Karma, Sanskritçe bir kelime olup “eylem” anlamına gelmektedir. Karma yasası, aslında eylem yasasıdır. Bizde “Ne ekersen, onu biçersin” diye bir söz vardır; karma yasası da aslında aşağı yukarı bunu anlatır.

İyi eylemlerde bulunursan, iyilik; kötü eylemlerde bulunursan kötülükle karşılaşırsın. Bu aslında çok temel bir bilgidir. Ancak iyilik de kötülük de, günlük hayatın kargaşası içinde düşünmeden sergilediğimiz davranışların arasında kaybolabilir.

Ara sıra hiç istemediğimiz bir insan haline de gelebiliriz. İnsan vicdanı en doğru pusula olsa da, alışkanlıklarımız ve stres, bu pusulayı kolaylıkla şaşırtabiliyor. Bu yazımda karma ile ilgili birkaç hatırlatma yazmak istedim.

Karmanın zamanlaması

Bir ara sosyal medyada “Umarım karma seni bulduğunda topuklularıyla tekmeler” diye bir post dolaşıyordu.

Dikkat ederseniz, adalet her zaman anında yerini bulmuyor. Hırsızların yakalanmadığına, cinayetlerin faillerinin bulunamadığına, hırs, kin, kibir sahiplerinin güçten düşmediğine çoğu kez şahit oluyoruz.

Bazen yakınlarına zulmeden insanlar, hiçbir bedel ödemeden işin içinden sıyrılıyor gibi geliyor. Oysa tıpkı bir suçlunun suçu işlediği anda yakalanmaması gibi, sebep-sonuç yasasının zamanlamasına akıl sır ermiyor. Ancak yasa işlemeye devam ediyor. 

Karma yasası, düşüncelerimiz, duygularımız, sözlerimiz ve tüm davranışlarımızın sebep-sonuç ilişkisi içinde olduğunu söylüyor. Kişi her ne yapmışsa, tüm yaptıkları ona -zamanı belli olmasa da mutlaka- geri dönüyor. Karma yasası, herkes için geçerli. Karmadan sıyırmak diye bir şey yok.

Tüm niyetlerimizle, arzularımızla ve duygusal güdülerimizle iyi (sevap) veya kötü (günah) karma yaratıyoruz.

Olumsuz eylemler içimizde ıstırap ve mutsuzluk, olumlu eylemler ise neşe ve mutluluk yaratıyor. Örneğin; birine bir iyilik yaptığınızda karşınızdaki kadar siz de mutlu oluyorsunuz. Öte yandan birinin kötülüğü için bir şey yaptığınızda ve ona acı verdiğinizde akşam uykunuz kaçıyor. Kirlenmiş hissediyorsunuz.

Kötü karma yaratmak bazı kişiler için yaşam biçimi haline gelebiliyor. Bu kişiler rahat uyku uyuyamıyor, olumsuz enerji yüklü bir şekilde çevrelerine huzursuzluk saçıyorlar. Bünyelerinde hastalıklar baş göstermeye başlamış olsa bile kendileri bunun farkında bile olmayabiliyorlar.

İyi ve kötü karma, bizdeki sevap ve günah kavramlarıyla eşdeğer.

İnsan tabiatına uygun şekilde yaşamak iyi, ona başkaldırmak ise kötü karma.

İyi ve kötü karmayı sadece dışarıya değil; kendimize karşı da işleyebiliriz.

Kendi bedenimize, zihnimize, ruhumuza dikkat etmediğimizde, onlara gerektiği gibi bakmadığımızda bu da kötü karmaya giriyor.

Eylemi yaparkenki niyetiniz çok önemli.

Eğer bir şeyi yaparken niyetiniz iyi ise, sonuçlarından doğanlar konusunda rahat olun. Niyetiniz iyiyse, sonucunu teslim edin.

Başkalarının size yapmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına yapmayın.

Tüm davranışlarınızda vicdanınızın sesini dinleyin.

Meditasyon ve yoga uygulamaları bu sesi duymanıza yardımcı olur. Yanlış bir şey yaptığınızda özür dileyin. Hatanızı anladığınız ve pişmanlık duyduğunuz ve aynı hatayı tekrarlamadığınız zaman o hatanın hata olmaktan çıktığını unutmayın.

Kötü karmadan kurtulmak istiyorsanız iyilikler yapın.

Meditasyon yapın. Öz bilgisinin içinde kalın.