

Ne kadar basit gibi dursa da bir noktadan diğerine ne kadar hızlı bir şekilde yürüdüğümüz, beden ve zihnimizin işleyişi konusunda bize çok fazla bilgi verebilir. Araştırmalara göre bir kişinin parklarda dolaşırken, otobüse yetişmeye çalışırken, markette alışveriş yaparkenki yürüme hızı; hastaneye yatma, kalp krizi geçirme hatta erken ölüm riskini işaret edebiliyor. Hatta yürüme hızı, bilişsel fonksiyonların durumuna dair de bir belirteç olarak kullanılabiliyor. Peki ne kadar hızlı yürüdüğümüz ile bilişsel performansımız veya sağlıklı yaşam ömrümüz arasında nasıl bir bağ var? Yürüme hızımızı nasıl ölçebiliriz? Eğer ideal hızın altındaysak yürüme hızımızı artırmanın bir yolu var mı? Sizin için araştırdım.
Yürüme hızı nedir?
Yürüme hızı, tam olarak anlaşılacağı gibi bir noktadan diğerine ne kadar sürede gittiğimizin bir ölçütüdür. Uzun yaşam çalışmalarında ise yürüme hızı başka bir anlam kazanır. Yürüme hızı, bir kişinin fonksiyonel kapasitesidir. Bağımsızlığını koruyarak tüm gündelik işlerini yürütebilme becerisidir. Aynı zamanda bir kişinin inme, kalp krizi gibi ağır bir hastalıktan sonra ne kadar iyi iyileştiğinin de bir göstergesi olarak kabul edilir.
Yürüme hızı yaşın ilerlemesi ile doğal olarak azalmaya başlar. Nitekim hızın belirli bir seviyenin altına aniden düşmesi altta yatan sağlık problemlerinin de habercisidir.
Yürüme hızı neden bir uzun yaşam belirtecidir?
Yürüme hızı bir kişinin kaslarının gücüne, eklemlerinin hareketliliğine bağlıdır. Gündelik yaşamda ne kadar çok hareket ediliyor, egzersiz yapılıyorsa yürüme hızının da o denli yüksek olması beklenir. Tam aksine sedanter bir yaşam izlemek, belirli bir rahatsızlığa bağlı olarak aniden uzun süre boyunca hareket edememek yürüme hızının düşmesine katkıda bulunur.
Araştırmalara göre yürüme hızı özellikle ileri yaş kişilerde sağlıklı uzun yaşamın en önemli ölçütlerinden birisidir. Örneğin çok kapsamlı bir çalışmada 75 yaşında olan ve yavaş yürüyen erkeklerin bir 10 yıl daha yaşama şansı yüzde 19 şeklinde ölçülürken bu rakam aynı yaşta olup hızlı yürüyen erkeklerde yüzde 87’ye yükselmiştir. Peki bu kadar önemli bir yükselişe yürüme hızı nasıl katkıda bulunur? Bir açıklamaya göre zaten sağlığı tam yerinde olmayan kişilerin çok hareket etmediği bu yüzden de yavaş yürüdüğü düşünülüyor. Nitekim bunun tam tersi yani az hareket edenlerin, bu örnekte az yürüyenlerin, hastalıklara yakalanma riskinin daha yüksek olması daha mümkün.
Yürüdüğümüzde bedenimizin çok farklı sistemleri bir arada çalışır. Kemikler ve kaslar vücut ağırlığını taşır, kalp ve dolaşım sistemi tüm bedeni besler, beyin ve sinirler hareketi koordine eder, gözler bile daha iyi görmek için ekstra efor sağlar. Bu da hem beden hem de zihnin daha dayanıklı ve güçlü olması için harika bir egzersizdir.
Bu belirteç sadece ileri yaş insanları ilgilendirmez. Gençlerde de yavaş yürüme aslında bedenin ve zihnin biyolojik yaşa oranlar daha hızlı yaş aldığını anlatır. Yani yaşam tarzı seçimlerinde yolunda gitmeyen şeyler vardır. Tam aksine 20 yaşında bir kişiye göre bile daha hızlı yürüyebilen bir 45 yaşındaki birey ise doğal yaş alma sürecini yavaşlatan sağlıklı bir yaşam sürüyor anlamına gelir!
Yürüme hızı ve bilişsel fonksiyonlar arasındaki ilişki
Yürüme hızına dair en şaşırtıcı araştırma sonuçlarından birisi de yavaş yürüyen insanların hızlı yürüyen insanlara göre IQ testlerinde daha düşük skorlar yapmasıdır! Bu kişilerin yeni bilgileri işleme hızı da aynı yürümeleri gibi yavaştır. Hafıza testlerinde daha kötü performans gösterirler, diğer bilişsel aktivitelerde hızlı yürüyen yaşıtlarına oranla daha çok yanlış yaparlar. Yürüme hızlarındaki düşüklük kendini MRI taramalarında bile gösterir. Bu kişilerin beyinleri daha küçüktür, düşünmeyi ve bilgileri işlemeyi sağlayan beynin en dış katmanı olan neokorteksleri daha incedir. Daha da ilginci yavaş yürüyen kişilerin yüzleri bile hızlı yürüyen yaşıtlarına göre daha “yaşlı” şekilde yorumlanır.
Yürüme hızı nasıl ölçülür?
Yürüme hızını ölçmenin en basit yolu dışarıya bir kronometre ile yürümektir! En yaygın test iki aşamadan oluşur. İlk adım 5 metre boyunca sadece yürümektir. Bu şekilde normal yürüme hızımıza doğal olarak ulaşırız. Daha sonraki aşamada kronometreyi çalıştırıp bir 10 metre boyunca aynı hızda yürümemiz gerekir. 10 metreye ulaşınca kronometre durdurulur ve basit bir matematik hesabı ile yürüdüğümüz mesafe, 10 metre, kronometrede yazan saniyeye bölünür. Çıkan sonuç bizim yürüme hızımızdır. Daha sonra aşağıdaki ölüm tablosunu kullanarak yürüme hızımızı değerlendirebiliriz:
- 40-49 yaş aralığında bir kadının ortalama yürüme hızı 1,39 m/s, aynı yaş aralığında bir erkeğin ise 1,43 m/s’dir.
- 50-59 yaş arasındaysanız, ortalama yürüme hızı kadınlar için 1,31 m/s, erkekler için ise 1,43 m/s’dir.
- 60-69 yaş arası kişilerde ortalama yürüme hızı bir kadın için 1,24 m/s, bir erkek için ise 1,43 m/s’ye düşer.
- 70-79 yaşında kişilerde ortalama yürüme hızı kadınlarda 1,13 m/s, erkeklerde ise 1,26 m/s civarındadır.
- 80-89 yaş arası kişilerde yürüme hızı kadınlarda yaklaşık 0,94 m/s, erkeklerde ise 0,97 m/s olarak ölçülür.
Yürüme hızını arttırmak mümkün mü?
Yürüme hızımız yaşıtlarımıza oranla daha düşükse hiç moralimizi bozmamıza gerek yok! Ne kadar çok hareket eder, gündelik yaşamımıza ne kadar çok yürüyüş, bisiklete binme, merdiven çıkma gibi basit egzersizler eklersek yürüme hızımız da o denli yükselir. Eğer işimiz gereği günde çok uzun süreler oturmamız gerekiyorsa bile kısa yürüme molaları vermek, sadece 5 dakika ofisin içerisinde dolaşmak bile daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmemize yardımcı olur!








