bu deneyimler, kişinin ilişkilerde nasıl hissettiğini ve nasıl davrandığını belirleyen bir içsel haritaya dönüşür. Çoğu zaman bu harita, kişi farkında olmadan çalışır. Yine de bu hikaye sabit değildir. İnsan, yeni ve güvenli ilişkisel deneyimler içinde bu dengeyi yeniden kurabilir.

İlişkide dengeyi bozan yaygın tuzaklar

İlişkilerde zorlandığımız yerler çoğu zaman yanlış yapmaktan değil, bizi koruyan ama artık işe yaramayan alışkanlıklardan gelir. Kendini feda etmek, çoğu zaman ilişkiyi kaybetmemek için geliştirilen bir yoldur. Kişi kendi ihtiyaçlarını geri plana atar çünkü bağın devam etmesi öncelikli hale gelmiştir. Ama zamanla bu, kişinin kendisiyle bağını zayıflatabilir. Duygusal geri çekilme de benzer şekilde bir korunma biçimidir. Kişi incinmemek için mesafe koyar. Ancak bu mesafe, karşı taraf için uzaklaşma ve reddedilme gibi hissedilebilir. Kontrol ve yapışma ise genellikle kaybetme korkusunun bir ifadesidir. Kişi bağın kopmaması için daha çok yakınlık yaratmaya çalışır. Ama bu yakınlık, güvenli olmaktan çok sıkışmış hissettirebilir. “Ya ben ya biz” düşüncesi ise en temel tuzaklardan biridir. Kişi ya kendini korumak için ilişkiden uzaklaşır ya da ilişkiyi korumak için kendinden vazgeçer. Ancak sağlıklı ilişkilerde ihtiyaç duyulan şey, bu iki kutuptan birini seçmek değil, ikisini birlikte taşıyabilmektir.

Hem “ben” hem “biz” olmak mümkün mü?

İlişkilerde değişim genellikle küçük bir farkındalıkla başlar. Tepkinin altındaki ihtiyacı görebilmek gibi. “Beni hiç aramıyorsun” diyen birinin aslında “Benim için önemli misin?” diye sorduğunu fark etmek, ilişkiyi bambaşka bir yerden kurmaya başlatabilir. Otonomi, uzaklaşmak değildir; kendinle temas halindeyken ilişkide kalabilmektir. Birliktelik de yapışmak değildir; güvenli bir bağ içinde kalabilmektir. Bazen en kritik an, durup şunu sorabilmektir: Şu an gerçekten birbirimizle mi mücadele ediyoruz, yoksa aynı döngünün içinde mi sıkıştık? Eğer bu döngü size tanıdık geliyorsa, bunu sadece kendi ilişkinizin bir sorunu olarak görmek yerine daha geniş bir çerçeveden de bakmak iyi gelebilir. Örneğin Amir Levine ve Rachel Heller’ın “Bağlanma” kitabı, ilişkilerde neden bazen daha çok yakınlaşmak istediğimizi, bazen de geri çekildiğimizi oldukça anlaşılır bir şekilde ele alıyor. Bazen sadece bu dinamikleri isimlendirebilmek bile yaşananları daha anlamlı hale getirebiliyor.

İlişkide hem “ben” hem de “biz” mümkün. Ama bu bir anda olan bir şey değil. Zamanla, deneyimle ve çoğu zaman zorlanarak öğrenilen bir beceri. Sağlıklı bir ilişkide kişi kendini kaybetmez. Aynı zamanda ilişki de tehdit gibi hissettirmez. Kişi, bu bağın içinde kendi olarak var olabileceğini deneyimler. Bu noktada otonomi ve bağlanma artık çatışan değil, birbirini destekleyen iki ihtiyaç haline gelir.

Yakın ilişkilerde denge, sabit bir hedef değil, sürekli yeniden kurulan bir süreçtir. Kişinin hem kendisi olarak var olabildiği hem de bağ kurabildiği ilişkilerde, otonomi ve bağlanma birbirine rakip iki ihtiyaç olmaktan çıkar. Bu nedenle önemli soru şudur: Bu ilişkide hem kendim olabilir miyim hem de sana yakın kalabilir miyim? Soruya verilen yanıt, ilişkinin ne kadar güvenli ve esnek hissedildiğine dair önemli ipuçları taşır.



Uzman Psikolog & Psikoterapist Şeyda Yazıcı

Özyeğin Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden %100 başarı bursu ile mezun olan Şeyda, aynı üniversitenin Çift ve Aile Terapisi Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı. Lisans eğitimi süresince Özyeğin Üniversitesi İlişki Araştırmaları Laboratuvarı’nda TÜBİTAK destekli projede yer alarak ilişki dinamikleri üzerine çalıştı; ardından araştırma görevlisi olarak akademik araştırma ile klinik uygulama arasında köprü kurdu....



BLOOM SHOP