Kişisel bakım rutininizde etik, sürdürülebilir ve yenilikçi bir adım atmaya hazırsanız T-Brush diş macunu tabletleri ile tanışın!


Günümüzde, konunun ne olduğunu arka planda bırakan deneyim kavramı, tüketici tercihlerini ve davranışlarını etkiliyor. Güzel tasarlanmış ve yenilikçi özelliklerle desteklenen bir deneyim ile sunulan ürünler, tüketiciler tarafından günlük hayatın kalitesini arttıran küçük etkenler olarak algılanıyor ve dolayısıyla muadilleri arasında tercih ediliyorlar. Bu yenilikçi deneyimlere, bir de sürdürülebilirlik ve doğallık gibi güncel problemlere saygılı özellikler etkilenince, güzel tasarlanmış olan bu deneyim daha da derinleşiyor ve tek seferlik bir tercihten, daimi bir hayat tarzına terfi ediyor.

Diş fırçalama deneyimini olabilecek en doğal, sürdürülebilir ve sağlıklı versiyonuna dönüştüren T-Brush, kişisel bakım deneyiminize işte bu şekilde heyecan katıyor!

T-Brush ile tanışın

Küçük tablet formu sayesinde hijyen konusunda devrim yaratan ve her seferinde ideal dozda tüketim sağlayan T-Brush’ın en önemli özellikleri arasında çevre dostu paketlemesi, vegan oluşu ve Hacettepe Üniversitesi işbirliği ile hazırlanan doğal formülü öne çıkıyor. İçeriğinde SLS, glüten ve titanyum dioksit gibi maddelere yer vermeyen T-Brush’ın yenilikçi formülü cruelty-free koşullarını sağlıyor ve içeriğinde hayvansal DNA bulunmadığına ait raporları Yeditepe Üniversitesi ile sağlanmış.

Fiziksel ve zihinsel sağlığı optimize etmek konusunda oldukça yapıcı etkilere sahip olan kişisel bakım rutinini, daha az su ve plastik tüketimi ile bir adım öteye taşıyan T-Brush, tüm bu duyarlı kimliğinin yanı sıra, oldukça etkili ve doğal formülüyle de ağız sağlığını destekliyor.

Paketleme sırasında insan sağlığını tehdit eden plastiklerden uzak duran ve yüzde 100 geri dönüştürülmüş materyallerden faydalanılan T-Brush, uluslararası düzeyde sürdürülebilir çevre politikaları yürüten Forest Stewardship Council sertifikalı ambalajıyla her türlü şüpheyi ortadan kaldırıyor.

Tablet şeklindeki tasarımı ile de diş fırçası ve macun temasını sıfıra indiren ve bu şekilde olası bakteri/virüs bulaşma riskini ortadan kaldırıyor. Ayrıca bu yenilikçi tablet tasarımı sayesinde, her diş fırçalamada, optimal doz tüketilmiş oluyor. Ayarlanmış doz da gereğinden fazla kaynak tüketimi veya yetersiz ağız hijyeni gibi istenmeyen durumları engellemiş oluyor.

Ağız bakımının fiziksel ve zihinsel boyutları

Günlük olarak uyguladığımız kişisel bakımın en önemli basamaklarından olan ağız bakımı hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımız üzerinde çok büyük etikler yaratıyor. Fiziksel boyutta çürükler, dişeti hastalıkları, sağlıksız dişler, kronik ağız kokusu, tat duyusunun bozulması, dişlerde ağrı ve hatta diş dökülmesi gibi sağlık problemlerine yol açabilen ağız hijyeninin yetersiz oluşu, mental boyutta da öz sevgi ve özgüven eksikliği yaratarak sosyal kimliği zedeliyor ve sosyal ilişkilerimiz üzerinde yıkıcı bir etki yaratıyor.

Kötü görünen dişler, hijyen eksikliği ve ağız kokusu gibi istenmeyen ve çevresel boyut rahatsızlık verici durumlar, kişinin fiziksel sağlık sorunlarını işaret etmenin ötesine geçiyor ve sosyal hayatını etkiliyor. Kişi, kendine güvenini kaybediyor ve sonuç olarak da sosyal yetileri zayıflamaya başlıyor. Çekingen davranışlar, ağzını kapatma ihtiyacı ve sosyal etkileşimden kaçınmak şeklinde başlayan davranış kalıpları, kişinin öz sevgisinin zedelendiği boyutlara kadar tırmanıyor.

Yapılan araştırmalar ağız sağlığı ve özgüven arasındaki bağları ortaya seriyor. Amerika’da yapılan bilimsel bir çalışmada, ağız problemleri gözle görülür boyutlara ulaşan kişilerin özgüven sorunları olduğu gözlenmiştir. Kişilerin kendi ağız sağlıkları hakkındaki düşüncelerinin, sosyal davranışlarını etkilediği ortaya çıkmıştır. Gülümseme memnuniyeti, sosyal özgüvenin en önemli 3 etkeninden bir tanesi olarak belirlenmiştir. 





BLOOM SHOP