Astrolog Meral Erduran, yıldızlara bakarak kariyer, ilişki ve gündelik yaşamınıza etki eden konuların burçlarınıza etkilerini yorumluyor. Haziran 2020 astroloji ajandası yayında!

5 Haziran saat 22:13’te 15⁰ Yay burcunda Dolunay ve Ay Tutulması gerçekleşiyor. 

Ay Tutulmaları, Güneş Tutulmalarına kıyasla daha içsel olarak yaşanır. Yani çoğu zaman dışsal bir olay gerçekleşmeden içsel olarak yaşadığımız güçlü hareketlenme bizde önemli bir etki yaratabilir.

Güneş İkizler burcundayken kendi fikirlerimiz doğrultusunda hareket etmeye eğilimli oluruz. Ay Yay burcuna gelip Dolunay Fazı’nı oluşturduğu dönemde ise fikirlerimiz olgunlaşır, bazı testlerden geçer ve başkalarıyla paylaşmaya hazır hale gelir. Yeniay’dan beri topladığımız bilgileri kendi deneyim süzgecimizden geçirerek tek bir gerçek oluşturma konusunda çabalayabiliriz. Bilgi ve deneyimlerimizi aktarmak önem kazanırken yeterli alt yapıya sahip olup olmadığımızı sorgulayabiliriz.

Dolayısıyla başkalarına bir şeyler anlatmaya çalışırken kendi bilgi dağarcığımızı geliştirmek için hala çabalıyor olacağız. Yay burcundaki Ay, bizim başkalarının fikirlerine açık olmamızı sağlarken bu tutulma, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın, kendi gerçekliğimizi nasıl yarattığının daha fazla farkına varmamıza neden olacaktır.

Diğer taraftan, tutulmanın Balık burcundaki Mars ile yapacağı tam kare açı belirsizlikleri ve netleşememenin altını çizmekte…

Mars aynı zamanda Neptün ile birleşerek iyice kararsız, yönsüz ve güçsüz bir hale gelse de aksiyon almakla ilgili olduğu için pasif-agresif bir etki yaratmakta. Yani içten içe bir huzursuzluk hissi oldukça yoğun hissedilebilir. Bu muhtemelen her bir birey için kendi bilinçaltındaki tortuların hareketlenmesinden kaynaklanmaktadır.

Tutulmadan en çok değişken nitelikteki burçların 15°sinde kişisel gezegenleri olan kişiler ve 5–7 Mart doğumlu Balıklar, 4–6 Haziran doğumlu İkizler, 6–8 Eylül doğumlu Başaklar ve 6–8 Aralık doğumlu Yaylar etkilenecek.

Peki, bu tutulma nasıl bir etki yaratacak? 1950’lerde yapılmış bilimsel bir araştırma hikayesiyle bunu anlatmak mümkün:

Yüzüncü Maymun Teorisi:

Bu teori, 1952 – 1958 yılları arasında Japonya bilim adamlarının Koshima adasında yaşayan vahşi maymun kolonisi üzerinde yaptığı bilimsel bir çalışmadır.

Bilim adamları, maymunları kumların üzerine bıraktıkları tatlı patateslerle besliyorlardı. Maymunlar patatesleri seviyor fakat kumlu ve kirli oldukları için yemekte zorlanıyorlardı. Bir gün maymunlardan biri tesadüfen patatesini suya düşürünce kumlarından arınan patatesin daha lezzetli olduğunu keşfediyor ve artık patateslerini yıkayarak yemeye başlıyorlar. Bunu gören diğer maymunlar da zaman içinde birbirlerini taklit ederek aynı şeyi yapıyor.

Bunu yapan maymunların sayısı “Kritik Kütle” denilen sayıya ulaşınca artık tüm maymunlar patatesleri yıkayarak yemeğe başlıyorlar. İşin asıl ilginç yanı bunun sadece Koshima adasındaki maymunlarla da sınırlı kalmaması.

Kritik Kütle sayısına ulaşıldığı dönemde çevre adalardaki maymunlar da patateslerini yıkayarak yemeye başlamışlar. Bilim adamlarının belirttiği üzere, adalar arasında maymunların bilindik yöntemlerle iletişim kurması imkansızdı.

