Mikro ifade okuma yeteneğinizi geliştirerek duygusal zekanızı (EQ) yükseltebileceğinizi biliyor muydunuz?

Karşımızdaki kişilerle daha anlamlı bir iletişim kurabilmemiz ve derin sohbetler edebilmemiz için onların duygularını anlamamız gerekir. Bunu sağlamanın yolu ise; karşımızdaki bireylerin kelimelerini dinlemek, vücut dillerini izlemek ve mimiklerini fark etmekten geçer.

Genellikle beynimiz, karşımızdaki insanların uzun süren mimiklerini, yani makro ifadelerini otomatik olarak fark eder. Fakat kendini çok belli eden bu ifadeler, insanların duygusal dünyasının yalnızca çok küçük bir kısmını yansıtır, dolayısıyla altta yatan gerçek duyguları fark edebilmek konusunda pek verimli değillerdir.

Makro ifadelerin aksine mikro ifadeler, bilinçdışı bir şekilde oluşur ve kesinlikle müdahale edilemez, bastırılamaz veya kasıtlı olarak yaratılamaz. Dolayısıyla bireylerin saklamaya çalıştıkları duygularını ve gerçekleri ortaya çıkarmak konusunda etkili birer ipucu olur. Fark etmesi oldukça zor olan bu mikro ifadeleri yakalamak ise sanılanın aksine ajanlara özgü bir yetenek veya imkânsız değildir! İşte adım adım mikro ifadeleri yakalama rehberi!

İlginizi çekebilir: Limbik Sistem ile Bilinçaltı Duygularının Keşfi

Mikro ifade nedir?

Mikro ifadeler, duyguların yarattığı hızlı mimikler olarak tanımlanırlar ve genellikle 0.4 – 0.5 saniye arası sürerler. Temel duyguların yansıması olan bu kısa ifadeler; şaşırma, öfke, korku, iğrenme, mutluluk, üzüntü ve kibir duygularının dışavurumlarıdır. Sohbetler sırasında konuşan veya dinleyen kişilerin yüzünde farkındalık dışı beliren bu ifadeler, kişilerin, konu hakkındaki gerçek duygularının yansıtırlar.

Neden mikro ifade okuma yeteneği edinmeliyiz?

  • Karşıdaki kişinin gerçek duygularını ve konu hakkındaki hislerini anlamak için,
  • Empati kurabilmek ve farklı perspektiflerden bakabilmek için,
  • Duyguların ve tepkilerin hissedilen ve gösterilen halleri arasındaki farkları yakalayabilmek için,
  • Duyguların sohbet boyunca gerçek zamanlı değişimini ve dönüşümünü takip edebilmek için,
  • Karşıdaki kişinin bile henüz farkına varamadığı duygularını çözümlemek için,
  • Duygusal zekayı ve iletişim yeteneklerini geliştirebilmek için.

Mikro ifadeler nasıl okunur?

Mikro ifadeleri tanımlamadan önce, ilk olarak, temel duygularla özdeşleşmiş olan yüz ifadelerinin görsel temsillerini hafızamıza iyice yerleştirmemiz gerekir. Bu şekilde yüz ifadelerinin karakteristiklerini anlayabilir, hangi duyguya ait olduğunu tanımlayabilir ve ifadeleri birbirinden ayırabiliriz.

Mikro ifade okuma: temel duyguların yüzümüzde yarattığı ifadeler

7 temel duygu, yani; şaşırma, öfke, mutluluk, korku, iğrenme, kibir ve üzüntü sonucu ortaya çıkan yüz ifadeleri biyolojik olarak oluşurlar, sosyal çevreden taklit yöntemi ile öğrenilmezler.

Doğuştan kör bireyler üzerinde yapılan bir araştırmada, daha önce hiçbir duygunun yüzde yarattığı ifadeyi görmemiş olan bu kişilerin de aynı duygular için aynı yüz ifadelerini gösterdiği, yani mikro ifadelerin kesinlikle manipüle edilemediği kanıtlanmıştır.

Şaşırma

Beklenmedik bir durumla karşılaştığımız zaman verdiğimiz bu tepki, beynimizin sürekli olarak belirsizliği ortadan kaldırmak için deneyimleri doğrultusunda model yaratması ve bu modelin gerçekle çakışması nedeniyle ortaya çıkar. Beklenmedik bu durum karşısında devreye giren ilkel beyin, ilgimiz bizim için beklenmedik olan bu duruma yöneltir.

Bu ifadede göz kapakları yukarı doğru çekilir, çene aşağı düşer ve ağız açılır. Bu ifadeyi korku ile karıştırmamak için dikkat etmek gereken nokta; şaşırınca kaşlar gevşek bir biçimde yukarı doğru kalkarken, korku anında alında yatay çizgiler oluşur.

