YAZAN: CANSU CEBECİ
FOTOĞRAF: @sundaypape

Kan şekeri seviyesi, vücuttaki glikoz miktarını ifade eder. Vücut, sindirim yoluyla aldığımız karbonhidratları glikoza dönüştürür ve bu glikoz enerji sağlamak için hücrelerimiz tarafından kullanılır. Vücudumuzun enerji üretimi ve dengeli çalışan bir metabolizma için uygun kan şekeri seviyelerinin korunması gerekir. Kan şekeri seviyelerindeki dengesizlikler, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Fransız biyokimyacı Jessie Inchauspe tarafından kan şekerini kontrol etmek için oluşturulmuş beslenme programı Glucose Goddess’ı mercek altına aldık.


Jessie Inchauspe (Glucose Goddess) kimdir?

Glucose Goddess olarak bilinen Fransız biyokimyacı Jessie Inchauspe, kan şekeri dalgalanmalarının metabolizma, enerji seviyesi ve iştah üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalarıyla tanınıyor. Sosyal medyada milyonlarca takipçiye ulaşan Inchauspe, kan şekerini dengelemek için günlük hayata uygulanabilir basit alışkanlıklar öneriyor.

Glucose Goddess yöntemi nedir?

Glucose Goddess (Glikoz Tanrıçası) yöntemi, Fransız biyokimyacı Jessie Inchauspe tarafından geliştirilen ve kan şekeri dalgalanmalarını azaltmayı hedefleyen bir beslenme programıdır. Yöntem, basit ve günlük hayatta kolayca uygulanabilir stratejilerle glikoz seviyelerini dengede tutmayı amaçlar. Temel fikir, yemeklerin ve atıştırmalıkların kan şekerine etkisini yönetmek; böylece enerji düşüşlerini önlemek, açlık krizlerini azaltmak ve uzun vadede metabolik sağlığı desteklemektir. Glucose Goddess yöntemi, karbonhidratların, proteinlerin, yağların ve lifin doğru sıralama ve kombinasyonlarla tüketilmesine odaklanır, ayrıca küçük alışkanlıklar (yemeklerden önce sirke içmek, öğün sonrası kısa yürüyüşler gibi) sayesinde kan şekeri dalgalanmalarını azaltmayı hedefler. Yani bu yöntem, “ne yediğiniz kadar, nasıl yediğinizin ve hangi sırayla yediğinizin de kan şekeri üzerinde etkisi vardır” fikrine dayanır.

Kan şekerinin önemi

Düşük kan şekeri seviyeleri (hipoglisemi) halsizlik, baş dönmesi, sinirlilik ve açlık hissi gibi semptomlar yaratabilir. Uzun dönemde ise beyin fonksiyonlarını etkileyerek odaklanma güçlüğü, hafıza problemleri ve sinir sistemi bozukluklarına sebep olabilir.

Yüksek kan şekeri seviyeleri (hiperglisemi) ise diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Kronik hiperglisemi, kalp hastalıkları, böbrek hasarı, görme bozuklukları ve sinir hasarı gibi komplikasyonlara yol açabilir.

Kan şekerinin dengelenmesi, vücudun glikoz seviyelerini istikrarlı bir aralıkta tutarak metabolik dengenin sağlanmasına yardımcı olur. Bu denge, sağlıklı bir yaşam ve ciddi sağlık sorunlarının önlenmesi için büyük bir önem taşır.

Kan şekeri neden yükselir?

Kan şekeri dalgalanmaları çoğu zaman fark etmeden hayatımıza sızar. Peki bu ani yükselişlerin sebepleri neler?

  • Rafine karbonhidratlar ve şekerli gıdalar: Beyaz ekmek, hamur işleri ve tatlılar kan şekeri seviyenizi hızlıca yükseltebilir.
  • Düzensiz öğünler: Uzun süre aç kalmak veya öğün atlamak, kan şekeri dalgalanmalarını artırır.
  • Stres ve hormonlar: Kortizol ve adrenalin seviyelerindeki değişimler, kan şekerinin ani yükselmesine sebep olabilir.
  • Uyku eksikliği: Yeterince uyumamak, vücudun glikoz kullanımını bozabilir.
  • Hareketsizlik: Kaslar glikozu depolamada kritik rol oynar; hareket azsa kan şekeri daha hızlı yükselir.

Kan şekeri dalgalanmasının belirtileri

Kan şekeri hızla yükselip düştüğünde vücudunuz size çeşitli sinyaller gönderir; ani açlık veya tatlı isteği, yorgunluk ve enerji düşüşü, bulanık düşünme, baş ağrısı ve sinirlilik gibi durumlar bu dalgalanmalara işaret edebilir. Öğünlerden sonra aşırı uyku hali veya halsizlik de kan şekeri dengesizliğinin belirtilerindendir.

Kan şekerinizi dengede tutmak için Glucose Goddess önerileri

Jessie, Glikoz Tanrıçası Yöntemi’nde, kan şekerinizi sabitlemek için basit, bilimle kanıtlanmış stratejileri günlük yaşamınıza entegre edebilmeniz için öneriler sunuyor.

