YAZAN: BURCU ERBAŞ

Hayatları boyunca kadınlar, bedenlerinde büyük hormonal değişimlerin yaşandığı ergenlik, hamilelik, pre-menopoz ve menopoz gibi dönemlerden geçerler. Kadınların kişisel ve sosyal yaşamları ve ilişkileri üzerinde etkili olan bu dönemler, çoğu zaman beraberinde istenmeyen yan etkileri, sağlık problemlerini getirir. Kadın sağlığına yeterince önem verilmemesi ise bu problemlerin hormonal sürecin normal bir parçası olarak kabul edilmesine, ilaçlarla hafifletilmesine ve tam olarak iyileştirilmemesine yol açabilir. Oysa ki hormonları- aynı diğer organlar gibi- bedensel, zihinsel ve ruhsal sağlığın önemli bir parçası olarak görmek gerekir. Kadın sağlığına bütüncül bir bakış açısı ile yaklaşılması, ideal hormon dengesinin her yaşta sağlanmasını ve beraberinde gelen yan etkilerin minimize edilmesini amaçlar. Dünyaca ünlü hormon sağlığı uzmanı Dr. Sara Gottfreid’ın sosyal medya hesabı ve podcastleri aracılığıyla sık sık dikkat çektiği “kadınlarda hormon dengesi” başlığı, kendinizi “nedensizce” kötü hissettiğiniz zamanları daha iyi anlamanıza yardımcı olacak.   


Dr. Sara Gottfried kim?

Dr. Sara Gottfried’ın başarılı bir hormon uzmanı olmasının arkasındaki en büyük neden, kadın sağlığına getirdiği bütüncül yaklaşımlarıdır. Her yaştan kadın danışanının yaşadığı sorunlara ilk etapta beslenme ve yaşam stili değişiklikleri ile müdahale eden Gottfreid’a göre sadece bu adım bile danışanlarının büyük bir çoğunluğunun “kendisi gibi hissetmesine” yetiyor.

İkinci aşamada danışanlarına bitkisel tedaviler öneren Gottfried, hormon tedavisini en son çare olarak görüyor. Hormon sağlığına yönelik olan bu bütüncül yaklaşımı ise kendi kişisel deneyimleri sonucunda meydana geliyor. İlk hamileliğini ve lohusa dönemini hayatının en zor dönemleri olarak tanımlayan Dr. Gottfried, yaşadığı bedensel, zihinsel ve ruhsal sorunlara konvansiyonel tıbbın çözüm bulamadığı noktada, bütüncül sağlığa yöneliyor.

Her kadının bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini düşünen Dr. Gottfried, bilgilerini Hormon Tedavisi ve Hormon Resetleme Diyeti adlı kitaplarında sunuyor.

Bütüncül sağlıkta hormonlar nasıl bir önem taşıyor? 

Hormonlar, vücudun bütünü üzerinde etkili olan ve iyi olma hali için çalışan kimyasal habercilerdir. Vücudun farklı yerlerinde bulunan salgı bezlerinden salgılanır ve kan yoluyla tüm vücuda taşınırlar. Vücuda ne yapması gerektiğini söylerler. Hormonal dengesizlikler, grip sonucu ateş çıkması gibi somut ve fiziksel belirtilerle ortaya çıkmazlar.

Bedeni, zihni ve ruh halini etkileyen, gözlemlenmesi güç, anlatılması zor ve iyi olmama hali yaratan birçok küçük belirti olarak tanımlanabilirler. “Kadın olma deneyimi” ile beraber geldiği sanılan bu iyi olmama hali çoğu zaman kadınlar tarafından normalleştirilir ve göz ardı edilir. Hormon dengesizliği yaşayan vücudun gönderdiği bu yardım çağrılarının dinlenmemesi ise bütüncül sağlığın büyük ölçüde düşmesine neden olur. Hormonal dengesizlikleri aşmanın ilk yolu ise kan testi yaparak hormon seviyelerini kontrol etmektir. 

Hormonal dengesizliğin belirtileri nedir? 

