Derin bir nefes alıyoruz. Oksijenin, nitrojenin ve karbondioksitin vücudumuzdaki dalgalanmasını izliyoruz. Şişen ciğerlerimizi ve genişleyen kaburgamızı hissediyoruz. Şimdi nefes veriyoruz. Ve tekrarlıyoruz! İşte Wim Hof Metodu aslında bu kadar basit.

Nefes almak

Solunum sistemi, vücudumuzda hem bilinçli hem de bilinçsiz olarak devam ettirebildiğimiz tek sistem. Kontrolü otonom sinir sistemine bırakıp otomatik pilotta nefes alarak hayatımızı sürdürebildiğimiz gibi kontrolü elimize alıp, farkındalıkla nefesimizin ritmini kontrol edebiliriz.

“Buz adam” ve “süper insan” lakabıyla tanınan Wim Hof, başarısının temeli olarak farkında nefes almayı gösteriyor. İşte mucizevi denilen Wim Hof Metodu hakkında merak edilenler!

Wim Hof Metodu nasıl oluştu?

26 Guinness rekoru bulunan Wim Hof’un bu yenilmez hali aslında oldukça büyük bir depresyonun sonucunda ortaya çıkmış. Eşinin intihar etmesinin ardından kendini “daha canlı” hissedebilmek adına buz gibi nehir sularına girmeye başlayan Wim Hof, bu davranışıyla yaşadığı bölgedeki halkın ilgisini çekmiş. Wim Hof’a suyun içinde daha uzun süre kalması konusunda meydan okumaya başlayan yerel halk, bugün tüm dünyada Wim Hof Methodu olarak bilinen nefes tekniğinin doğmasına neden olmuş.

Wim Hof Metodu’nun arkasındaki bilim

Wayne State Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorlarından Otto Musik, Wim Hof’un bu süper insan becerilerinin altında yatan sırrı çözebilmek için laboratuvar ortamında bir deney hazırlamış. MRI cihazına bağlanan Wim Hof, her zaman yaptığı gibi soğuk suya maruz bırakılmış ve bu süreçte vücudunda meydana gelen değişimler kaydedilmiş. Deneyin sonucundaysa ortaya oldukça ilginç bir manzara çıkmış.

Hof, vücudunda stres yaratan uyarıcılara karşı kendini yapay olarak telkin edebiliyor. Bu şekilde de vücudunun stres karşısında verdiği tepkileri kontrol edebiliyor.

Soğuk suyun vücudunda oluşturduğu hislere ve etkilere karşı beyninde içsel bir blokaj sistemi keşfeden Hof, beynini vücuduna hükmetmek için kullanıyor ve bu şekilde soğuk suyun oluşturduğu rahatsızlık veren etkileri hissetmiyor. Bu blokaj sistemini de nefes egzersizleriyle sağlıyor!

Musik’in bu durum karşısında yaptığı yorum ise, Wim Hof’un şans veya kaza eseri psikolojik sistemini hack’lemeyi başardığı yönünde!

Yani bilim, Wim Hof Metodu’nu onaylıyor!

Beynimizin acı algısı

Hof’a göre beynimiz acı algımızı değiştirebilecek kadar güçlü. Acı, vücudun bir şeylerin yolunda gitmediğini haber vermek için oluşturduğu bir his. Aslında, içgüdüsel olarak acı kaynaklarını yok etmek ve onlardan uzaklaşmak üzere işleyen insan beyni için acı hissi hayatta kalmak anlamına geliyor.

Beyin, acıdan kaçmaya çalışırken durumu analiz ediyor ve acı kaynaklarını öncelik sırasına sokuyor. Dolayısıyla hayatımız pahasına bir aslandan kaçarken bileğimizi burkulsa da bu acıyı hissetmiyoruz ve var gücümüzle koşmaya devam ediyoruz.

Zihinsel ve fiziksel becerilerimiz üstünde yeterince zaman harcadığımız zaman bu yetenekler beynimizde nörolojik farklılıklar yaratmaya başlıyor. Yani beynimizin algısı değişiyor!

Otomatik bir yetenek olan nefes almak bilinçle de kontrol edilebiliyor. Nefesi kontrol etmek için zaman ve enerji harcamak, beynin düşünce ve aksiyon ile ilgilenen bölümlerini aktive ediyor. Sonuç olarak da yeterli zaman ortaya koyulduğu taktirde nörolojik değişimler meydana geliyor.

İsteyen herkesin uygulayabileceği bir metod yarattığını söyleyen Wim Hof, beyin ve psikoloji arasında daha önce farkında olmadığı bir bağ keşfettiğini söylüyor.

Wim Hof Metodu’nun olmazsa olmazları nelerdir?

  • Nefes tekniği: Meditasyon sırasında alınan özel nefesler bedendeki oksijen seviyesinin yükselmesine ve sonuç olarak da enerjinin arttırılmasına yardımcı oluyor.
  • Soğuk terapisi: Vücudu soğuğa maruz bırakmak enflamasyonu azaltırken, bağışıklık sistemini de güçlendiriyor.
  • Bağlılık: Düzenli olarak nefes tekniklerini pratik etmek ve soğuk terapisi uygulamak güçlü bir metanet yaratıyor.

Wim Hof Metodu’nun sağlığa etkileri neler?

  • Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
  • Zihin sağlığını geliştiriyor.
  • Stresi azaltıyor.
  • Enerjiyi arttırıyor.
  • Uyku kalitesini arttırıyor.
  • Konsantrasyonu geliştiriyor.