Instagram @pernilleteisbaek

Hedef belirlemek ruh sağlığımızı korumamız açısından çok önemli. Ancak yapılan araştırmalar, çoğu kararların sonuca ulaşamadığını ortaya koyuyor. Örneğin, yeni yıl kararları alan bireylerin yüzde 80’inin şubat ayının ortasında bu kararlarını uygulamaktan vazgeçiyorlar. Bu rakamlar aslında hiç şaşırtıcı değil.

Günümüzün hayat şartları, kendimizi sık sık yıpranmış hissetmemize neden oluyor. Bu şartlar altında da önceliklerimizi fark edemiyor, karar vermekten kaçıyor, harekete geçemiyor ve hedef belirleyemiyoruz. Zaman içinde belirlediğimiz hedefler için çalışmayı bırakmak veya ulaşılan hedeflerin yerine yenilerini koyamamaksa bizi amaçsız bir hayata sürüklüyor.

Mutsuzluğun temel nedenlerinden bir tanesi olan bu durumdan kurtulmak için ruh sağlığı uzmanlarının uygulaması çok kolay 4 önerisi var.

İlginizi çekebilir: Daha Mutlu Hissetmenizi Sağlayacak 4 İpucu

Ölçülebilir hedefler

“Artık sağlıklı yemekler yiyeceğim!” veya “Spora daha çok gideceğim!” gibi kararlar eminim ki hepimizin hayatında zaman zaman söz konusu olmuştur. Buradaki problem, seçilen bu cümlelerin hedef olabilmek için çok belirsiz olması.

Sağlıklı beslenmek ne demek? Özel günler istisna olacak mı? Spora ne kadar “daha çok” gideceğim? Daha uzun süre mi egzersiz yapacağım daha fazla gün mü gideceğim?

Uzmanlara göre sınırları belirsiz, ölçülemez ve geniş hedefler belirlemek yapılan en genel hata. İnsanoğlu yapısı gereği somut gelişimi gözlemleyemediği zaman vazgeçmeye meyilli oluyor çünkü başarısızlık hissine kapılıyor. Yani seçilen hedef ölçülebilir olmalı.

Spesifik olmak

Klinik psikologların genel görüşü spesifik, detaylı ve sayısal olan hedeflerin başarı oranının daha yüksek olduğu yönünde.

Bireyler hedefe ulaşmaya çalışma sürecinde, katedilen yolu ve kalan yolu sık sık kontrol etmek istiyor. Küçük başarılar da, bu noktada motivasyonu arttıran ödüller gibi görev yapıyor ve önem kazanıyor. Kişi sürekli başarma hissine ulaştığı için gerçek hedefine motive bir ruh halinde ve daha kolay ulaşıyor.

Dürüst olmak

Hedef belirlerken hepimizin hata yaptığı temel nokta, istemediğimiz fakat istemeliymişiz gibi hissettiğimiz hedefleri seçmek. Bireyler genellikle hedefleri belirleme aşamasında kendilerini o hedefe adayacaklarına yüzde yüz emin oluyor. Fakat iş hedefe ulaşmaya çalışırken değişebiliyor. Heyecan veya hevesle belirlenen bu hedefler kişinin “neden” sorusuna yeterli cevabı olmadığı için zamanla silikleşiyor.

Hedefleri belirlerken bireylerin gerçekten bunu isteyip istemediğine ve neden istediğine emin olması, ulaşma sürecinde vazgeçme oranının azalmasına yardımcı oluyor.

İlginizi çekebilir: Çoklu Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Odaklanmak

Neden sorusuna ne kadar derin ve geniş bir cevap verirsek odağımızı bu hedef üzerinde tutmak o kadar kolay oluyor. Hedef belirlemek ve hedeflere ulaşmak hiçbir zaman kolay değildir ve insan beyni zorluklardan hoşlanmaz. Bu süreçte kafamızın içinden geçen ve bizi kararımızdan vazgeçirmeye çalışan seslere karşı dirençli olabilmek, gerçekten başarmak istediğimiz o hedefin ne kadar iyi tanımlanmış olduğuyla ilgilidir.