  • Düzensiz veya sadece doğum kontrol hapı ile düzenlenebilen menstrüasyon döngüsü
  • Sürekli olarak hissedilen yorgunluk
  • Menstrüasyonun ağır yaşanması 
  • Büyük oranda azalan hatta sıfırlanan cinsel istek
  • Akne, siyah nokta gibi cilt problemleri
  • Kilo artışı
  • Yemek yeme isteğinin artması ve aniden gelen şeker atakları 
  • Reglin normalden az yaşanması ve kısa sürmesi
  • Kahverengi gelen regl kanı

Hormonal dengesizliğine yol açan çevresel etmenler:

  • Toksinler, ağır metaller 
  • Toksik ilişkiler, sosyal medya bağımlılığı gibi kronik strese sebep olabilecek gizli etmenler
  • Gereğinden çok kullanılan ilaçlar 
  • Dengesi bozulan bağırsak mikrobiyotası 
  • Yanlış, yetersiz beslenme

İlginizi çekebilir: Prof. Dr. Metin Özata ile Hormon Dengesini Bozan Alışkanlıklar

Perimenopoz ve menopoz sırasında hormon dengesi 

Kadınlarda, ergenlikten sonra kendi ideal dengesini yavaş yavaş kazanan hormonlar, 35’li yaşlarda bozulma belirtileri göstermeye başlar. İlk olarak düşmeye başlayan erkek seks hormonu, yani testosteron özgüven düşüklüğüne, cinsel isteksizliğe ve kas kaybına neden olur. 40’lı yaşlarda ise düşen testosterona hamilelik hormonu progesteron ve kadın seks hormonu östrojen de eklenir. Böylelikle dikkat çekmeyen tüm minik belirtiler birer yan etkiye dönüşür ve genel bir rahatsızlık hissi yaratırlar.

Düşmeye başlayan seks hormonları kısalan ve hafifleyen gece uykularını, azalan regl sıklığı ve miktarını, artan endişeyi, ani terlemeleri, ciltte yaşlanma belirtilerini, vajinal kuruluğu, göğüs sarkmasını ve kötü hafızayı beraberinde getirebilir. 

Bu bozulma yani perimenopoz doğal bir şekilde menopoza dönüşür. Ortalama 50’li yaşlara rastlayan menopoz döneminde ise kadınların üreme kabiliyetlerinin ve cinsellik hormonlarının kesilmesi ile sona erer. Bu dönemde ise vücudun stres hormonu olan kortizolün gün içinde sürekli değişimi söz konusudur.

Gündüzleri çok alt seviyelere düşen kortizol, yorgunluk ve ağırlık hissi yaratırken, geceleri bir anda artarak sürekli endişe duymaya yol açar. Ek olarak bu dönemde tiroit hormonlarının düşmeye başlaması kilo artışı, tüylenme, saç dökülmesi, üşüme gibi negatif yan etkilerin de eklenmesine neden olur. 

Kadın hayatının 15 sene gibi uzun bir dönemini kaplayan bu ciddi hormonal değişimler yukarıdaki gibi sancılı, yan etkili geçmek zorunda değil. Dr. Gottfired’a göre doğru beslenme, hormon dengesini bozan çevresel etmenlerin kesilmesi, bitkisel tedaviler ve en son çare olarak hormon tedavisi, hormonların dengelenmesine ve kişinin kendini her dönemde en iyi halinde hissetmesine yeter. 

Hormon değişimlerinin duygusal boyutu

Bu değişimin duygusal boyutunda ise kadınların toksik, tek taraflı, bağımlı ilişkilere tahammülü giderek düşer. 20’li ve 30’lu yaşlarda dengede olan hormon sistemleri sayesinde her duruma adapte olma, herkesin ihtiyacına cevap verme gibi dürtülere sahip olan kadınlar, hormonal değişimlerin hızlanması ile başkalarından daha çok kendilerini düşünmeye başlarlar.

Bu pozitif değişim, kadınların kendi seslerini bulmalarını ve düşüncelerini daha yüksek sesle ifade edebilmelerini sağlar. Yaşla geldiği düşünülen bilgelik ve özgüvenin bir nedeni de perimenapoz döneminde başlayan hormon değişimleridir.  

İlginizi çekebilir: Tohum Döngüsü ile Hormonal Düzensizliğe Doğal Çözüm



Burcu Erbaş

1997 yılında Antalya’da doğan Burcu, İstanbul Saint Joseph lisesinde eğitim gördü. 2020 yılında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Erasmus programı ile bir sene boyunca eğitim aldığı Sciences Po Paris’te çevre politikaları, sürdürülebilirlik ve ekoloji üzerine dersler aldı. Öğrendiklerinden çok etkilenen Burcu yaşam tarzını çevreye duyarlı olacak şekilde...



BLOOM SHOP