Karantina dönemi sonrası başlayan normalleşme süreci vaka sayılarında görülen artışla birlikte yeni önlemler almamızı da zorunlu hale getirdi. 81 ilde uygulanan maske takma zorunluluğu ile birlikte doğru maske takmanın önemine dikkat çeken uzmanların açıklamalarını derledik. Maske kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Songül Özer açıklıyor.

Maske kullanırken dikkat edilmesi gerekenler:

  • Tek kullanımlık cerrahi maske tercih etmemiz gerekiyor. N95 ve N99 tipi maskeleri günlük hayatta kullanmamıza gerek yoktur. Oldukça sıkı gözeneklere sahip olan bu tip maskeler nefes almayı zorlaştırır ve özellikle sıcak havalarda kullanan kişinin rahatsız olmasına neden olur.
  • Maskenin yüze tam oturması, ağzı ve burnu kesinlikle içine alması gerekiyor. Lastikleri kulaklarımızdan geçirdikten sonra mutlaka burun kısmındaki teli ayarlamamız, yanlarda boşluk bırakmadan yüze tam oturtmamız ve çene altına kadar çekmemiz çok önemli. Ağızımızın ve burnumuzun açık havayla temasının tamamen kesilmesi gerekiyor.
  • Tek kullanımlık cerrahi maskelerin 4-6 saatten daha fazla kullanılmaması gerekiyor. Maskeler nemlendiği takdirde ise işlevini tamamen yitiriyor. Kullandığımız maskelerin gözeneklerin sağlıklı bir geçirgenlikte kalması ve virüsün -taşıyıcılar tarafından- yeniden solumasına engel olmak için kullanım saatlerine dikkat edilmesi gerekiyor.
  • Çocukların hastalığı ağır geçirme olasılığının daha az olduğu doğru fakat yine de hastalanma riski taşıyorlar. Yani çocukların da kesinlikle maske kullanması gerekiyor. Açık alanlarda da sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymaları gerekiyor.
  • Vaka sayılarının yükselmesinin en büyük nedeni sosyal alanlarda maske kullanılmamasıdır. Duyarlı olmamız, toplumsal ve bireysel sağlığımızı riske atmamak adına maske kullanmamız ve hijyen kurallarına uymamız gerekiyor.

Virüsün havaların ısınmasıyla yok olmayacağını da özellikle vurgulayan Dr. Songül Özer, vaka sayısındaki azalma ve havaların ısınması arasındaki tek potansiyel ilişkinin insanların açık havada zaman geçirecek olması olabileceğini belirtiyor.

2020 yılında virüsün bitmesinin beklenmediğini belirtiyor.

Virüsün 2020 senesi içinde bitmesinin beklenmediğinin altını çizen Dr. Songül Özer, yeni normalimizin hijyen kurallarını, maske kullanımını ve sosyal mesafeyi kapsaması gerektiğini belirtiyor. Sosyal alanlarda dikkatli davranmaya devam etmemiz ve tedbiri elden bırakmamamız gerektiğini söylüyor.