Egzersiz yapmak sağlığımızı geliştirirken, egzersiz yapmamak sağlığımızı bütünsel anlamda tehdit ediyor.

İçinde bulunduğumuz ortamın, yediklerimizin, içtiklerimizin, düşündüklerimizin ve yaptıklarımızın hayatımıza çok büyük bir etkisi var. Aynı şekilde, içinde bulunmadığımız ortamların, yemediklerimizin, içmediklerimizin, düşünmediklerimizin ve yapmadıklarımızın da hayatımıza etkisi oldukça büyük.

“Karma” değil bu, canlı ve evren arasındaki ilişki. Enerji alışverişi. İçimizden başlayıp çevremize yayılan enerji, hayat kalitemizi belirliyor. Düşüncelerimiz mesela, davranışlarımız, gülmemiz, ağlamamız, nefesimiz, doğa, bilgi, yarattığımız ya da hissettiğimiz enerjilerin tümü.

Birlikte zaman geçirdiğimiz ya da geçirmediğimiz insanlar, sağlıklı veya sağlıksız yiyecek, içecekler ve hareketlerimiz. Bunların hepsi birer enerji halkası; zinciri başlatan ya da bir arada tutan ögeler. Enerji demişken, nasılsınız bugün?

Canlı, yorgun, enerjik, istekli, isteksiz…? Nasıl hissediyorsanız kendinizi, işte o sizin şu anki bütünsel enerjinizin size ulaşan hali. Enerjiyi düzenlemenin, dönüştürmenin en güzel yollarından biri de egzersiz. Hem fiziksel hem zihinsel hem de maddesel (içinde bulunduğumuz ortam ve temas ettiğimiz aksesuarlar…vb) olarak enerji değişimini sağlar bizlere egzersiz.

Egzersizinizi yaptınız mı? Yoksa yapmadınız mı?

Bahanemiz çok, çözümümüz yok!

Evet, hepimizin bahanesi çok. Egzersiz yapmamaya hep bir açıklamamız var. Kimileri haklı sebepler, kimileri ise sadece bahane. Egzersiz davranışını geliştirmede ve devam ettirmede tutumlar, hareket kalıpları ve bireyin kendine olan dürüstlüğü büyük önem taşıyor.

Egzersize katılımın önündeki engeller dediğimizde; iş hayatının yoğunluğu, çocuk sorumluluğu, maddi boyut, alan sınırlılığı, bilgi eksikliği, beraber katılım sağlayacak bir arkadaşın olmaması gibi maddeler sıralanıyor. Bu listeyi uzatabilirim. Bu maddelerin hangilerinin gerçek engel, hangilerinin bahane olduğuna bakmalıyız önce.

Fakat içimizde hala egzersiz yapmayanlar varsa, egzersiz yapmadığımızda neler kaybettiğimizi de kısaca açıklamak istedim.

Egzersiz yapmamak bize neler kaybettirir?

En başta sağlığımızı kaybediyoruz. Ama hissetmeden, yavaş yavaş. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı olmayı yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, fiziksel, psikolojik ve toplumsal yönden tam bir iyi olma hali şeklinde tanımlıyor. 

Egzersiz yapmadığımızda sağlığımız kötü etkileniyor. Bunu en belirgin şekilde fiziksel boyutta fark ediyoruz. Organlarımızın kapasitesi azalıyor, fizyolojik sistemimizin işleyişindeki aksaklıkların önünü açıyoruz, kaslarımız gücünü kaybediyor ve uzuvlarımızın işlevleri kısıtlanıyor. Aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olmanın getirdiği hastalıklar, organ yetmezlikleri ve beraberinde gelen yaşam kalitesindeki hızlı düşüşe de beraberinde getiriyor.

Buna ek olarak, günlük yaşamda maruz kaldığımız stresin, bizi hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yorduğu da göz ardı edilemez bir gerçek. Stresle başa çıkmak için gerekli olan fiziksel ve zihinsel dayanıklılık, egzersizin en büyük getirilerinden.

Egzersiz yapmadığımız zaman sağlığımızın psikolojik boyutunu da yavaşça zayıflatıyoruz. Konsantrasyon sorunları yaşıyoruz ve zihnimizi istenen şekilde rahatlatamadığımız için çözüm yollarını da bulamıyoruz. Sonuç olarak da kendimizi hem akut hem de kronik olarak depresyon ve olumsuz ruh halinden çıkaramıyoruz.

Egzersize düzenli katılım sağlamadığımızda kendimizi cezalandırıyoruz aslında. Fiziksel olarak güçlenmiyoruz, zihinsel olarak zayıflıyoruz, duygusal olarak dengesizleşiyoruz ve sosyal olarak eksik kalıyoruz. Farklı egzersiz ortamlarına girmediğimiz için farklı insanlarla da tanışamıyoruz.

Eğitmen, katılımcı, genç, yaşlı, rehabilite olan ya da sporcu. Sosyalleştikçe de güçleniyoruz! Ancak egzersiz ortamlarından kaçınırsak, sosyal destek alabilme olasılığımızı, farklı yaşamlar görme şansımızı ve aidiyet duygumuzu besleme fırsatımızı da kaçırmış oluyoruz.

Tüm bu olumsuzlukları lehimize çevirmek için

Cevap basit, egzersiz yapacağız!

Söylemiştim; ortalama haftada 3 kere, orta şiddette ve en az yarım saat. Egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirip, düzenli olarak yaptığınızda değişimleri fark edeceksiniz! Akut değişimler bizler için önemli olsa da kronik (ve olumlu) değişimler sağlığımız açısından daha önemli bir etki yaratır. Biraz daha detaylı olarak, egzersiz yapma ya da yapmama nedenleri ile ilgili bilgileri, güdümle çerçevede daha sonra paylaşacağım. 

Şimdilik sağlığımızı korumak ve iyileştirmek adına; bahanelerimizi bulup, onları hayatımızdan çıkarmaya çalışıyoruz.

Hepimize hareketli günler diliyorum! 

İlginizi çekebilir: Hareket Etmek: Zihinsel ve Bedensel Dinginliğin Sırrı

Selen Kelecek

1988 yılında doğan Selen, Başkent Üniversitesi Spor Bilimleri Bölümünde okudu. 2013 yılında, Başkent Üniversitesi Spor Bilimleri Egzersiz ve Sportif Performans Lisans'ı üzerine yüksek lisansını tamamladı. Yarışmacı olarak yer aldığı aktif spor hayatının ardından, farklı spor kulüplerinde yardımcı antrenör, baş antrenör, kondisyoner ve istatistik sorumlusu gibi farklı pozisyonlarda görev aldı. Bunların...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP