Makrobiyotik, bir doğaya dönüş yolculuğu. Makro “muhteşem”, bio “yaşam” anlamına geliyor. Hepimizin peşinde olduğu o “muhteşem yaşam”ı doğadan uzakta aramak günümüzde yaptığımız bir hata! Yaşadığımız sıkıntıların çoğu, doğa ile aramızdaki bağı unutmuş olmaktan kaynaklanıyor. Bu bağı tekrar inşa etmek için yaşam şekli ve diyet en önemli faktörler!

Doğaya dönmek sadece sağlığımızı daha iyi bir hale getirmiyor, aynı zamanda zihnimizi berraklaştırıyor, bizi gençleştiriyor, yaşam enerjimizi arttırıyor ve olumsuz duygu ve düşüncelerden özgür olmamıza, kısacası hayattan daha fazla keyif ve zevk almamıza da yardımcı oluyor.

Peki nedir makrobiyotik yaşam biçiminin önemli noktaları?

  • Makrobiyotik öğretide “yaşam biçimi”, ilişkilerimiz, yaşadığımız çevre, besinler, uyku düzeni, kullandığımız bakım malzemeleri, düzenli egzersiz rutini ve duygu-düşünceler olmak üzere yedi kategoride toplanıyor. Bunların tümünün doğa ile uyum içinde ve temiz olması önemli.
  • Her zaman doğal olanı tercih edin. Doğal yiyecekler, doğal temizlik malzemeleri, doğal giysiler ve mekanlar. Naylon ve sentetik giyeceklerden, kimyasal bakım ve temizlik malzemelerinden, paketli ve kimyasal katkılı yiyeceklerden uzak durun.
  • Evinizi düzenli olarak havalandırın, evinizde yeşil bitkiler bulundurun.
  • Düzenli olarak açık havada yürüyüş yapın.
  • Yemeklerinizi 30 ila 50 kere çiğneyin. Çiğnediğiniz zaman, kan alkali hale geliyor, kandaki şeker oranı düşüyor ve böylece karaciğer yorulmuyor.
  • Yemeklerinizi evde pişirin. Sebze ve bitki ağırlıklı beslenin.
  • Günün bir bölümünü meditasyon yaparak, şükrederek, dua ederek veya kendi seçtiğiniz bir şekilde kendinizle bağ kurmaya ayırın.
  • Banyodan önce yumuşak bir bezle vücudunuza masaj yapın. Bu masaj hem kan dolaşımına hem de gözeneklerin açılmasına yardımcı olur.
  • Çelik ve dökme demir tencere ve tavaları, cam saklama kaplarını tercih edin. Cam ve seramik tencereler de sağlıklı. Plastik ve teflondan uzak durun. Mikrodalga kullanmayın.