Bu deneyden sonra araştırmalar geliştirildi ve artık bugün insanları birbirine bağlayan bir enerji ağı olduğu gerçeği kesin olarak kabul edilmeye başlandı. Yeni bir düşünce veya yeni bir yol toplumda sadece belirli sayıda insanlar tarafından biliniyorsa bu sadece o kişilere ait olarak kalıyor.

Fakat “Kritik Kütle” ye ulaşıldığında bu yeni yol toplum bilincinde bir sıçramaya yol açıyor ve bu yöntem artık herkes tarafından düşünülmeye başlanıyor. Yani bilinçler arası bir nevi sıçrama yaşanıyor.

Hepimiz birbirimize görünmeyen bir bağ ile bağlıyız. Bilinçli düzeyde bunu fark etmekte zorlanıyoruz. Fakat içinde bulunduğumuz izolasyon döneminde bunu biraz daha iyi idrak etmiş olabiliriz. İyi niyetle kendilerini anlamaya ve geliştirmeye çalışan kişilerin hayatlarında mucizeler devam ediyor olabilir.

Kısaca bu tutulma bilincimizde, inanç ve fikirlerimizde bir sıçrama niteliğinde olacak. Bu sebeple düşüncelerimizi olumluya çevirmek önemli. 

18 Haziran saat 7:59’da Merkür 14⁰ Yengeç burcunda ters hareketine başlıyor.

Merkür Yengeç burcunda bilinçaltı iletişimin karmaşık yapısı nedeniyle mantıklı ve objektif yapısını kaybeder. Bilgileri tarafsız ve yorumsuz iletmek kolay olmayacaktır. Duygular ve geçmişten getirdiğimiz önyargılarımız tarafsız olabilmemizi zorlaştırabilir. Bu sebeple kararlarımızı zihnimiz yerine kalbimizle verebiliriz. Fakat duyguların baskın oluşu zaman zaman kırgınlıklara, küskünlüklere ve gereksiz kuruntulara sebep olabilir.

Merkür 12 Temmuz’a kadar ters hareketine devam edecek. Bu süreçte dikkatimiz ev, aile, güvenlik, koruma ve korunma konularına odaklanırken iyice içselleşiriz. Tüm bu konulara dışarıdan bakmaktansa kendi içimizde çözebiliriz. Mesela güvenlik konusunda bir sıkıntımız olduğunda en çok güvendiğimiz, ailemiz ya da ailemiz gibi gördüğümüz kişilere danışabiliriz.

Fakat retro dönemi bizden bu alanda kendi kaynaklarımıza güvenmemizi hatırlatacak. Başkalarının fikirleri ya da hislerine değil de kendi iç sesimize en çok güvenmemiz gereken zamanda olacağız. Bilinçaltı ve çocukluk dönemiyle temasımızın en yoğun olduğu bu dönemde, rüyalarımız önem kazanıyor. Hem rüyalarımızı hem de duygularımızı yazmak çok faydalı olacak.

21 Haziran saat 00:44’te Güneş Yengeç burcuna giriyor.

Güneş ışınları Kuzey Yarım Küre’deki Yengeç Dönencesi’ne dik gelmeye başlar ve böylece Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimine girmiş oluruz. İlkbaharla birlikte başlayan doğadaki hareketlenme bu dönemde bizim duygularımızla paralel olarak olgunlaşmaya başlar.

Önümüzdeki bir ay boyunca sevgi, duygusal bağlar ve aile gibi kavramlar ön planda kalacak. Aynı zamanda aile kurmak ve güvenliğimizi sağlayacağımız bir temel oluşturmak önem kazanacak. Ailemiz, dostlarımız, sevdiklerimiz ve evimiz daha çok önem kazanmaya başlıyor.

Güvenlik ihtiyacımız artarken daha içe kapanık ve korumacı bir tavır sergileyebiliriz. Yengeç döneminde olayları duygularımızla algılamaya başlıyoruz. Şefkat ve merhamet duygusu biraz daha ön plana çıkarken sübjektif eğilimler artabilir. Duyguların ön plana çıkması, bilinçaltımızın derinliklerine bakmak ve bilinçaltını anlamak için kaçırılmaz bir fırsat olabilir.

