YAZAN: SILA BAKIR

Ho’oponopono nedir?

Hawaii dilinde “neden” anlamına gelen ho’o ve mükemmellik anlamına gelen “ponopono” kelimelerinin birleşiminden oluşan ho’oponopono kelimesi, “hayatı düzeltmek” ve “doğru yapmak” anlamı taşıyor. Çok fazla öğrenme gerektirmeyen bir uygulama olan ho’oponopono, kişinin bedenini ve zihnini olumsuz anılardan ve duygulardan arındırması konusunda oldukça güçlü etkiler gösteriyor.


Bu uygulamanın tüm dünya tarafından duyulmasının temeli Hawaii’li bir terapist ve eğitmen olan Dr. Hew Len’in, bir grup akıl hastası tutukluyu, hiçbiriyle etkileşmeden ve konuşmadan, bu teknikle iyileştirmesine dayanıyor.

Her tutuklu hastanın kayıtlarını analiz eden ve bu süreçte ho’oponopono anahtar kelimelerini kendi üzerinde uygulayan Dr. Len, bu şekilde kendi ruh halini değiştirmeyi başarıyor ve bu değişim hastaların da zihinsel faaliyetlerinin değişmesiyle sonuçlanıyor. Dünya çapında oldukça büyük bir ilgi gören bu deney için yaptığı açıklamada Dr. Len, kendini iyileştirirken tutukluları da iyileştirmeyi başardığını söylüyor.

Bu teknik nasıl çalışıyor?

Bu teknik, gerçeklik olarak bildiğimiz her şeyin zihnimiz tarafından bireysel olarak deneyimlendiğini varsayıyor. Yani ho’oponopono’ya göre duyduğumuz, gördüğümüz ve hissettiğimiz her şey, hatta tanıdığımız insanlar bile bizim iç benliğimizden etkileniyor. Düşündüklerimizden ve hissettiklerimizden biz sorumlu olduğumuz için etrafımızdaki her şeyde bizim katkımız bulunuyor.

Her düşüncemiz, yeni bir problem yaratma gücününe sahip. Bu nedenle de zaman zaman kendimizin en kötü düşmanı haline dönüşebiliyoruz.

Ho’oponopono’nun temel amacı, kişinin kendisini affetmesi ve bu şekilde problemlerin çözülmesi olarak açıklanıyor. Bunun başarılması içinse kişinin anlaması gereken temel bir noktadan bahsediliyor: Önemli olan kişinin başına ne geldiği değil, kişinin o durum karşısında ne tepki verdiği. Zihin, problem yaratma gücüne sahip olduğu gibi, o problemleri çözme gücüne de sahip. Geleneksel ho’oponopono 4 temel basamaktan oluşur:

  • Üzgünüm,
  • Beni affet,
  • Seni seviyorum,
  • Şükran doluyum.

Len, tüm bu aşamaları kullanarak sırasıyla pişmanlık, affetme, sevgi ve şükran basamaklarını izleyerek zihin yapısını değiştiriyor. Bu kelimelerin tekrarı blokajların, olumsuz anıların ve travmaların serbest kalmasına yardımcı oluyor. Bu şekilde de kişi, hayatı üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabiliyor.

Ho’oponopono bir problem çözme sürecidir ve tamamen kişinin içinde gerçekleşmesi gerekir.

Ho’oponopono’nun 4 olumlu etkisi

1. Hücresel hafızayı yeniler

Bir düşünün. Hiç travmatik bir anıyı kafanızın içinde tekrar tekrar yaşadığınız oldu mu? Cevabınız evetse, bunun nedeni hücresel hafızanız. Yaşadığımız tüm acılar, endişeler ve korkular hücresel hafızamızda oluşuyor ve depolanıyor. Ho’oponopono, bu alanlarda arındırıcı ve yatıştırıcı bir etki yaratarak, bu olumsuz duyguların serbest kalmasını sağlıyor.

2. Algıyı değiştirir

İlk başta davranışlarınızın nedeni zorunluluklar ve sorumluluklar gibi görülse de zaman içinde ne kadar özgür olduğunuzu fark etmenize yardımcı oluyor. Acının sadece dış etkenlerden kaynaklandığı fikrine bağlı olan güçsüzlük hissini bırakınca, düşünceleri değiştirmek ve güç kazanmak da kolaylaşıyor.

3. Duygusal dayanıklılığı arttırır

Olumsuz enerjinin ve duyguların serbest kalmasıyla birlikte de öz-farkındalık, mutluluk ve bütünlük duygusu beliriyor ve yeni farkındalıklara yer açılıyor. Daha pozitif, huzurlu ve çözüm odaklı bir kişilik oluşuyor.

4. Sağlıklı ilişkileri destekler

Bir yanlış anlaşılma veya karmaşa yaşadığımız zamanlarda genellikle karşıdaki kişiyi suçlama eğiliminde olan insan tabiatı da bu uygulama ile değiştirilebiliyor. Ho’oponopono, kişinin bu problemde etki sahibi olduğunu fark etmesine ve bu pasif tavrın ortadan kalkmasına yardım ediyor.

Sıla Bakır

1993 yılında doğan Sıla, lisans eğitimini 2017 yılında Bilkent Üniversitesi İletişim Tasarım Bölümü’nde tamamladı. Lisansüstü eğitimine devam etmeye karar vererek Politecnico di Milano’da Stratejik Tasarım Master’ı yapmaya başladı. Sağlıklı ve dengeli hayat tarzı konusundaki merakı sonucunda bol bol araştırma yapan, karşısında çıkan yeni fikirleri denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif...

DAHA FAZLASINI OKU