Yiyecekleri doğru sırayla yiyin.

Genellikle neleri yiyip neleri yemememiz gerektiğine odaklanıyoruz ancak yemeğimizi nasıl yediğimizin de kan şekerimiz üzerinde güçlü bir etkisi var. Bu yöntemde ilk önce sebze, sonra protein ve yağ ve en son karbonhidrat ve tatlı tüketmeniz öneriliyor.

Her öğüne yeşillik tüketerek başlayın.

Yeşilliklerin içerisindeki lif, bağırsaklarımızdaki iyi bakterileri besler, mikrobiyomumuzu güçlendirir ve kolesterol seviyemizi düşürür. Lif aynı zamanda glikoz seviyemize de iyi gelir. Bağırsaklarımızda bir ağ oluşturur ve bu ağ gıdalardan gelen moleküllerin bağırsak astarı boyunca emilimini yavaşlatır ve azaltır. Sistemimizdeki lif sayesinde glikoz veya fruktoz moleküllerinin emilimi azalır.

Yemeklerden önce elma sirkesi tüketin.

1 bardak suyun içerisine 1 çay kaşığı ilave edebilirsiniz. Diyetimize sirke eklemek, glikozun kan dolaşımına girişini yavaşlatır, ardından kaslarımızın onu emip glikojene dönüşme hızını artırır.

Yemek yedikten sonra hareket edin.

Yemekten sonra hareket ettiğinizde kaslarınız, kanınıza ulaşan fazla glikozu alır. Böylece glikoz artışınız azalarak kilo alma olasılığınızı da azaltır ve enerji kaybınızı önler.

Lezzetli bir kahvaltı yapın.

Kahvaltı yapmak, günün geri kalanında glikoz seviyemizi dengelediği için yaklaşık 12 saat boyunca açlığı frenlemeye, iştahı yok etmeye, enerjiyi artırmaya ve zihinsel berraklığı keskinleştirmeye yardımcı olur. Kan şekeri seviyenizde büyük bir artışa neden olan kahvaltı sizi daha çabuk acıktıracaktır. Sabit glikoz seviyeleri için ideal bir kahvaltı, iyi miktarda protein, lif, yağ ve isteğe bağlı meyve içerir.

Tok karnına tatlı yemeyi seçin.

Tatlıyı aç karnına yemek yerine yemekten sonra yiyin. Aç karnına tatlı tüketmek glikoz ve fruktoz seviyelerinde ani artışlara neden olur.

Kalori saymayı bırakın.

Kaloriler üretilen ısıyı ölçer. 300 kalori glikoz, 300 kalori yağ, 300 kalori fruktoz, 300 kalori protein aynı miktarda ısı açığa çıkarabilir ancak farklı molekül oldukları için vücudumuzda farklı etkileri vardır. Glikoz seviyelerini düzenleyen bir diyeti uygulayan kişiler, daha az kalori yiyerek glikoz seviyelerini yükselten kişilere göre daha fazla kalori yerken daha fazla kilo verebilirler.

Karbonhidratlarınızı “giydirin”.

Karbonhidratları tek başına tüketmek yerine, beslenmenize beraberinde herhangi bir lif, yağ veya protein ekleyin. Karbonhidratlarımızın üzerindeki giysiler glikozun vücudumuz tarafından nasıl ve ne kadar emildiğini etkiler ve azaltmakta rol oynar.

Atıştırmanız gerekiyorsa tuzlu seçenekleri tercih edin.

Tatlı bir atıştırmalık size tuzlu olandan daha fazla enerji vermez. Hatta sonrasında sizi daha da yorabilir.

Arada sırada istediğiniz şekeri tüketin.

Moleküler düzeyde, beyaz şeker ile bal arasında moleküler hiçbir fark yoktur. Rengi ve tadı ne olursa olsun her türlü şeker glikoz ve fruktozdur, bu nedenle vücudumuzda şeker artışlarına yol açar. Şekeri hayatımızdan tamamen çıkarmak neredeyse imkansızdır. Şeker tüketmemek için çok çabalamak yerine, arada sırada sevdiğiniz tatlıları tüketin ve tadını çıkarın.

*Glucose Goddess yöntemi sağlıklı yetişkinler için önerilen bir beslenme yaklaşımıdır; herhangi bir kronik rahatsızlığınız varsa uygulamadan önce doktorunuza danışın.



Cansu Cebeci

Lise eğitimini 2013 yılında Hun School of Princeton’da tamamladı. Lisans eğitimini 2017 yılında New York’ta Fordham Universitesi’nde pazarlama ve yöneticilik üzerine tamamladı. 2019 yılında Londra’da bulunan Cass İşletme Fakültesi’nde pazarlama üzerine yüksek lisans yaptı. Mezun olduktan sonra Institute for Integrative Nutrition’dan Bütünsel Sağlık Koçluğu ve Functional Medicine Coaching Academy’den Fonksiyonel...



BLOOM SHOP