21 Haziran saat 9:41’de 0⁰ Yengeç burcunda Yeniay ve 4 Kuzey Saros Döngüsü’nde Güneş Tutulması gerçekleşiyor.

Yeniay’la birlikte Güneş Tutulması da gerçekleşiyor. Yeniay yeni başlangıçları sembolize ederken tutulmalar büyük ve köklü başlangıçları anlatır. Zaten süre gelen dönemde bazı bitiş ve tamamlanmalar sonucunda şimdi yepyeni bir sayfa açabileceğimiz anlamına gelir.

Bu dönemde, gücümüzü tekrar elde edebilmek için hangi duygusal kalıbı bırakmamız gerektiğine karar vermeliyiz. Bu ay oluşan etkiler, duygusal anlamda olgunlaşmak için çalışmamız gerektiğinin altını çiziyor. Bu dönem ruhsal gelişim ve manevi derinlik için önemli bir zaman. İlişkiler konusu ise önümüzdeki ay boyunca fazlasıyla ön planda olacaktır. Sevdiklerimizle güçlü bağlar kurmak için girişimler yapabilir ve dönem sonunda ektiklerimizin meyvelerini toplayabiliriz. 

Geçirdiğimiz inziva süreci hepimiz için içe bakma, yenilenme, bırakma ve başa çıkabilme gücünü elde edebilmeye vesile oldu. Pek çoğumuz süre gelen alışkanlıklarını bıraktı ya da bırakmak zorunda kaldı.

Şimdi belki de yepyeni bir bakış açısıyla çok daha sağlıklı alışkanlıklar edindik. Dışa açılmanın yavaş yavaş başladığı bu dönemde, yeni edinilen alışkanlıkların kalıcılığı test edilecek. Hemen eskiye dönecek miyiz yoksa değişim sonrası güçlenip kendi kendimize yeterli hale gelebildik mi?

20-22 Mart, 20-22 Haziran, 22-24 Eylül, 21-23 Aralık arası doğumlu kişiler ve öncü burçların ilk derecesinde, değişken burçların son derecesinde kişisel gezegenleri olan kişiler tutulmadan öncelikli olarak etkilenecekler.

23 Haziran saat 6:33’de Neptün ters hareketine başlıyor.

Hayallerimizle buluşmak ve ilham almak için içe dönmemiz gereken bir döneme giriyoruz. Ruhsal konulara daha fazla eğilme ihtiyacı içinde olacağız.

Neptün, hayal gücü, hayal kurma, sezgiler ve tanrıyla olan bağlantıyı gösterir. Geri hareketine dönen Neptün farklı boyutlar arasındaki geçişi sağlayacak. Bilinçaltı ve rüyalar biraz daha karmaşık bir hale gelebilir. Bu süreçte herkes kendi bilinçaltını biraz daha fazla inceleme ihtiyacı duyacak. Neptün ters hareketindeyken bilinçaltıyla temas, düzgün hareketinde olduğu döneme nazaran daha fazla olur.

Ruhsal uyanış, iç dünyamıza dalmak, feda etme eğilimleri ve aynı zamanda yaratıcılığın zenginleşmesi gözlemlenebilir. Neptün’ün ters hareketine dönüşü, temsil ettiği konularda daha kişisel olmamıza neden olacak.

Dolayısıyla kolektif bilinçle temasta olmaktansa kendi bilinçaltımızla güçlü bir temasa geçebiliriz. Telepati ve empati temaları zayıflarken kendi bilinçaltımızla kurduğumuz temas güçlenecek. Kısacası başkalarının enerjisine açık olan ve başkalarının enerjisinden etkilenen, bu dış enerjileri fazlasıyla hisseden kişiler, Neptün’ün ters hareketini rahatlatıcı bulabilirler. Bu dönem kolektif olandan, daha kişisel olan üst bilinçle temasa geçmek için uygun olacak.

Sanatçılar bu etkiden olumlu olarak yarar sağlayabilirler, fakat bu dönemde üretmekten çok gelen ilhamı biriktirmek isteyecekler. Kasım ayına kadar ters hareketine devam edecek olan Neptün, kendi iç kaynaklarımızla daha güçlü bir şekilde temasa geçip ilham almak için uygun olacak.

25 Haziran saat 9:49’da Venüs 5⁰ İkizler burcunda düz hareketine başlıyor.

Venüs 13 Mayıs’tan beri ters hareketindeyken şimdi düz hareketine başlıyor. Venüs ters hareketi sırasında içselleşerek sevgi, aşk, ilişkiler ve değerlerle ilgili içe bakmamıza vesile olmuştu.