Üzüntü

Üzüntü duygusunu bir şeyi kaybetmiş olma hissi tetikler ve duygusal bir acı meydana gelir. Küçük bir hayal kırıklığından, derin yaslara kadar farklı formlarda karşımıza çıkabilir.

Bu ifadenin karakteristik özellikleri ise; ağzın iki yanının aşağı doğru inmesi, kaşların suratın ortasına yakın olan kısımlarının yukarı kalkması ve birbirine doğru çekilmesi ve ortada dikey çizgiler oluşmasıdır. Göz kapakları rahattır, göz kapakları üçgen şekline benzer.

Kibir

7 temel duygu arasında asimetrik olan tek ifade kibire aittir. Bu duygu, olumsuz bir yargının çoktan yapıldığının ve kişinin, karşısındaki bireylerden kendini psikolojik ve sosyal anlamda ayırdığının habercisidir.

Ağzın bir tarafı, şüpheci bir ifade yaratacak şekilde yukarı doğru kalkar ve yarım gülümseme şeklini alır. Ağızda beliren bu görüntü pozitif gülümsemeyle karıştırılabilir fakat altında yatan his negatiftir.

Öfke

Genellikle kendimizi tehdit atında veya engelleniyor hissettiğimiz durumlarda öfke hissederiz. Çevremizdeki tehditlere karşı doğal olarak oluşan öfke, ilkel beynimizin bizi hayatta tutmak için kullandığı duygulardan bir başkasıdır.

Öfke hissedildiğinde; kaşlar aşağı iner ve alt göz kapakları yukarı çıkar. Dudaklar sıkıca birleşir ve çizgi görüntüsü oluşur.

Korku

Tıpkı öfke gibi, tüm memeli hayvanlarda bulunan korku da ilkel bir duygudur. Beynimizin potansiye bir tehdite karşı milisaniyeler içinde verdiği kaç (korku) ya da savaş (öfke) tepkisinin bir parçası olan korku, amigdala ve hipotalamus’ta meydana gelir.

Korku ile birlikte; üst göz kapakları ve kaşlar yukarı doğru kalkar, irisin üzerinden gözün beyazı görünür. Alında yatay çizgiler meydana gelir, ağız kapalı, açık veya yanlara doğru uzamış olabilir. Sık sık şaşırma ile karıştırılan bu ifadeyi ayırt etmek için ifadenin ne kadar gergin olduğuna dikkat etmek gerekir. Şaşkınlık benzer özellikler gösterse de çok daha gevşek bir formdadır.

İğrenme

Fiziksel, duygusal veya etik anlamda “toksik” hissettiğiiz bir durumla karşılaştığımız zaman iğrenme hissederiz. İnsan evrimi, hayatta kalabilmek ve zehirlenmekten korunabilmek için karşısındaki bireylerin yüzündeki iğrenme ifadesini tanımlayabilmek üzerine gelişti.

İğrenme hissi ile kaşlar aşağı doğru iner, gözler küçülür ve burun büzüşür. Üst dudak yükselir ve yanlarında dikey çizgiler meydana getirir. Bu çizigiler burnun üst kısmına kadar çıkar. Ağız açık veya kapalı olabilir, eğer açıksa ağız kare forma girer. Benzerlik gösterdiği öfke ile karıştırmamak için dikkat edilmesi gereken nokta ise, öfkeye genellikle kafa hareketinin etki etmesidir.

Mutluluk

Eğlence ve mutluluk içinde pek çok olumlu duygu barındırabilir. Bunlar; duyusal hazlar, merhamet, rahatlama, merak, tahrik, coşku ve benzeri duygulardır.

Mutluluk, yüzde gülümseme yaratır. Ağzın iki yanı yukarı doğru kalkar. Genellikle ağzın, gözlerin ve suratın kenarlarında çizgiler oluşur. Ağız kapalı veya açık olabilir. Gülümseme sahte de olabilir. Bunu anlamak için özellikle göz kenarlarına odaklanmak gerekir. Gerçek gülümseme genellikle göz kenarlarında kaz ayağı oluşturur. Gülümseme, tüm suratta beliren bir ifadedir, dolayısıyla sadece dudaklar değişiyorsa o gülümseme sahta olabilir!

İlginizi çekebilir: İç Dünyamıza Hapsettiğimiz Duyguları Serbest Bırakmanın 6 Yolu



Sıla Bakır

1993 yılında doğan Sıla, lisans eğitimini 2017 yılında Bilkent Üniversitesi İletişim Tasarım Bölümü’nde tamamladı. Lisansüstü eğitimine devam etmeye karar vererek Politecnico di Milano’da Stratejik Tasarım Master’ı yapmaya başladı. Sağlıklı ve dengeli hayat tarzı konusundaki merakı sonucunda bol bol araştırma yapmakta, karşısında çıkan yeni fikirleri denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif...



BLOOM SHOP