Güneşin cilt kanseri ve yaşlanmada bir numaralı neden olduğunu, bu yüzden de dışarı çıkarken yaz kış mutlaka güneş kremi sürmemiz gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Son zamanlarda evlerimizde uzun süre vakit geçirir olduk. Bu nedenle, evde olsak bile güneş kremi sürmemiz gerektiği çünkü özellikle de UVA ışınlarının buluttan da camdan da geçebildiğini öğrendik. Güneş kremi sürmemizi gerektiren bir diğer etken de karşısında saatlerimizi geçirdiğimiz ekranlarımız.

İlginizi çekebilir: 7 Adımda Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Sırları

Facebook’un açıklamalarına göre, evde kaldığımız süre boyunca Facebook, Instagram ve Whatsapp kullanımımız yüzde 70 artmış durumda.

Ekranlardan yayılan mavi ışık; uyku düzenimizi bozuyor, konsantrasyon süremizi kısaltıyor ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu, katarakt ve glukom gibi çeşitli göz hastalıklarına neden oluyor. Ayrıca bu mavi ışık, yüksek enerjili görünebilir ışık (high-energy visible light-HEV) olarak adlandırılıyor ve güneş ışığının içinde de mevcut olmasıyla birlikte floresan ışıklardan ve LED ekranlardan da yayılıyor.

Cildimiz üzerindeki etkileri konusunda henüz bir fikir birliği bulunmamakla birlikte bunun markalar tarafından pazarlama taktiği olarak kullanıldığını düşünenler de var. Özellikle cilt kanserine neden olup olmadığı kanıtlanmamış olsa da yaşlanma ve lekelenmeyi arttırdığını gösteren çalışmalar mevcut.

Bilim dünyası bu konuda ne diyor?

Dermatolog ve deri kanseri uzmanı olan Andrew Birnie, verdiği bir röportajında HEV’in, UVA ve UVB’nin toplamı kadar cildimizi hasara uğratabildiğini; cilt tonundaki eşitsizliklere, erken yaşlanmaya ve cilt bariyerinin bozulmasına neden olduğunu söylüyor. (1)

Yapılan çalışmalarda, UVA ve görünür ışığın cilt üzerindeki etkileri karşılaştırıldığında görünür ışığın daha koyu renkli ve uzun süreli lekelere neden olduğu gözlenmiş. (2) Ayrıca, mavi ışığın cilt tarafından emilmesiyle serbest radikalleri artırarak cilt hasarını da artırdığı ve oksidatif stres sonucu kolajen yapının tahrip olmasına sebep olduğu görülmüş.

Bu çalışmalarda gözlenen ilginç noktalardan biri de hasarın cilt rengine bağlı olarak değişmesi ve açık tenlilerin neredeyse hiç etkilenmezken koyu tenlilerin ciddi zararlar görmeleri. (3)(4)

İlginizi çekebilir: Dijital Detoks: Oturumu Kapatın

Peki ne yapabiliriz?

Bazı markaların mavi ışığa karşı koruyucu ürünleri olsa da henüz işe yarayıp yaramadıklarına dair kesin kanıtlar ne yazık ki yok. Ancak antioksidan içeren ürünler ve içinde demir oksit, çinko oksit, titanyum dioksit gibi mineral (fiziksel) filtreler bulunan güneş koruyucular kullanarak cildinize koruma sağlayabilirsiniz.

Cihazlarımızdan yayılan mavi ışığın, güneşten yayılan mavi ışıktan en büyük farkı; güneşin aksine, cihazlarımız yüzümüzün çok yakınında bulunuyor ve güneş ışınları daha çok dağılabilirken cihazlarımızdan yayılan mavi ışığın dağılabileceği kadar bir mesafe bulunmuyor. Bu yüzden, cihazlarımız arasında da cep telefonlarının, yüzümüze daha yakın kullandığımız için bilgisayar ve televizyondan daha fazla zarar verdiği düşünülüyor.

Ekran parlaklığınızı yüzde 50 ve altında kullanarak, cihazlarınızı gece modunda kullanarak ve özellikle belli bir saatten sonra ekranlarınızı tamamen kapatarak mavi ışığın etkilerinden mümkün olduğunca korunabilirsiniz. Ek olarak, internette bulabileceğiniz ve cihazınıza yapıştırabileceğiniz mavi ışık ekran koruyucuları mevcut.

Telefonlarımızı ve bilgisayarlarımızı her geçen gün daha fazla kullandığımız ve artık güneşten daha çok maruz kaldığımız mavi ışığa karşı cildimizi korumayı ihmal etmemeliyiz. Cilt bakımımızı uygularken bu faktörü de göz önünde bulundurarak ürün seçimini yapmamızda fayda var.

İlginizi çekebilir: Cilt Sağlığınızı Koruyan En İyi 4 Güneş Kremi

Kaynakça:

  1. https://www.theguardian.com/fashion/2017/jun/01/lights-off-is-the-glare-from-your-computer-really-ageing-your-skin
  2. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022202X15349307
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4337113/
  4. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022202X15349307