Venüs ters hareketi sırasında sevgi ve aşk ihtiyacını başkalarından değil de kendi içinden karşılar. Dolayısıyla biz de bu dönem boyunca sevgi, ilgi, aşk ve yaratıcılık ihtiyacımıza, değerlerimize yeniden bakma ve değerlendirme fırsatı elde etmiş olabiliriz.

Venüs düz hareketine başladığında, geçtiğimiz ay boyunca edindiği içsel zenginlikleri başkalarıyla paylaşma zamanının geldiğini haber veriyor. Geçtiğimiz dönemde eski ilişkiler gündeme geldiyse ve gerekli yüzleşmeleri yapabildiysek şimdi önümüze bakma ve yeniye açılma zamanı.

28 Haziran saat 4:46’da Mars Koç burcuna giriyor.

Mücadele ve savaş gezegeni Mars, Balık burcundan çıkıp yöneticisi olduğu Koç burcuna girdiğinde iyice güçlenir. Mars Balık burcunda gücünü direkt olarak göstermek yerine dolaylı olarak çalışmış olabilir.

Geçtiğimiz bu dönemde, bilinçaltı aktive oldu ve görünenin ötesinde, gözle göremediğimiz duygusal alan aktifti. Bu sebeple duygusal çalkantılar ve bilinçaltının tortuları yüzeye çıkmış olabilir. Bununla birlikte geçtiğimiz dönemde direk olarak mücadele etmek ya da enerjimizi direkt olarak ortaya koymak söz konusu olamadı.

Şimdi Mars Koç burcuna geçtiğinde hayata daha aktif katılmak, direkt olarak mücadeleye girişmek, adım atmak ve başlatmak her zamankinden kolay olacaktır. 

Şimdi artık kendimizi ortaya koymak isterken, ne pahasına olursa olsun kendimizi göstermek isteyeceğiz. En önde olmak ve talep etmek ajandamızda ilk sıralara yükselecek. Bu etkiyle kendi kişisel ihtiyaçlarımıza odaklı girişimlerde bulunabiliriz.

Kendi haklarımız için daha fazla mücadele etmek isteyebilir, hatta gerekirse kavga bile edebiliriz. Geçen dönemde hakkını aramayan ve kurban rolünü oynayanlar şimdi ayağa kalkıyor!

Mars, 10 Eylül’de 28⁰ Koç burcunda ters hareketine başlayacak ve 14 Kasım’a kadar ters hareketinde olacak.

Mars, 14 Kasım’da 15⁰ Koç burcunda düz hareketine dönecek ve 2020 senesini burada tamamlayacak. Yani Mars senenin ikinci kısmında gökyüzünde hakimiyetini ilan ediyor.

Bizler de Koç burcunun haritamızda yönettiği alanda mücadeleyi, girişim isteğini ve arzuların peşinden gitmeyi denemek isteyebiliriz. Bu alanda inisiyatifi ele alıp girişimlerde bulunabiliriz. Bu dönemde başta Koç burçları ve yükselen burcu Koç olanlar olmak üzere diğer Ateş Elementi burçları olan Aslan ve Yaylar enerjilerinin yükseldiğini hissedecekler.

Mars, bu kişilerin fiziksel enerjisini arttırarak daha canlı ve hareketli olmalarına, yaptıkları işlerde öne çıkabilmelerine yardımcı olacak. Özellikle bu bir ay Ateş burçlarının enerjileri iyice yükseliyor.

Yengeç, Terazi ve Oğlaklar bu dönemi zorlayıcı bulsalar da yüksek ateş enerjisi onları da fazlasıyla motive edecek. Bu kişiler şimdiye kadar yapmaları gereken ama erteledikleri işlerini şimdi zorlanarak da olsa başlatabilecekler. Yine de risk almamaya dikkat etmeleri gerekmekte.

Çünkü eylül ayında Mars ters hareketine başladığında, kış boyunca öncü burçlar, şimdiki girişimlerinin üzerinden geçmek durumunda kalabilirler. Dolayısıyla bu dönemde risk almadan temkinli bir şekilde girişim yapmak uygun olacaktır.

İlginizi çekebilir: Burcunuza Göre Kariyerinizi Planlayın