Sevdiğimiz bir şarkıyı duyduğumuzda ya da sadece kulağımıza hoş bir ritim çalındığında “o” şarkıya eşlik ederiz. Kendimizi melodiye bırakırken parmaklarımızı şaklatır, ayağımızla yere vurup tempoya ritim tutarız ya da başımızı sallar, tüm vücudumuz ile kendimizi an’a bırakırız. Farkında olarak ya da olmadan ritmin gücüne kapılırız!

Ritim ile beyin arasında nasıl bir ilişki var?

Bebekten yetişkine herkes, hiç bir müzik eğitimi almadan da müziğe eşlik edebilir; bilimsel çalışmalar bunun temel motor ve bilişsel süreçlerin bir kombinasyonu olduğunu ortaya koyuyor. Nörobilimciler tarafından yapılan son araştırmalar ise, beynin farklı ritimlere farklı tepkiler verdiğini gösteriyor. Bu farklılığı ritmin içindeki farklı vuruşlar ve eşitlikler belirliyor, belki de bu yüzden her zaman aynı şeyi dinlemek istemiyoruz?

Bilişsel nörobilimcilere göre, beynin ritme sevmesinin nedeni, ritmin farklı yapılardaki döngüyü yenilemesi. Bunun sebebi ise ritim içindeki farklılıkların seçilmesi, algılanması ve sürdürülmesi. En basit şekliyle beynimiz kendi içinde farklı bir şekilde çalışarak kendini yeniliyor.

Beyin otomatik, ritmik ve döngüsel şeyleri çok sever. Nefes almak gibi! Nefes almakta; otomatik, ritmik ve döngüseldir. Beyin fonksiyonları için mükemmel bir kalıptır. Hem basit hem de etkileri ve fizyolojisi bakımından biraz karmaşık bir süreç. Fakat beynin yaşaması ve rahatlaması için de çok önemli. Güncel örnek ise “stres çarkları”!

Parmağınızda bir nesneyi süratli bir şekilde döndürdüğünüz için rahatlayıp mutlu olmuyorsunuz, beyniniz dönen nesneyi sevdiği için rahatlıyorsunuz. Çünkü dönme işlemi de kendi içinde otomatik bir süreç.

Müziğin beyinde yarattığı “karmaşık” rahatlık

Sokaklarda müzik çalan, dans eden insanlara rastlamışsınızdır. Etraflarında muhakkak bir insan topluluğu vardır. Çünkü ritim sizi kendine çekmeyi başarır ve yüzünüzde de istemsizce bir tebessüm oluşturur. Hayali bile güzel değil mi? Kabul edin gülümsediniz. 😉

Bir enstrüman çalıyor ya da dans ediyorsanız yani müzik ile beraberseniz (öyleyse şanslısınız!), beyninizin hem frontal lobu hem de duyu-motor korteksi aktif olur. Biraz bilimsel konuşmak gerekirse, beynin plastisitesi ile müziğin değişkenliği birbiri ile pek iyi anlaşır. Müzik (ritim) öğrenmeye, hareket etmeye ve işitsel süreçlerdeki gelişime yardımcı olur. Bunun yanında beynin derinliklerine dokunarak duyguları da etkiler ve hatta iyileşmenize yardımcı olur.

Bırakın ruhunuz dans etsin ritimle, bırakın beyniniz dinlensin ritimde, bırakın ritim sizi götürsün içinizdeki olmak istediğiniz dünyaya, bırakın ritim dokunsun beyninize! Kontrol etmeye çalışmayın, bırakın beyin işini yapsın…



Selen Kelecek

1988 yılında doğan Selen, Başkent Üniversitesi Spor Bilimleri Bölümü'nden mezun oldu ve Başkent Üniversitesi Spor Bilimleri Egzersiz ve Sportif Performans Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. Hacettepe Üniversitesi, Sporda Psiko-Sosyal Alanlar üzerine doktorasını bitiren Selen, Başkent Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmakta. Yarışmacı olarak yer aldığı aktif spor hayatının ardından, farklı...



BLOOM SHOP